Dünya Haberleri

DÜNYA

    Tartışılan Büyükelçi sözlerine açıklık getirdi

    Hürriyet Haber
    18 Şubat 2011 - 00:00Son Güncelleme : 18 Şubat 2011 - 01:36

    ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, atanma sürecinde özellikle Yahudi lobisi tarafından gittiği ülkelerde hükümetlere fazla yakın olduğu gerekçesiyle itirazlarla karşılaşmıştı. Ancak Ricciardone, daha ayağının tozuyla Türkiye’de hükümetin tepkisini çeken biri isim haline geldi.

    Ricciardone’nin basın özgürlüğüyle ilgili olarak hafta başında yaptığı açıklamalar büyük tartışma yarattı. Büyükelçi, tartışmalar devam ederken bugün İstanbul’da iş dünyası ile bir araya geldi.

    İrem KÖKER hurriyet.com.tr

    Ricciardone bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türk - Amerikan İş Konseyi’nin (TAİK) İstanbul Sabancı Center'da verdiği öğle yemeğinde bir konuşma yaptı.

    Ricciardone, öğle yemeğindeki konuşmasında beklentilerin aksine basın özgürlüğüyle ilgili tartışma yaratan sözlerine değinmedi.

    Ancak, bir kez daha beklentileri boşa çıkararak, konuşmasının ardından katılımcılardan ve gazetecilerden soru kabul etti. Çünkü gönderilen basın davetinde Büyükelçi'nin konuşmanın ardından soru kabul etmeyeceği özellikle vurgulanmıştı.

    “ANLAYAMIYORUZ, BİZE YARDIM EDİN”

    Ricciardone basın özgürlüğü hakkındaki sözleriyle ilgili sorulan soruya uzun ve açıklayıcı bir yanıt vererek, değerlendirmelerine açıklık getirdi:

    "Siz basın mensuplarının hayati bir önemi var. Türkiye, göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir ülke. Türkiye'de meydana gelen olayları anlamaya çalışıyoruz. Ancak anlayamıyoruz. Bu yüzden de sizlere soruyoruz. Türkiye'de olanları anlamamıza yardımcı olmanızı istiyoruz."

    Bu sözler büyük önem taşıyor. Zira Ricciardone, ısrarla üstüne basa basa "anlamaya çalıştıklarını" söyledi.

    Oysa ki Büyükelçi'nin ilk değerlendirmesi, basına "Bir yanda gazeteciler gözaltına alınıyor, bir yanda basın özgürlüğünün desteklendiği belirtiliyor. Biz anlamıyoruz" şeklinde yansımıştı. Bu değerlendirme, hükümet kanadından büyük tepki çekti. Bu durum, Büyükelçi’yi sözlerine açıklık getirmeye zorladı.

    MESELE TERCİH EDİLEN DİLDE

    Bugüne kadar çok sayıda ABD büyükelçisi takip ettim. Bu isimlerin büyük çoğunluğu Türkçe'yi oldukça iyi biliyor ancak konuşmalarını İngilizce yapmayı tercih ediyordu.

    Ricciardone ise belki atanmasında yaşanan sıkıntılardan belki Türkiye'de ülkesine yönelik algıyı iyileştirme çabasından daha gelir gelmez açıklamalarını Türkçe yapmaya başladı. Daha ilk geldiği gün havaalanında “Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur” diyerek sempati toplamaya çalıştı.

    Ancak işler, Ricciardone’nin önceki akşam Ankara'da rezidansında verdiği davette de basın özgürlüğüyle ilgili açıklamasını Türkçe yapmasıyla karıştı.

    Zira İngilizce'de "anlamıyoruz" ve "anlamaya çalışıyoruz" cümleleri arasındaki nüans Türkçe'deki kadar büyük değil.

    Bu nüansın yarattığı karışıklıktan olsa gerek Ricciardone, bugün İstanbul'da soruları Türkçe alsa bile açıklamasını kendi dilinde yapmayı tercih etti.

    HEM ÖZGÜRLÜK, HEM HUKUK

    Ricciardone, tartışma yaratan sözlerine açıklık getirdikten sonra konuyla ilgili başka önemli değerlendirmelerde de bulundu.

    Yeni Büyükelçi, "Başbakanınızın da dediği gibi, Türkiye bir hukuk devletidir. Ve hukuk da özgürlükleri korumalıdır. Benim ülkem hem hukukun üstünlüğünün hem de özgürlüklerin yanındadır" dedi.

    Bu sözlerin üzerinde durulması gerekiyor. Ricciardone, böylelikle süregelen hukuki bir soruşturmayla, basın özgürlüğü arasındaki farkın da altını çizmiş oldu.

    Washington'ın da basın özgürlüğü konusunda "kaygılıyız, yakından izliyoruz" yönündeki değerlendirmesinin ardından ABD konuya yaklaşımının da çerçevesini iyice belirledi.

    Ricciardone'nin sözleri, ABD'nin duruşunun hukuk adı altında özgürlüklerin sınırlanmaması ya da sınırsız özgürlük kullanılarak hukukun çiğnenmemesi gerektiği yönünde olduğunu ortaya koydu.

    ABD ZOR BİR DÖNEMDE

    Türkiye, ABD açısından önemli bir müttefik.

    Ancak Kasım ayı sonunda gizli diplomatik yazışmaların Wikileaks sitesi üzerinden kamuoyuna sızmasıyla birlikte ABD misyonu da zor günler geçiriyor.

    ABD'nin Türkiye'deki iki kilit diplomatı tam da bu süreçte değişti. İlk olarak İstanbul başkonsolosu, Wikileaks depreminden kısa bir süre önce görev başı yaptı.   

    Ardından Başkan Barack Obama, Kongre’nin tatile girmesini fırsat bilerek, Senato'yu by-pass etti ve büyükelçiyi altı aylık bir gecikmenin ardından doğrudan atadı.

    Ortadoğu’da her geçen gün dengeler biraz daha değişiyor. Türkiye’nin rolü ve ABD’nin bölgenin en güçlü ülkelerinden Türkiye ile birlikte hareket etme ihtiyacı her gün biraz daha artıyor.

    Bu nedenle de Ricciardone, sözlerine açıklık getirerek, böylesine yoğun bir gündemde bir de Ankara ile Washington arasında olası bir krizi engellemek ama aynı zamanda Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin kaygıları dile getirmek gibi zor bir dengede diplomatik manevra yapmaya çalışıyor.

    ikoker@hurriyet.com.tr

    http://twitter.com/ikoker

    RICCIARDONE'NİN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI

     

     

    DAVUTOĞLU: HERHANGİ BİR BÜYÜKELÇİNİN YARGIDA BULUNMASI DOĞRU DEĞİL

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı