Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tansu hanım aklanacak

    Hürriyet Haber
    27 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 27 Eylül 1998 - 00:01

    Tamburalı Paşa'nın politika günleri

    Hasan Kundakçı, Yüksek Askeri Şura'nın Ağustos 1992 toplantısında ikinci sırada korgeneralliğe yükselmişti. O tarihte, dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, PKK ile mücadeleye tahsis edilen Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı için uygun bir isim arıyordu. Güreş, çeşitli rütbelerde beraber çalıştığı ve keskin nişancılığı, disiplini ve askeri bilgisi ile çok beğendiği Kundakçı'yı bu kritik birliğin başına getirdi.

    Kundakçı, kendisine duyulan güveni boşa çıkarmamak için elinden hiç eksik etmediği tamburalı tüfeği ile dağ taş dolaşmaya başladı. Kuzey Irak'a düzenlenen operasyonlarda sürekli ön saflardaydı. Ve adı kısa zamanda ‘‘Tanburalı Paşa’’ya çıktı.

    Gelgelelim Kundakçı'nın medyada çok sıkça yer alması, Genelkurmay'da çok sıcak karşılanmadı. Operasyonlarda Mehmetçik görüntüsünün ön planda olmasını isteyen komuta kademesinden Kundakçı'ya tepki geldi.

    Kundakçı Paşa, ardından Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı da yaptıktan sonra 1996 yılında orgenerallik potasına girdi. Kundakçı, Orgeneral Hilmi Özkök'ün ardından korgeneralliğe yükselmişti. Bir üst rütbeye yükselmek için umudu fazlaydı. Ancak, büyük bir sürpriz yaşadı. Terfi edemedi ve görev süresi bir yıl daha uzatıldı. Kundakçı, beklentisini bir yıl sonraya bıraktı. 1997 yılının Ağustos Şurası'nda Kundakçı Paşa'nın emeklilik kararı çıktı.

    Üniformasını çıkartan Kundakçı, ‘‘Her zaman örnek aldığını’’ söylediği komutanı Doğan Güreş'i, sivil yaşamında da takip etti. Kundakçı da Güreş gibi siyasete atılmaya karar verdi ve DYP saflarına katıldı. Kundakçı ile siyasete bakışı ve neden DYP'yi tercih ettiği üzerine konuştuk..

    Niçin politika'ya girdiniz?

    - 40 yıl hizmet ettiğim TSK ile ilişiğim kesildikten sonra pek çok konuda araştırma ve inceleme yapmaya başladım. Devlet hayatındaki 40 yıllık tecrübemi milletime hizmet için kullanmaya karar verdim. Belli bir yaşta olmama karşın enerjim yerindeydi ve politikaya girmeye karar verdim. Yurtiçi ve yurt dışında da görevlerde bulunduğum için bu tecrübelerimden yararlanılmasını istedim. Bunun için politikayı seçtim. Bu makam ve rütbeden sonra gidip birilerinin emrinde çalışmayı uygun bulmadım. Yine milletin hizmetinde olmak için politikayı seçtim. Hemşehrilerimin yoğun baskısı ve ısrarı da bunda etkili oldu.

    DSP, ANAP, CHP veya diğer partiler değil de niçin DYP?

    - Ben milliyetçi bir insanım. Ekonomide de liberal sistemi savunuyorum. Böyle bir düzen içinde partilere baktığımda, benim kafa yapıma en uygun parti olarak DYP'yi buldum. Ayrıca DYP köklü bir parti geleneğine sahip ve halktan büyük sevgi, saygı, destek görüyor. Tabanı kadar kadroları da güçlüdür, kararlıdır. Sayın Genel Başkan Tansu Çiller'i Güneydoğu'da tanıdım. Kendisiyle birlikte çalıştık, destek verdi ve çok uyumluyduk. Kararlı bir insandır. Bu kararlılığı sayesinde Başbakanlığı döneminde Güneydoğu'da, PKK kontrol altına alınmıştır.

    ORDU'YA EN SICAK PARTİ

    Ama DYP yönetim kademesinin ve Çiller'in TSK'nın komuta kademesine yönelik sert ithamları var...

