"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Tarihe bakışta elmalarla armutları karıştırmak

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in geçen hafta TBMM’de Kürt açılımına ilişkin görüşmeler sırasında Dersim hakkında sarf ettiği sözlerin daha uzun bir süre kamuoyunu meşgul edeceği anlaşılıyor.

Onur Öymen’in sözlerini değerlendirmek için önce tutanaklara dönelim. Hükümetin bugün PKK karşısında izlediği yolu eleştirirken özetle şöyle diyor Öymen:

ATATÜRK, ŞEHİTLER VE ANALARIN GÖZYAŞLARI

*  “Atatürk, Şeyh Sait ile müzakere etti mi? Dersim isyanını yapanlarla müzakere etti mi? Bunların hiçbirini yapmadı. Yabancı ülkelerin değil, Türkiye’nin istihbaratından yararlandı ve kısa bir sürede bütün terör örgütlerini dize getirdi. ‘Analar ağlamasın’ diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı? Kimse çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz şu Yunanlılarla anlaşalım.’ dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı?”

*  Öymen, daha sonra “İnsanlarımız eğer bizim hiç kastetmediğimiz nedenlerle üzüldülerse, incindilerse, bu çarpıtmalar sonucunda geçmiş olayları hatırlayarak üzüntü duydularsa bundan en çok biz üzülürüz” diyerek, açık ifadelerle özür dilemiştir.

DERSİM’DE ÖLEN ANALAR

Şimdi Öymen’in sözlerinin ne anlama geldiğini analiz edelim:

*  Öymen’in açıklamasındaki temel sorun, Şeyh Sait isyanı, Dersim isyanı, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Kıbrıs Barış Harekâtı ve bugün PKK terörüne karşı verilen mücadele olmak üzere tam 6 ayrı olayı aynı kefeye koyarak değerlendirmiş olmasıdır. İç isyan, yabancı işgaline karşı verilen milli mücadele, ülke sınırları dışında yapılan bir dış askeri müdahale ve terör birlikte ele alınınca, elmalarla armutlar birbirine karışıyor.

*  Tarihi olayların farklı mahiyette olması yapılan benzetmeleri bazen çok sıkıntılı kılabiliyor. Analar söz konusu olduğunda, evlatlarını kaybettiği için gözyaşı döken analar olduğu gibi, örneğin Dersim isyanında siviller de hedef alındığı için evladına ağlayan değil, doğrudan hayatını kaybeden analar da olmuştur.

*  Bütün tarihi kaynaklar bize Dersim’de isyancılarla birlikte onların ailelerinin, her yaştan ve cinsiyetten yakınlarının hep birlikte hedef alındığı ve topluca öldürüldüğü katliamların gerçekleştiğini gösteriyor. O dönemde olaylara Malatya Emniyet Müdürü olarak tanıklık eden eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in mağaralara doldurulan insanların nasıl gazlanarak topluca katledildiklerini kendi sesinden anlattığı kayıtlara bugün internetten erişebilmek mümkündür.

TARİHİN İFTİHAR KONUSU OLMAYAN BİR SAYFASI

*  Dersim, Cumhuriyet tarihinin bugün iftihar edebileceğimiz bir sayfası değildir. Bölgedeki nüfusun yapısı ağırlıklı olarak Kürt Alevisi olduğu için, bugün hem Kürt, hem de Alevi vatandaşlarımıza ıstırap vermeye devam eden bir “yas” konusudur. Ülkede yaşayan vatandaşların bir bölümünü yaralayan travmatik bir olayın bugünkü bir siyasi tartışmanın konusu yapılmasının bu vatandaşlarımızı rahatsız etmesi, yaralaması kaçınılmazdır. Sadece onları değil, hepimizi yaralamalıdır.

*  Onur Öymen’in sözleri, kaçınılmaz olarak bugün de aynı yöntemleri önerdiği gibi bir algılamaya da yol açmıştır. Kendisinin böyle bir kastının olduğunu hiç zannetmiyoruz, ama şehitler ve anaların gözyaşları üzerinden seferber edilen belagat ne yazık ki bu tür algılama riskleri yaratabiliyor.

*  Ve nihayet Öymen’in sözleri sosyal demokrat olma iddiasındaki bir partinin söylemi açısından da problemli bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim kendisinin kuzeni CHP’nin eski Genel Başkanı Altan Öymen’in, Taraf’tan Tuğba Tekerek’e mülakatında “CHP’liler hiçbir zaman Dersim’i savunmadılar, hep eleştirdiler. Çünkü Dersim yürekler acısı bir şeydi. Kimse iyi ki böyle oldu diyemez” diyerek, CHP’nin geleneğiyle de bağdaşmadığını kayda geçme ihtiyacı duymasının altı çizilmelidir.

X