Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tarih bilmeyen başbakan!

<B>RECEP Tayyip Erdoğan </B>Tokyo yolunda uçakta konuşuyor. Zaten bizim siyasetçi takımı ne hikmetse hep uçakta konuşur!

Söyleyeceklerini havada veya yurtdışında söyler. Türkiye’de iken konuşmayı sevmezler! Başbakan, Kıbrıs’ın Annan Planı uyarınca elimizden gitmesine mazeret göstermek için bakınız ne diyor:

‘Bu anlaşmayı yaparken size öyle tek taraflı buyur ne istiyorsan al denmez. O zaman Lozan Anlaşması’nı masaya yatırın. Lozan’da neler alındı verildi diye bakıldığı zaman burada da karşılıklı bir şeyler alındı verildi. O zaman (Lozan’da) bu adaları (Ege adalarını) verenler ihanet içinde miydiler?’

Başbakan ya yakın tarihimizi bile hiç bilmiyor, ya da bildiği halde işi saptırmaya kalkışıyor. İkisi de çok yakışıksız.

Sözünü ettiği Ege adaları Lozan anlaşması imzalandığı zaman bizim elimizde değildi. Onlar 1911-1912 yıllarında çoktaaan uçup gitmişti. Yani 1923’te imzalanan Lozan’dan 11-12 yıl önce! Osmanlı çöküşteydi. İtalya adaların çoğunu işgal etmiş, aynı dönemde Libya’yı da elimizden almıştı. Balkan ülkelerine de Rumeli’yi kaptırmıştık.

Dolayısıyla, Lozan Anlaşması’nda adaların verilmesi
diye bir durum Başbakan’a rağmen -ne yazık ki!- söz konusu değildir. Bunun aksini iddia eden, Kıbrıs’ın verilmesiyle Lozan’ı kıyaslamaya kalkışan Başbakan yanılgı içindedir.

Bazı tarihi gerçekleri sokaktaki sıradan insan bilmeyebilir. Ama Başbakan bilmiyorsa, gerçekleri saptırıyorsa, hele bunları Kıbrıs’ta yitirdiklerimizin mazereti olarak öne sürüyorsa, Türkiye adına üzüntü vericidir.

***

Sözleri bu kadarla da bitmiyor! Ayrıca Rauf Denktaş konusunda çok ayıp ediyor. ‘Yapılacak bir şey varsa, buyur Kıbrıs’ta yap. Konuşacaksan Kıbrıs’ta konuş’ ne demek?

Denktaş Türkiye’de ‘marjinal gruplarla’ toplantılar yapıyormuş, Başbakan bu duruma kızıyormuş, bunu Denktaş’a da söylemiş.

AB’den müzakere tarihi alabilmek için her türlü ödünü veren, bu yolda her türlü ‘özgürlük’ ve ‘şeffaflıktan’ yana olduğunu her gün iddia eden bir başbakan, ulusal bir davanın peşinde koşan Rauf Denktaş’a böyle bir çağrıda nasıl bulunabilir!

‘Kapat ağzını. Bizim getirdiğimiz Annan Planı’na taş atma, tekerimize çomak sokma’ demeye nasıl getirir!

KKTC Cumhurbaşkanı Annan Planı sonrasında Kıbrıs’ın elimizden nasıl çıkacağını, Türkiye’ye ne gibi haksızlıklar yapıldığını, planın tutarsız taraflarını anlatıp duruyor.

Denktaş’ın sözlerine hükümetten bugüne kadar hiçbir yanıt gelmedi. Hiç kimse Denktaş’a ‘Yanılıyorsun arkadaş, o söylediğin konular öyle değil böyledir’ demedi, diyemedi.

O halde nasıl oluyor da kendisine şimdi ‘sus emri’ veriliyor?

***

Sevgili okuyucularım, ben yine de yatıp kalkıp bir şeye dua ediyorum:

‘Ya Mustafa Kemal Paşa özgürlük ve bağımsızlık savaşını şimdi, günümüz Türkiye’sinde vermeye kalkışsaydı!..’

Padişahçılar, hilafetçiler, yobazlar, Amerikan mandacıları, İngiliz muhipleri (dostları), AB bayraktarları, entel-liboşlar, iktidarla çıkar ilişkisi olanlar, sermaye grupları, medya koroları, ver kurtulcular ve teslim bayrağı çekmeye hazır olan bütün kesimler ‘Kahrol Mustafa Kemal’ feryatlarıyla ortalığı yıkıp geçerdi.

‘Ya Atatürk Hatay’ı Türk topraklarına katmayı günümüzde deneseydi!..’ Aynı kesimler tarafından anında ‘tu kaka’ ilan edilirdi.

Şimdi devir değişti! Başbakan Denktaş’ın sözlerinden rahatsız oluyor, susmasını istiyor!

Haklı da! Denktaş ve ardındaki milyonlarca ‘marjinal’ insanımız Türkiye’ye uzaydan düştü! Ermenistan, Japonya, Arjantin, Papua Yeni Gine, Zambiya’dan geldi!

TCDD AÇIKLAMASI

PAZAR günkü yazımda trenlerde yolculara ücretsiz dağıtılmaya başlanan Ülker ürünlerini TCDD yönetimine sormuştum. Gelen açıklamayı özetliyorum:

‘Üç ay deneme süreli bir ikram paketi ihalesi açılmış. Paketteki ürünlerin markası konusunda bir istek getirilmemiş. Tamamı Ankara’dan (!) 5 firma katılmış, paket başı KDV hariç 1 milyon 200 ile l milyon 700 bin lira arasında teklifler gelmiş. En uygun teklifi veren Ankara’da Ata Grup Ltd. şirketi işi almış. (Kaça aldığı belirtilmiyor.) Teklifte kek ve kraker markası olarak Ülker verilmiş. Kimseye ayrıcalık tanınmamış. 3 aylık deneme sözleşmesi imzalanmış. Yolcular memnun kalırsa yeni bir ihale yapılacak ve uygulama devam edecekmiş.’
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI