"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Tantan atağa kalktı

'Açılım' AKP'nin mi Amerika'nın mı sorusuna yanıt aranıyor

YURT Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan dün bir grup gazeteci ile Kalamış Marina’da kahvaltıda bir araya geldi.


Partisini yeniden harekete geçirmek üzere yola çıkan Tantan, örgütlerini yeniden ‘inşa’ ettiklerini söylüyor. Baskın veya normal seçimin çalışmalarını şimdiden yürütmeye başlamış. Türkiye’de siyasetin tıkandığını belirten eski İçişleri Bakanı, AKP’nin ‘açılım’ projeleri ile aslında bir tıkanma yaşandığını vurgulayarak, Haziran 2009’da Amerika’da hazırlanan bir Türkiye raporu ile örnekliyor:


“Bu açılım yerli değildir. PKK’nın kuruluş amaç ve gayesi ile onu kullananların Türk güvenlik güçleriyle çatıştırılması bir projenin yansıması ise bugün de siyasallaştırılmak istenmesi de o projenin devam ettiğini göstermektedir.”


Tantan
’ın sözünü ettiği rapor, geçen aylarda tartışılan ‘Türkler ve Irak Kürtleri Arasında Güven Tesisi’ adını taşıyor ve Türklerle Irak Kürtleri arasında yol haritasını çiziyor.


Atlantic Council
’in kıdemli üyesi David L. Philips’in hazırladığı rapor, gündeme MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural tarafından getirilmiş ve AKP’nin ‘açılımının’ bu rapora dayandırıldığını iddia etmişti. İşte Tantan, bu raporun ayrıntılarını gazetecilere sundu ve bazı değerlendirmelerde bulundu.


Tantan
’a göre “AKP hükümeti bu raporun yüzde 90’ını uyguladı ve geri kalan yüzde 10 ise uygulanacak. Anlayış Türkiye’yi uçuruma götürür.”

YP lideri “Türkiye’deki siyasi yapıların iç ve dış güvenlik öngörü ve algılamalarında tutarsızlıklar ve belirsizlikler” olduğunu ve bu konuları çözmek için bir çaba içinde olunmadığını” söylüyor ve raporun bazı başlıklarını tartışmaya açıyor:

‘DÜŞMANLA KONUŞUN’


* Raporun öneriler bölümünde “Düşmanla konuşun” başlığı altında şu görüşlere yer verilmiş:

Ankara, Öcalan’la konuşmayı reddedebilir, fakat demokratik seçimlerle gelmiş olan DTP üyeleri etkin birer muhatap olabilir. Erdoğan, DTP milletvekilleri ile görüşmeli ve DTP’yi geniş kapsamlı görüşmeler için bir kanal olarak görmeli.”

(Başbakan Erdoğan DTP lideri Türk’ü kabul etmiyordu; ama geçen günlerde görüştü.)


*
 Raporun ‘Öneriler’ bölümünde ‘Uzlaşmayı teşvik edin’ başlığı altında Habur’da geçen günlerde yaşananlar karşımıza çıkıyor:

“Gerçek uzlaşma süreci çatışma sırasında iki tarafta da doğmuş olan mağduriyeti göz önüne almalı. İtiraf, sorumluluğu bertaraf etmemeli. Süreç, diğer karşılaştırılabilir çatışma sonrası durumlarla canlandırılmalı.”

(PKK’lılar, mahkemede verdikleri ifadede itirafçı ve pişman olmadıklarını söylediler.)


*
 “Nihai çözüm Türkiye’nin sürdürülebilir demokratikleşmesinde ve gelişiminde ve aynı zamanda PKK liderleri ve birlikleri için af organizasyonu yapmakta yatmaktadır.”

(PKK’lıların önümüzdeki aylarda tekrar Türkiye’ye gelecekleri ve serbest bırakılacakları konuşuluyor.)


*
 AKP’nin nihai hedeflerinden biri Anayasa’yı değiştirmek... Rapordaki “Anayasa’nın 7. maddesi, (Yani Türklüğü vatandaşlık olarak tanımlayan madde) değiştirilmeli... Ceza Yasası’ndaki 301. madde gibi gerici yasal düzenlemeler ya değiştirilmeli ya da yürürlükten kaldırılmalı...” görüşü AKP’nin nihai amacıyla örtüşüyor.


TÜRK KİMLİĞİ ÇÖKERTİLİYOR


Sadettin Tantan, raporda “Türk görüş ve çıkarları” bölümünün de altını çiziyor. Norveç’te yapılan Atlantik Council toplantısına Türk katılımcıların (aralarında gazeteciler de var) şu ilginç görüşlerini kamuoyu ile paylaşıyor:

Atlantic Council’deki toplantıda yer alan Türk katılımcılar, sadece askeri çözüm ile PKK’nın yenilemeyeceği görüşünü savundular. Silahları bırakma, seferberliği kaldırma ve topluma kazandırma ile birlikte halihazırda ‘Türklük’ mefhumuna dayalı olan vatandaşlığın yasal tanımının değiştirilmesine dayalı bir stratejiyi savundular.”

40 sayfayı bulan rapor Türkiye’ye siyasi yol haritasını gösterirken, akla şu soru geliyor: “Açılım bir aldatmaca mıdır, yoksa iktidarın koltuğunu koruyabilmek için ortaya koyduğu bir oyun mudur?”


Not: Atlantik Council toplantısının 2. etabı iki günden beri İstanbul’da sürüyor.

 

Türkiye önce ‘sistem açılımı’ yapmalı

 

SADETTİN Tantan, Türkiye’nin açılımdan önce ‘sistem açılımı’ yapması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor:


* Türkiye
’de ulusal iç ve dış güvenlik bakımından rapor hazırlayacak kurumlar, araştırma enstitüleri ve üniversiteler yok mu? Bugüne kadar kısır kavgalardan bir yere gidilemeyeceği hâlâ görülemedi. Türkiye’de siyasi anlayış, mücadeleyi araştırma ve hukuk zemininde yapmak için bir çaba içerisinde olmadı. Türkiye ve Türk halkı hep kaybeden taraf oldu.


ABD’nin, müttefik olarak, Türkiye ve Irak Kürdistanı arasında bir seçim yapma konumunda kalmak istememektedir” görüşü doğru değildir. Bölgede Türkiye’nin imkân ve kabiliyetini kullanmak için PKK’nın siyasallaşmasını Türkiye de istiyor. Yalnızlaşan Amerika, Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Hazar’da Türkiye üzerinden itibarını güçlendirirken, Türkiye’nin ne kazanacağı belli değildir.

Oysa Türkiye, bir organize terör ve suç örgütü olan PKK’yı bir anda ortadan kaldırabilir. Fakat gücünü bugüne kadar kullanamaması dikkatçekici değil mi? 40 yıldan beri terörle iç içe yaşamaya mahkûm edilmemiz bize bir şeyler söylemiyor mu?

 

DP efsanesi

 

BİR kahraman için en korkuncu nedir?


Destansız kalmak mıdır, yoksa kötü bir destancının elinde yok olmak mıdır?


28 Şubat Özürlüler Cemiyeti, yolunu tüketmiş DYP’de, hülle DP’de bir araya geldiler. Mesut Yılmaz’ın arkadaşları, Tansu Çiller konusunda laf taşıyanlar, şimdi Tansu Hanım’ın resminin olduğu partide hem de ANAP kontenjanından; gülelim mi, ağlayalım mı? Sayın Yılmaz, “DP’den bir şey olmaz” demedi mi 2001’de; “Japon Liberal Demokrat örneği bize uymaz” diye... Genel Başkan ayrı, Başbakan ayrı modelimize itiraz eden... Orijinali, 1946 kuruluşlu Demokrat Parti, Özal’ın son hülyasıydı. Rahmetli Hayrettin Erkmen’den istemişti. Ömrü vefa etmedi. Şahit olduk, vasiyet addettik, aldık, getirdik ANAP’a, ilhak ettirdik.


Açılacaksa o açılsaydı, şerefle..


11 sene Demokrat Parti mücadelesi verdik ey ‘Demogorat’lar (çatal dilli anlamında) nerelerdeydiniz?


Unutulanlar var Sn. Cindoruk, Nuh Mete Yüksel’i, Vural Savaş’ı, Osman Özbek Paşa ile demokrasiye tank paletiyle balans ayarı yapıp, konsept değiştirenleri; eşari, selefi iktidarını getirenleri de almalıydınız aranıza.

Yalçın KOÇAK Demokrat Parti 7. Genel Başkanı

X