Gündem Haberleri

    Tarhan Erdem ve İsmet Berkan yorumladı: Yeni seçim sistemi nasıl olacak?

    hurriyet.com.tr
    30.09.2013 - 12:39 | Son Güncelleme:

    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bugün demokratikleşme paketi kapsamında açıkladığı seçim sistemi değişiklikleri analistleri birbirine düşürdü. Radikal gazetesi yazarı ve KONDA'nın kurucusu Tarhan Erdem ile Hürriyet yazarı İsmet Berkan değişiklik önerilerini Hurriyet.com.tr okuru için değerlendirdi.

    Tarhan Erdem, yüzde 10 seçim barajıyla devam edileceğine ihtimal vermediğini belirterek önerilenler arasında en ideal ve pratik seçeneğin yüzde 5 seçim barajı ile beşli gruplandırma daraltılmış bölge uygulaması olduğunu ifade etti.

    Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
    MESAJINIZI YAZIN YAYINLAYALIM

    "Beşli gruplandırma" ifadesinin Türkiye'deki seçim bölgelerinin en az 5 milletvekili çıkaracak şekilde yeniden düzenleneceğine işaret ettiğini ifade eden Erdem, "Bu durumda örneğin 2 milletvekili çıkaracak Bayburt ile 3 milletvekili çıkaracak Gümüşhane tek bir seçim bölgesi sayılacak. Ağız alışkanlığıyla aday nereden çıktıysa yine oranın milletvekili diyeceğiz" diye konuştu. Bununla birlikte Erdem bu sistemde bölgeler için bir üst milletvekili sayısı belirlenmesinin doğru olacağını da söyledi.

    Erdem, üçüncü alternatif olan seçim sisteminin tamamen kaldırılıp dar bölge uygulamasına geçilmesinin olumlu tarafının ise Türkiye'deki siyasi partilerdeki lider oligarşisinin zayıflatması olduğunu belirtti. Bununla birlikte aynı uygulamanın partilerin kendi içinde parçalanmasına da neden olacağını vurgulayan Erdem, "O zaman partilerin kendi içinde sıkı politikaları olamaz ve örneğin Erdoğan bugün yaptığı konuşmayı yapamaz" dedi.

    BARAJ DÜŞERSE İKİ KÜRT PARTİSİ DE OLABİLİR
    Geçtiğimiz seçimlerde BDP'li adayların sandığa bağımsız olarak gidip sonradan partileştiğinin hatırlatılması üzerine ise Erdem, seçim barajının düşürülmesiyle böyle bir "etrafından dolanma" ihtiyacının kalmayacağını söyledi ve şöyle devam etti: "Baraj yüzde 3'e inse daha da iyi olabilir. O durumda Kürt halkı kendisini temsil edecek iki parti de bulabilir. Örneğin biri daha dindar Kürtlere hitap eder. Böylece, 'Ben bu partinin başındaki adamı sevmiyorum ama Kürt'tür diye oy veriyoruz' gibi durumlar da söz konusu olmaz."

    Seçim barajının tamamen kaldırılmasının marjinal partilerin meclise girişine neden olacağı eleştirilerine katılmadığını da söyleyen Erdem, buna örnek olarak Türkiye genelinde yüzde 3 oy alan TİP'in TBMM'ye 15 vekil gönderdiği 1965 seçimlerini örnek gösterdi. Milli bakiye sisteminin uygulandığı bu dönemde bile Türkiye halkının Adalet Partisi'ni yüzde 52,8'le tek başına iktidar yaptığını hatırlatarak, "Bizim milletimiz deneyimlidir, istikrar istiyorsa, bir partiyi iktidara getirmek istiyorsa onu ne yapar eder iktidara getirir" diye konuştu.

    DÖRT, BEŞ, ALTI DA OLUR
    İsmet Berkan ise "Ya mevcut sistem olduğu gibi kalacak ya ülke barajı yüzde 5'e indirilip her biri 5 milletvekili çıkaracak 'daraltılmış bölge' sistemine geçilecek ya da barajın hiç olmayacağı bir 'dar bölge sistemi'ne gidilecek. AK Parti, bu üç seçeneği öneriyor. Eğer muhalefet konuya yapıcı yaklaşmak isterse, belki buna dördüncü, beşinci, altıncı seçenekler de eklenebilir ama AK Parti'nin bu üç seçenekten birinde ısrar etmesi yüksek olasılık. Bu durumda da muhalefetin yapıcı katkısı olmadan ama sadece kamuoyundaki tartışmalardan etkilenen ve tek başına AK Parti tarafından yapılacak bir değişiklikle karşı karşıya kalabiliriz" derken, "Burada yüzde 5 baraj ve 5'er milletvekili çıkaracak daraltılmış bölge formülünün son derece sakıncalı olduğunu düşünenlerdenim" dedi.

    Berkan da 1950 seçimlerini örnek göstererek, DP'nin yüzde 52,7 oyla 408 milletvekili kazanırken CHP'nin yüzde 39,4 oy almasına rağmen sadece 69 milletvekili çıkarabildiğini hatırlattı. Berkan bu durumun nedeninin seçim bölgelerinde çoğunluğu alan partinin milletvekillerinin tamamını da alması olduğunu ifade etti. Berkan, "5'li bölgelerde çoğunluğu alanın 5 milletvekilini kazanması öngörülüyor. E bu da temsilde adaletsizliğe yol açar" dedi.

    Berkan, "Üçüncü ve son seçenek olan barajsız ve dar bölge sistemi, bu üçlü içinde temsilde adaleti en az zedeleyecek sistem gibi gözüküyor. Ama burada da dikkat edilmesi gereken bir şey var. Bizim Anayasamıza göre 550 milletvekili var. Seçmen sayımız da 54 milyon. Yani kabaca 100 bin seçmene bir milletvekili düşüyor. Bu bence zaten çok büyük rakam, bizim 50-60 bin seçmene 1 milletvekili düşürmemiz daha iyi aslında. Yarın öbürgün seçmen sayımız arttığında milletvekili sayımız sabit kalacaksa, temsilde adaletsizlik daha da artacak demektir. Milletvekili sayısı, seçmen sayısındaki artışa göre esnek hale getirilmeli" ifadelerini kullandı.

    İKİ TUR ZORUNLU
    Sistemin iki turlu olmasının zorunlu olduğunun da altını çizen Berkan, "Eğer iki tur zorunluğu getirilmezse ve sadece bölgesinde çok sayıda oy çıkaran adayın seçilmesine izin verilirse yine temsil sorunları çıkar. Öte yandan bu sistemin en büyük faydası, milletvekillerinin genel başkan ve liderlerinden bağımsızlaşması, milletvekili ile onu seçen seçmen arasında doğrudan bağların çok kuvvetlenmesi" diye konuştu.

    Berkan, bir de genel bir soruna dikkat çekerek, "Bizim Anayasamız seçimlerin 'Temsilde adalet ve yönetimde istikrar'ı sağlaması gerektiğini söylüyor. Bu anayasa maddesi değişmeden bizim seçim sistemi değiştirmemiz, hele hele barajı yüzde 7'nin altına düşürmemiz veya kaldırmamız pek kolay değil" dedi.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı