Tarımda boşa çıkacaklara iş yaratamazsak sosyal patlama olur

Süleyman DEMİRKAN
27 Şubat 2006 - 00:00Son Güncelleme : 26 Şubat 2006 - 20:57

Halen istihdamın yüzde 34’ünün tarım sektöründe olduğunu belirten TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, "Burada Türkiye’nin stratejileri ne olacak? Tarım sektörü modernize oldukça, verim arttıkça, bu alandaki işgücü diğer sektörlere geçecek. Eğer onlara iş yaratamazsak, bu geçiş sosyal sorunlara, toplumsal patlamalara dönüşebilir" dedi.

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, iyi bir strateji ile Avrupalı KOBİ’lerin ve büyük firmaların ülkemizde yatırıma çekilebilmesi halinde; "Türkiye’nin Avrupa’nın Çin’i olabileceğini" bildirdi. Sabancı, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, Türkiye’nin AB perspektifinden sapmadan yoluna devam etmesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Tarama süreci başladı. Başarılı gidiyor. İki başlıkta, önümüzdeki aylarda müzakereler açılabilir. Ama, zaman su gibi akıp gidiyor. Sadece Avrupalı siyasilerle iyi diyalog yetmiyor. Avrupa toplumlarına Türkiye’yi doğru anlatmamız çok önemli" uyarılarında bulundu. Avrupalıların, Türkiye’de yatırım yapmalarının bütünleşme sürecini kolaylaştıracağını, Türkiye’nin hedeflediği "çadaş uygarlık düzeyi"ne ulaşmasına hız kazandıracağını ifade eden Sabancı, bunun, Avrupa’daki haksız ve olumsuz Türkiye imajının silinmesini de sağlayacağını anlattı. Sabancı, bazı Avrupa ülkelerinde "Türkiye denilince kafalarda olumsuz imaj" oluştuğuna dikkat çekerek, şu tespit ve önerilerde bulundu:

ULUSAL SEFERBERLİK: Halbuki, bizim bir tanıtım stratejimiz olmalı. İş dünyasında TÜSİAD’ın yaptığı gibi, diğer kuruluşların da faaliyette bulunması lazım. Siyasi temaslar zaten yürüyor. Bu, ulusal seferberlik havasında toplu ve organize bir hareket olmalı. 3 Ekim sürecine gelirken TÜSİAD’ın çok büyük katkıları oldu.

ARTIK YARINA BAKALIM:
Düne bir şey yapmak mümkün değil. Bundan sonrasına bakmak lazım. Ekonomiye, AB’ye, reformlara odaklanalım. Yapay konular gündeme gelince, bir hafta onunla geçip gidiyor. Sonuçta bu kısır tartışma ve çekişmelerin ülkeye ve topluma hiçbir yarar getirmediği ortada.

ÖNCELİK KAYITDIŞI: Ekonomik alanda bu hükümetin yaptığı başarılı ve cesur işler var. Bunların, yeni adımlarla devam etmesi gerekiyor. Atılacak yeni adımların en başında kayıtdışı ekonomi ile mücadele geliyor. Bu yüzden devletin uğradığı gelir kayıpları bir yana, kayıtdışı ekonomi yerli ve yabancı yatırımcılar açısından haksız rekabet yaratıyor. Mutlaka, zaman geçirmeden bu sorunun üstesinden gelmek zorundayız.

ÜRETİM MALİYETİ DÜŞMELİ: Türkiye üretim maliyetlerinde Avrupa ve diğer rakip ülkelere göre dezavantajlı bir konumda. Buna da bakılması, maliyetlerin aşağıya çekilmesi lazım. Yüzde 55 oranındaki kayıtdışı istihdam azaltılıp kayda alınmalı. Üretim ve istihdam maliyetleri de düşürülmeli.

TARIMIN ÖNEMİ: Teşvik edilmesi gereken diğer önemli bir sektör tarım sektörü. Çünkü, istihdamın yüzde 34’ü burada. Katma değeri ise yüzde 11. Burada Türkiye’nin stratejileri ne olacak? Tarım sektörü modernize oldukça, verim arttıkça, bu alandaki işgücü diğer sektörlere geçecek. Eğer onlara iş yaratamazsak, bu geçiş sosyal sorunlara, toplumsal patlamalara dönüşebilir.

Teşvikte 8-10 sektöre konsantre olalım

İLLERE verilen teşvikleri de değerlendiren Sabancı, şöyye lonuştu: "Hükümet, prensipte doğru karar alarak, 49 ilde teşvik tedbirlerini açıkladı. Ancak bu 49 ilin dağılımına bakınca, içinde kişi başına milli geliri 500 dolar olan da var, 1000 dolar da olan da var, 1.500 dolar olan da var. Bizce burada farklılaştırmaya gidilmesi lazım. Örneğin; büyük ölçekli yatırımlar için yeni bir stratejiye ihtiyaç var. Avrupa’da çeşitli ülkelerde büyük yatırımlara özel teşvikler veriliyor. Her önüne gelen yatırıma aynı teşviki vermek gibi bir politika olamaz. Türkiye, ’8-10 sektöre konsantre olacağız. Şu şu teşvikleri vereceğiz. Diğer sektörlere teşvik vermeyeceğiz veya daha az teşvik vereceğiz’ diyebilmeli. Bölgesel teşvikler de olmalı. ’Güneydoğu’da şu tür teşvikler, şu sektörlere, Karadeniz’de şu sektörlere’ denilmeli."
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı