Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tarih ameliyat masasında

    Roşan Karakaş
    29.11.2001 - 12:38 | Son Güncelleme:

    Yüzyıllar sonra günışığına çıkan eserler, renkleri yıllara yenik düşen, yıpranan resimler Sabancı Üniversitesi'nde kurulan atölyede onarılıyor.

    Bir hastane gibi çalışan atölyede önce eserdeki hasarlar saptanıyor ardından bakım ve onarım  yapılıyor. Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Emin Mahir Balcıoğlu, eski kağıtların  onarımıyla ilgili bir laboratuvar kurmak için yola çıktıklarını ancak 'Sınır Tanımayan Restoratörler' grubuyla birlikte projenin bambaşka bir hal aldığını anlatıyor:

    "Öncelikle Sabancı Müzesi'nin eserlerini sergilemek, yeni mekanlar yaratmak ve kağıt onarımı laboratuvarı kurmayı hedefliyorduk. Ancak araştırmalar ve kurduğumuz ilişkiler bizi bu noktaya getirdi. Sınır Tanımayan Restoratörler Birliği'nin başındaki Peder Pavlos Politis ile restorasyonu kağıtla sınırlandırmamaya karar verdik. Bu topraklarda inanılmaz bir kültür mirası var. Bu değerlere sahip çıkılması gerekiyor."

    Sabancı Üniversitesi ve 'Sınır Tanımayan Restoratörler'in biraraya gelerek kurduğu Karaköy'deki atölye aynı zamanda bir eğitim merkezi. Emin Mahir Balcıoğlu, ortak mirasın korunup geliştirilmesi için kurulan atölyenin en önemli misyonlarından birinin eğitim

    SINIR TANIMAYAN RESTORATÖRLER
    Merkezi Fransa'nın Avignon şehrinde bulunan Sınır Tanımayan Restoratörler, dünya çapında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Amaçları ise kültürel anıtları korumak ve restore etmek, bu anıt eserleri koruma anlayışını geliştirerek yaygınlaştırmak ve halkı bilinçlendirerek, gelecek nesillere miras kalmasını sağlamak.

    Kadrosunda sadece restoratörler bulunmuyor. Organizasyona mühendisler, sanatçılar, fotoğrafçılar, arkeologlar, sanat tarihçilerinden oluşan profesyoneller de destek veriyor.

    Dünya çapında yaklaşık 100 kadar elemanı bulunan ve 20 ülkede faaliyet gösteren Sınır Tanımayan Restoratörler'in Avignon dışında iki ülkede daha Bangkok ve İstanbul'da ofisin bulunuyor.
    olduğunu söylüyor.

    ÖNCE TEŞHİS SONRA TEDAVİ

    Üniversitenin İletişim Merkezi'ndeki laboratuvar, hastane gibi çalışıyor. Önce teşhis konuluyor ardından tedavi başlıyor. Restorasyonda ilk aşamayı hasarın saptanması oluşturuyor. Eserin röntgeni çekiliyor, daha önce herhangi bir ek veya onarım yapılıp yapılmadığı araştırılıyor. Kimyasal testler yapılarak ne tür değişimler olduğu belirleniyor. İkinci aşamada ise eser orijinal malzemeyle ve yapıldığı dönemdeki teknikle onarılıyor. Bir eserin onarımı gördüğü zarara bağlı olarak 1-2 ay da sürebiliyor 8-9 ay da.

    Sabır ve meşakkat gerektiren bu uzun sürecin en zorlu bölümünü ise daha önce yapılmış kötü onarımlar oluşturuyor. Eğer onarım aslına aslına uygun değil ve özensizse önce yapılan ekleme veya boyalar sökülüyor. Şimdiye kadar atölyede  40 resim, 30 ikonanın onarılmış.

    Onarımı yapılanlar arasında İbrahim Çallı'nın Mavili Kadın, Manolya, Şeker Ahmet Paşa'nın Orman, Bedri Rahmi Eyüpoğlu'nun Tophanade'de Kahve gibi ünlü eserleri de bulunuyor.

    DUYAN KOŞUYOR

    Balcıoğlu, işe Sabancı Müzesi'nin koleksiyonun onarımından başladıklarını ancak atölyenin varlığını duyan pek çok kişinin eserlerinin onarımını yaptırmak için aradığını ancak ticari hedeflerinin bulunmadığını söylüyor:

    "Bizim zaten kendi koleksiyonumuz var. Ancak burada onarım yaptığımızı duyanlar koşup geliyor. Şimdiye kadar bir kaç tane de özel koleksiyon resmi yapıldı. Gelenlerden sembolik bir ücret alıyoruz ama ticari hedefimiz yok. Bizim hedefimiz araştırma ve geliştirme."

    ÖRNEK OLMAK İSTİYORUZ

    Kültür Bakanlığı'nın yeterli bütçeyi ayıramadığını belirten Balcıoğlu, sermaye sahiplerinin bu işe ilgi göstermesi gerektiğini düşünüyor. Sabancı, Koç gibi sanat eserlerini korumak için çaba gösteren insanların çoğalması gerektiğini belirtiyor:

    "Biz devlet geleneğinden geliyoruz. Ancak gerçekçi olmak lazım, bunun için yeterli bütçe yok.
    Maddi olanaklara sahip insanlar bu işe sahip çıkmalı, çıkanlar takdir edilmeli. Çünkü bu işten para kazanılmıyor, harcanan paraların da geri dönmesi sözkonusu değil. Biz de örnek olmak istiyoruz. Ayrıca özel sektör söz konusu olduğu zaman para daha iyi kullanılıyor."


     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı