Gündem Haberleri

    Tartışmalı afiş için büyükelçi devreye girdi

    Ahmet KÜLAHÇI - Asım GÜRSOY
    31.08.2012 - 14:44 | Son Güncelleme:

    Almanya’da İslami radikalleşmeyi önlemeyi hedefleyen “Kayıp” adlı afiş kampanyası Türk ve Müslüman toplumun tepkisine neden oldu. Berlin Büyükelçisi Karslıoğlu “Bu ve benzer kampanyalar barış içinde birlikte yaşamı olumsuz yönde etkiler ve önyargıları körükler” dedi.

    Almanya’da Federal İçişleri Bakanı Hans Peter Friedrich’in İslami radikalleşmeyi önleme hedefiyle başlatacağı afiş kampanyası ortalığı karıştırdı. “Kayıp” yazılı fotoğrafların da yer aldığı afişli kampanyaya tepki yağıyor.

    Tartışmalı afiş için büyükelçi devreye girdi “KAYIP ARANIYOR” AFİŞLERİ MÜSLÜMANLARI KIZDIRDI

    Friedrich’in 24 Haziran 2012 tarihinde Almanya’daki güvenlik birimleri uzmanları ve ülkede yaşayan Müslümanların oluşturduğu çatı örgütleri temsilcileriyle yaptığı toplantıdaki görüşmeler sonrası başlatılan kampanya afişinde şunlar yazıyor: “Bu bizim oğlumuz Ahmed. Onu özlüyoruz, çünkü onu artık tanıyamıyoruz. Her geçen gün daha da radikalleşiyor. Onu dini fanatiklere ve terörist gruplara karşı tamamen kaybetmekten korkuyoruz .”

    BÜYÜKELÇİ DEVREYE GİRDİ
    Afişlerin ülkedeki büyük şehirlere asılması planlanıyor. Müslüman çatı örgütleri ve sivil toplum örgütleri ise söz konusu afişin tüm Müslümanları şüpheli konuma düşürdüğüne dikkat çekerek kampanyanın derhal durdurulmasını talep ettiler. Konu yoğun tartışmalara neden olurken Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu da devreye girerek kampanyayı eleştirdi. Almanya’daki Müslüman çatı örgütlerin tepkisini ve endişelerini yerinde bulduğunu belirten Büyükelçi Karslıoğlu, bu ve benzer kampanyaların barış içinde birlikte yaşamı olumsuz yönde etkileyeceğine ve önyargıları körükleyeceğine dikkat çekti.

    ÖZGÜRLÜKLER KISITLANIYOR
    Büyükelçi Karslıoğlu, konuyla ilgili olarak Hürriyet’e şu açıklamayı yaptı:

    “Radikalizme, köktendincilikle mücadeleye destek çok yerindedir. Her türlü aşırıcılıkla mücadele etmek doğru. Bunları destekliyorum. Almanya’da Müslümanlar da bunu desteklemekte. Ama burada bir şey önemli: Toplumun belirli bir kesimine, belirli bir inanç grubuna baştan suçlu gözüyle bakıyorsun. Böyle bir intiba yaratıyorsun. Demek ki, Müslümanlara bir güvenlik merceğinden bakıyorsun. Bu ve benzer kampanyalarla Müslümanlar baştan suçlu kategorisine sokuluyor. İslami kuruluşlarla tabii bu konuda görüşmek önemlidir. Ama edindiğim intibaya göre, onlara sadece oluşturulan bir şey kabul ettirilmeye çalışılıyor.”

    ORTADA İTHAM VAR
    “Veya ‘ben böyle yapıyorum’ diye bilgilendiriyor. İçeriğinin ayrıntıları söylenmiyor. ‘Ben böyle bir şey yapacağım’ diyor ama, sonuçta ortaya ne çıkacağı onlara söylenmiyor. Anlattığı şey güzel. Radikalizmle mücadele, bu çok güzel. Sağduyulu herkesin destekleyeceği bir yaklaşım. Ama sonuca bakıyoruz. Ortada bir itham, bir suçlama var. Bir önyargı göze çarpıyor. Bir klişe, damgalama var. Biz bu klişelerden endişe duyuyoruz. Örneğin başörtülü bir kadın sokağa çıktığı zaman adeta hedef kitle haline geliyor. Kippalı bir Yahudi’ye hafta içinde saldırıldı. Bu durumu başörtülü kadının yaşamayacağını kim garanti edebilir? Sokakta başörtülü bir kadına da ‘sen radikalsin’ gözüyle bakılabilir? Bu kampanya ile insanların inançlarını yaşayabilme özgürlüğü ellerinden alınıyor.”

    6 AYDA 6 BİN AŞIRI SAĞCI SUÇ
    Büyükelçi Karslıoğlu, bir soru önergesine Federal İçişleri Bakanlığı’nın verdiği yanıta göre, Almanya’da son 6 ayda aşırı sağcılar tarafından 6 bin, solcular tarafından 2 bin ve Müslamanlar tarafından da 200 suç işlendiğini hatırlatırken şunları söyledi:

    “Bu rakamlara bakıldığında benzer ilanların bütün Almanya’nın her köşe başında asılı olması gerekiyor. Örneğin ‘Maximilian nerede? -Wo ist Maximilian’ gibi ilanların asılması gerekir. Ben öyle yapılsın demiyorum. Aşırı sağın daha ciddi bir tehdit ve tehlike oluşturduğuna dikkat çekmek istiyorum. Müslümanları rencide edecek, önyargıları körükleyecek bu ve benzer kampanyalardan kaçınılmalı. İnsanlar bana telefon ettiler, bana geldiler. Bundan duydukları rahatsızlıkları ilettiler. Ciddi rahatsızlık hissettiklerini dile getirdiler. Onlar bana ‘Biz de radikalizmi önlemek istiyoruz. Ama böyle belirli bir din ve inanç grubunu suçlayarak, hedef haline getirerek değil’ dediler. Biz Büyükelçilik olarak henüz bir girişimde bulunmadık. Ama bu konuyu değerlendiriyoruz. Hukuki boyutunu da değerlendiriyoruz.”

    İŞTE DİĞER TEPKİLER
    Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), İslam Kültür Merkezi (VIKZ), Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD) ve Almanya’daki Boşnak İslam Birliği’nden (IGBD) oluşan Müslüman çatı kuruluşları: “Bu haliyle afiş eyleminin asıl hedefinden olabildiğince uzaklaşacağı ve yeni çatışma alanları yaratacağından endişe etmekteyiz. Bu kampanyanın toplumsal zararı, varsayılan faydasından daha fazladır. Bu toplumun sorumluluk sahibi, dindar ve sosyal aktörleri olarak, Federal İçişleri Bakanlığı’nı sözkonusu ‘zanlı arama eylemi’ni durdurmaya çağırıyoruz.”

    Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Başkanı İhsan Öner:

    “Almanya’daki Müslümanlara karşı olan ve ön yargıları pekiştiren bu kampanyanın durdurulmasının talep ediyoruz.”

    Alman Hür Demokrat Partili (FDP) Federal Meclis Milletvekili Serkan Tören:

    “Vergiler boşa harcanıyor ve İslam’ı terörizme yakınlaştırıldığı için kin duygularını körüklüyor.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı