« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Tanrim bize akil ver!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Deniz SIPAHIILHAN Selcuk, 26 Mayis 2000 Cuma gunu Cumhuriyet Gazetesi'ndeki kosesinde Izmir'e yer verdi. Uzunca bir suredir Izmir'e gelmeyen Selcuk, gordugu manzara karsisinda hayretlerini gizleyemiyor. Bu kenti cok sevdigini defalarca dile getiren Selcuk, ‘‘Izmir'in icinde vurdular beni’’ baslikli yazisinda bakin nelere dikkat cekmis. ‘‘Izmir'e ucaktan baktim. Korfez sari bir bataklik... Korfez'in cevresini kusatan beton yiginlarinin cangili arasinda soluk alinabilecek yesil alan aradim. Yuregim daraldi... Vah Izmir... Ah Izmir... Ya Kordon? Mustafa Kemal, zaferden sonra ilk kez Izmir'e gelince Kordonboyu'ndaki Kramer Palas'a girdigi zaman sormus: - Yunan Krali Konstantin burada raki icti mi? Yanitlamislar: - Hayir! Gazi: - Oyleyse Izmir'i neden almis? Kordonboyu'nu betonlastirdiktan sonra bir de ustune denizini doldurup bitiren belediye baskanlari, dogaya ve tarihe karsi en cirkin cinayeti islediler. Ah o belediye baskanlari! Izmir elden gitmis. Mustafa Kemal uyanip bugunku Izmir'i gorse der ki: - Cocuklar, biz Izmir'i yok etmek icin mi Yunan'dan kurtardik? Eski Izmir belediye baskanlari gecmisten guzel bir miras almislardi. Mavi bir korfez, yosun kokulu bir imbat, bahce icindeki evleriyle Karsiyaka, uzum baglariyla Bozyaka, birbirine yapisik apartmanlariyla beton duvara donusmemis bir Kordonboyu ve kuru incirle taze tutun kokan bir Izmir'i, cok partili surecte cogunlukla ellerinde tutan sozum ona merkez sag belediye baskanlari yiyip bitirdiler. Inanilir sey mi? Kordonboyu tarihsel bir mekandi. Gecmis ve gelecekle butunlesen yasamimizda Izmir Korfezi'ne guzel bir bilezik gibi yakisiyordu. Kimin akliyla kiyildi Kordonboyu'na? 9 Eylul 1922'de Izmir'i kurtardik, 2000 yilinda Kordonboyu'nu kurtarmaya calisiyoruz. Tanrim bize akil ver!’’ * * * IZMIR gecmisine sahip cikamadigi gibi gelecegine de sahip cikamiyor. Turkiye'nin herhangi bir yerine gittiginizde size Kordon'u sorarlar. Gencinden yaslisina buyuk bir cogunlugun Kordon'la ilgili bir anisi vardir. Anilari yok etmeye kimin hakki vardi. Sabahtan aksama degisen kararlarla, plansiz programsiz uygulamalarla bugune kadar kenti yonetenlerin sesleri cikmiyor. Kordon'a simdiki yonetim yeni bir cehre kazandirmaya calisiyor, cirkini biraz olsun guzele cevirmeye calisiyor. Peki sehrin tam ortasindaki duran ‘‘utanc anitlari’’ ne olacak? Bir kez daha sormak gerekiyor. Milyonlarca dolar harcandiktan sonra yarim birakilan, hatta kesilmesi dusunulen viyaduk ayaklarinin onunden her gun gecerken vicdanlar sizlamiyor mu? Ilhan Selcuk'un dedigi gibi... ‘‘Tanrim bize akil ver!’’
Bunları da Beğenebilirsiniz