    - Ben bu partinin Türk Silahlı Kuvvetleri'na karşı en iyi düşünce ve en iyi niyete sahip olduğunu sevinç ve gururla gördüm. Onun için DYP'deyim.

    Çiller'in beyanları nedeniyle TSK ile DYP arasındaki ilişkilerin bozuk olduğu yönündeki yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    - Böyle bir şey olmaz. Birisi koca bir partinin lideri birisi de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni başı. Herkes kendi konusu üzerinde gider. Ben bu türden kırgınlığı Tansu Hanım'da da görmedim, Genelkurmay Başkanımda da görmedim. TSK, her zaman demokrasiye saygılı olmuştur. Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan partilere de saygılı olmuştur. Ordu gerçeklerden hareket eder. Gerçek nedir? Büyük Türk milleti bir partiye yüzde 20-22 oy verdiyse, bu Türkiye Cumhuriyeti açısından önemli bir şeydir. Böyle büyük bir kitlenin oyuna sahip partiye kırgınlık duyulması gibi bir şey söz konusu değildir. TSK zaten politikaya girmez, girmek istemez hatta politikadan kaçar. TSK, parlamenter rejimin bir büyük partisini karşısına almaz.

    DYP'ye üye olurken askerlerden izin aldınız mı?

    - Emekli olduktan sonra bu konuda kimseden izin alınmaz. Herkes kendi yolunu kendi seçer. Herkes kendi düşünce yapısına göre bir politik hayata atılır.

    Peki tepki aldınız mı?

    - Aksine. Gazetelerde okuduğuma göre bir astsubay eleştirmiş. Ama ben üst düzeyde emekli ve halen görevli pek çok subay arkadaşımdan tebrik aldım. TSK parlamenter düzene aşıktır. Bütün partileri sever. Arkadaşlarım kutladıkları gibi doğal karşıladılar. ‘İyi yapmamışsın’ filan demediler.

    DYP'ye girmenizde Doğan Güreş'in rolü oldu mu?

    - Biz komutanlarımızı severiz. Doğan Paşa ile görüşürüz zaman zaman. Karşılıklı görüşlerimizi aktarırız. Saygı ve sevgimiz de gün geçtikçe artmıştır. TSK'da gelenek de budur zaten.

    Peki Çiller'in Başbakan Mesut Yılmaz'ı eleştirirken, ‘şerefsiz onbaşı’ sözlerini sarfetmesi sizi rahatsız etmedi mi?

    - Çok fazla üzerinde durulacak bir konu olduğunu sanmıyorum. Sayın Genel Başkan bu duruma bir açıklık getirmişti zaten.

    Çiller'in malvarlığı üzerindeki şaibe ve iddialar hakkındaki düşünceleriniz neler?

    - Tansu Hanım malvarlığı konusunda pek çok defalar hesap verdi. Bu defa da yine hesap verecek ve yüzakı ile çıkacaktır. Ben bu inançtayım.

    Sizce askerler sisteme ve hükümete müdahiller mi?

    - Hiç sanmam. Atatürk'ün izinden gidiyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin politikaya girme hevesi ve arzusu yoktur.

    TAMBURAM 100 MERMİ ALIR

    Size neden Tamburalı Paşa diyorlar?

    - Ben yapı olarak en uç noktadaki Mehmetçiğim, subayım, astsubayım, korucularımla en tehlikeli yerlerde yanyana bulunmayı yeğleyen bir insanım. Her yerde rahat gezdim. Kendimi korurum. Ben bir bölgeye gittiğimde bir birlik beni korumak istiyor. Ama o zaman o birlik konuşlanma vaziyetini değiştiriyor. Ben de bunu kabul etmek istemediğim için her zaman tamburalı tüfeğim ile gezerdim. M-16 A-2 marka silahıma yüz mermilik bir şarjör sürebiliyordum. Onun için hep tamburalı ile dolaştım. Çünkü karşımdaki kişinin şarjörü en fazla 30 mermi alırdı. O yüzden tamburalıyı kullandım.

    Hiç çatışmaya girdiniz mi?

    - Oldu tabi dört yerde çatışmaya girdim. Ama yara almadım.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı