Gündem Haberleri

    Tarihi gelişmeyle ilgili ilk tepkiler

    AYSEL ALP/ ANKARA
    28.02.2015 - 11:59 | Son Güncelleme:

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP Heyeti, Dolmabahçe Başbakanlık Ofisin'deki görüşme sonrası ortak açıklama yaptı. İşte çözüm süreci ile ilgili önemli açıklamaların yapıldığı ve HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in "PKK'yı silah bırakma için kongre toplamaya çağırıyoruz" dediği o görüşmeye ilk tepkiler:

    SELAHATTİN DEMİRTAŞ - HDP Eş Genel Başkanı

    Bugün yapılan ortak açıklama bir müddettir. HDP ymönetimi olarak üzerinde çalıştığımız ve Türkiye’de müzakarelerin sağlıklı bir noktaya geldiği konusunda önemli gördüğümü bir çağrıydı. Müzakerelerin başlaması, özgürlüklerin genişlemesi konusunda kritik bir sürece gelinmiş oldu. Hükümetin somut adımlara karşı ilerlemek gerekir. PKK’nın da silahsızlanma konusunda hazırlığını yapması gerekir.

    "HÜKÜMETİ KURTARMA OPERASYONU DEĞİL"

    Hayırlıra vesile olur, barış için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirir diye temenni ediyorum. Parlomentoda görüşülen güvenlik yasasının da gözden geçirilmesi gerekir, barış getirecek bir yasa tasarısı değildir. İktidar köşeye sıkışmışsa bunun nedeni nedir? Bizim mücadelemizdir böyle algılanması lazım. Silahsızlanma, ateşkes gibi durumlar konuşuluyor geliyorsa bu AKP'nin lütfu değildir, barış isteyenlerin çabasıdır. Bu hükümeti kurtarma operasyonu da değil, lütfu da değil. Güvenlik paketini göreceğiz, izleyeceğiz. Hükümetin üzerine düşen görevleri, topluma verdiği sözleri yerine getirecek adımlarla ilerlemedi.

    "UMUT VERMİYOR"

    Akdoğan'ın açıklamalarına karşılık olarak: Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz. Hükümet yürüttüğü politikayla, zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor.

    PKK’nın Mart’ta dağdan inmesine karşı değiliz. Fakat gerçekçi olmadığını biliyoruz, biz bunu ifade etmeye çalışıyoruz. Yoksa PKK mart ayında silahlarını bırakıp dağdan inecekse biz buna engel falan olmayız. Hatta geri çekilmede de hükümet böyle davrandığı için geri çekilme gerçekleşmedi.

    NİHAT ZEYBEKÇİ - Ekonomi Bakanı

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, şunları söyledi: "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine verilebilecek en önemli teşvik barış, huzur, kardeşlik ve çözüm sürecidir. Onun için böyle bir şeyde ciddi olarak sonuç alınırsa, 40 yıldan bu yana akan kardeş kanı durursa ve 40 yıldan beri akan anaların göz yaşı dinerse bölge coğrafyasında inanılmaz bir dinamizm yaşanacaktır."

    Nihat Zeybekci, tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan deniliyorsa geri kalan bütün istek ve taleplerin tartışılabilmesi gerektiğini ifade ederek, "Böyle bir sonuca gelindiyse bence bunun üzerine titremek, korumak lazım ve bunun üzerinden devam edip illaki aklın bize verdiği ve milletin bizden istediği olumlu sonuç çıkarmak olmalı. İnşallah başta Van ve diğer illerimiz Hakkari, Şırnak, Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Muş, Ağrı, Kars'ta bu bahar ile beraber çiçekler gibi refah, barış, huzur ve kardeşlik yükselir" diye konuştu.

    Bu çağrının çözüm sürecini hızlandırıp hızlandıramayacağına yönelik soruya da Zeybekci, sıkılan yumruklarla tokalaşmanın yapılamayacağını vurguladı.Bakan Zeybekci, silah ortada durduğu, çözümün silahtan arandığı sürece bunun karşısında tedbirin ancak silahla olacağını, silah ortadan kalkıp sıkılan yumruklar açıldığında, daha önce belirttiği bazı hassasiyetler konusunda birlik ve beraberlik varsa geri kalanların çözülebileceğini söyledi.

    CEVDET YILMAZ - Kalkınma Bakanı

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da işin özünün silahların tamamen terk edilmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
    "Silahlar tamamen devre dışı kalmadığı sürece tam olarak ekonomik ve kalkınma ortamının oluşması mümkün değil. Uzun zamandır bu konular tartışılıyor. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede artık siyaset silahların gölgesinden kurtulur herkes özgür şekilde fikirlerini ifade eder, siyasetini yapar. Halkımız kimi tercih ediyorsa onu destekler ve Türkiye demokratik ortam içinde sorunlarını çöze çöze daha ileri seviyelere her alanda ulaşır. Türkiye bundan çok çekti, çok kayıplar yaşadı, şimdi bizim kaynaklarımızı, enerjimizi, iç çekişmelere değil, dünyada Türkiye'yi daha iyi noktalara götürecek şekilde kullanmamız gerekiyor. Kardeşlik hukuku içinde demokratik bir ortamda ülkemizi el birliğiyle geliştirmemiz gerekiyor. Bir taraftan da herkesin farklılığına saygı gösterilen, fikir, inanç hürriyetine, kimliğine saygı gösterilen bir ortamda el birliğiyle ülkemizi kalkındırmamız, geliştirmemiz, demokratik standartlarımızı artırmamız gerekiyor. Bu anlamda silahların devreden çıkması gerekiyor."

    OKTAY VURAL - MHP Grup Başkanvekili

    MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bunun silah bırakma çağrısı değil; AK Parti’nin cumhuriyeti, vatanı, milleti PKK’ya peşkeş çekme anlaşması olduğunu söyledi. “Bu vatana ihanet belgesidir” dedi. Vural şöyle konuştu:

    “İMZAYI ATAN ERDOĞAN İLE ÖCALAN MI?”

    “Silah bırakma değil PKK’ya teslimiyet anlaşmasıdır. Yapılan açıklamada utanmadan vatan, millet, cumhuriyet tanımlarının yeniden yapılacağı söyleniyor. Bu ihanetin belgesidir. Bunun arkasında yatan PKK’nin silahla yapamadığını AKP silah bırakma kılıfıyla millete hazmettirmeye çalışmaktadır. Kiminle imzalanmıştır? İmzayı atan Erdoğan ile Öcalan mıdır

    Tarihi gelişmeyle ilgili ilk tepkiler PKK’YA ÇAĞRI 10 MADDE

    ÖCALAN’A AF, ÖZERKLİK DEMEK

    PKK’ya paralel KCK devleti oluşturmak, Öcalan’a, PKK’ya af , özerklik sözü verildiği anlaşılmaktadır. Milletin adını,kimliğini, vatan, cumhuriyet, millet kavramlarını değiştirme vardır. AKP, PKK’nın, Öcalan’ın çözüm modelini kabul etmiştir. Bu ihanetin belgesidir.”

    CHP: ÇÖZÜMÜN ADRESİ TBMM

    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Silah bırakma çağrısı keşke daha önce olsaydı. Silahların gölgesinde barış olmaz. Barışın birinci koşulu PKK nın silah bırakmasıdır.Ne olacaksa TBMM çatısı altında ve iradesinde olmalıdır çözümün adresi TBMM'dir." dedi.

    Altay, öne sürülen 10 maddelik şartın tamamının kabul edilmesi diye bir şey olmadığını belirterek, "Bu talepler oturulup konuşulur elbette Türkiye'de Kürt sorunu vardır ve çözülmelidir. 30 yıldır akan kan durmalıdır."

    LÜTFİ ELVAN - Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan "Biz terörden yıllarca çektik. Binlerce on binlerce kardeşimizi kaybettik. Bu sorunun bir an önce çözülmesini, halkımızın o yörede huzura kavuşmasını istiyoruz. Artık birliğimizi, bütünlüğümüzü hep birlikte sağlamamız gerekiyor. Ülkemizde huzur, dayanışma, birlik ve bütünlük istiyoruz. Bu yönde çalışmalarımıza devam edeceğiz. İnşallah hayırlı sonuçları hep birlikte alırız" dedi

    MEHMET METİNER - AK Parti Adıyaman Milletvekili

    Çözüm sürecini barışa ulaştırmak için çalıştı Cumburbaşkanımız... Bu açıklamayı çözüm süreci taçlandıracak bir açıklama olarak selamlıyorum. Demokratik siyasette çözüm yöntemleri bellidir. Demokratik diyoloji dediğimiz bir yöntemdir. HDP seçime gireceğini ilan etti. Barajı aşabilir, aşmayabilir. AK Parti'yi de çözüm partneri olarak da görüyorsa Pensilvanya'nın yanında durarak bunu yapması güveni zayıflatır. Kendi başına seçime girip kazanamazsam sokaklar karışır mesajı benimsememesi gerek bir dil olmalıdır... Barajın altında kalırsa tekrar ben parlomentoya giremedim, çözüm süreci yürümez anlayışına yaslanması kabul edilemez. Yeni bir siyasal tarzda karar kılmalı.

    HÜSEYİN YAYMAN - Yazar

    HDP'nin bu çağrısı şartlı bir çağrı. Kandil'le görüşülmemiş olsaydı, olumlu yanıt alınmamış olsaydı böyle bir çağrı yapılmazdı. Bundan sonra örgütün Kandil’de bir kongre toplayıp Öcalan ve HDP'nin çağrısına uyarak silahı bırakacağını ilan edeceğini söyleyebiliriz.
    Silah bırakılırsa Türkiye tarihinde yeni bir açılımdır. Seçimlere de etkisi büyük olacaktır. Süreçte sona gelindiği görülüyor. Provakasyonlar olabilir, süreç şeffaf bir şekilde ilerlediği için bu saatten sonra çok büyük bir provakasyon olmadığı sürece Türkiye’de yeni bir kapının aralandığını düşünüyorum

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı