Gündem Haberleri

    Tarihe "Kanlı Olimpiyat" olarak geçti

    Hürriyet Haber
    23.01.2006 - 14:48 | Son Güncelleme:

    Usta yönetmen Steven Spielberg'in beyazperdeye taşıdığı 1972 Münih Olimpiyatları baskını zaten çatışmaların sürmekte olduğu dünyaya yeni bir şok dalgası gibi yayıldı.

    O dönemde Vietnam, Kuzey İrlanda ve Ortadoğu’da çatışmalar devam ediyordu. Başta Amerika ve Avrupa olmak üzere çeşitli yerlerde protesto gösterileriyle huzursuzluk vardı. Böyle bir ortamda düzenlenen Münih Olimpiyat Oyunları, insanoğluna global birliği hatırlatacak bir barış vahası gibiydi.

    Tarihe Kanlı Olimpiyat olarak geçti

    İsrailli sporcuları rehin alan Kara Eylül grubundan bir militan.

    Ancak öyle olmadı. Olimpiyat Köyü'nden de kötü haberler gelmeye başladı. Kendilerine “fedailer” adını veren Kalaşnikof tüfekli, el bombalı ve kar maskesi giymiş Filistinli bir grup Olimpiyat Köyü'nü basmıştı.

    Ürdün, Suriye ve Lübnan’daki mülteci kamplarından gelen Filistinli eylemcilerin amacı, tüm dünyanın dikkatini Filistin davasına çekmekti. Rehin aldıkları 11 sporcunun hayatı karşılığında İsrail hapishanelerindeki 234 Filistinli tutuklunun yanısıra Andreas Baader ve Ulrike Meinhof adlı Alman terörist liderlerin serbest bırakılmasını talep ediyorlardı.

    Golda Meir başkanlığındaki İsrail hükümeti ilk andan itibaren eylemcilerle müzakere yapmayı reddetti. Alman hükümeti de İsrail özel timlerinin Münih’te operasyon yapmasına izin vermedi. Alman polisi tarafından başarısız bir kurtarma operasyonu başlatıldı. 5 Eylül 1972 sabahı şafak sökmeden başlatılan operasyon 21 saat devam etti.

    Ancak kurtarma operasyonu planlarının aceleye getirilmesi yüzünden havaalanında tam bir kaos meydana geldi. Filistinli eylemcilerin rehinelere ateş açması sonucunda İsrailli sporcuların hepsi hayatını kaybetti. Havaalındaki çatışma sırasında beş eylemci ve bir Alman polisi öldü. Alman polisi sadece üç Filistinliyi sağ ele geçirebildi.

    Aradan birkaç hafta geçtikten sonra bir Lufthansa uçağını kaçıranların uçaktaki yolcuların hayatı karşılığında üç Filistinlinin serbest bırakılmasını istemesi üzerine Alman hükümeti bu teklifi kabul etti ve Filistinli eylemciyi serbest bıraktı.

    Öte yandan Olimpiyat Köyünde düzenlenen anma töreninin ardından oyunlara devam edildi. Ortalıkla karamsar ve gergin bir hava vardı ama biraz olsun normalliğe dönülmesi adına Olimpiyat Oyunlarının kaldığı yerden devam etmesi kararı alındı.

    Bundan sonra olup bitenler bir daha haber bültenlerine yansımadı. Kamuoyu bilgisine yansıyan tek olay, 9 Eylül tarihinde İsrail hava kuvvetlerine bağlı uçakların Suriye ve Lübnan’daki Filistin Kurtuluş Örgütü üslerini bombalaması oldu. İsrail’in verdiği resmi cevap bu şekilde olmuştu.

    İSRAİL’İN SERT CEVABI: TANRININ GAZABI OPERASYONU

    Tarihe Kanlı Olimpiyat olarak geçti

    Kara Eylül'cüler hapiste bulunan iki Alman terörist Andreas Bader (solda) ve Ulrike Meinhof'un serbest bırakılmasını da istemişti.

    Ancak İsrail’in bir de gayrıresmi cevabı vardı. Başbakan Golda Meir yönetiminde toplanan İsrail kabinesinin “Komite X” adını taşıyan çok gizli bölümü, üzerinde asla konuşulmayacak bir planın uygulamaya konmasına karar verdi. Hazırlanan çok gizli plan kapsamında Kara Eylül örgütüyle bağlantısı olduğundan kuşkulanılan 11 Filistinlinin yok edilmesi vardı. Böylece İsrail’in varlığını tehdit eden tüm teröristlere gözdağı verilmesi hedefleniyordu.

    “Tanrının Gazabı” adı verilen operasyonun özelliği, önceden belirlenen nokta hedeflere yönelik suikast planı olmasıydı. Günümüzde de hala tartışması devam eden operasyon sırasında bazı kaynaklara göre en az 13 Filistinli yargısız infaz yoluyla öldürüldü. İsimleri gizli tutulan uluslararası bir suikast timi kuran İsrail, hedefindeki Filistinlileri tek tek avlamak suretiyle yankıları günümüze kadar devam eden kalıcı bir cevap verdi.

    İsrail hükümeti ve İsrail gizli istihbarat örgütü Mossad yetkilileri, böyle bir suikast timinin varlığını bugüne kadar resmen doğrulamadılar. Ancak operasyona katılan kaynakların verdiği bilgileri temel alan birkaç kitap ve belgeselde “Tanrının Gazabı” operasyonu hakkındaki detaylar yer aldı.

    Ayrıca iki İsrailli general de böyle bir suikast timinin gerçekten var olduğunu kamuoyu önünde doğruladı. Bu generallerden birisi, 1993 BBC yapımı belgeselde konuşan General Aharon Yariv; diğeri ise Amerikan televizyonlarındaki “60 Minutes – 60 Dakika” adlı programa 2001 yılında konuk olan General Zvi Zamir’di. Her ikisi de suikast timinin varlığından söz ettiler.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı