Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Tanrı Türk’ü korusun

    Hürriyet Haber
    27 Ağustos 2006 - 00:00Son Güncelleme : 27 Ağustos 2006 - 01:04

    UNESCO’nun Uluslararası Jeoloji Korelasyon Toplantısı için Moğolistan’a giden İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Celál Şengör, Türk tarihinin ilk yazılı kaynağı olan Orhun Anıtları’nı da ziyaret etti. Ancak Bilge Kağan, Kültigin ve Tonyukuk anıtlarının korumasız ve kendi kaderine terk hali karşısında şaşırıp kaldı.

    RESTORASYONU RASTGELE YAPILIYOR

    Orhun Anıtları’nın, aralarında Türklerin de bulunduğu bir ekip tarafından elden geçirildiğini belirten Prof. Şengör, "Bu elden geçirme o kadar rastgele, o kadar restorasyondan anlamayan ekipler tarafından yapılıyor ki, anıtlar müthiş zarar görmüş ve görmeye de devam ediyor. Bilge Kağan Anıtı’nı yerinden kaldırıp bir binanın içine koymuşlar. Kültigin Anıtı’nın Doğu Yüzü artık doğuya bakmıyor. Anıtlarla ilgilenen kimse yok. İsteyen istediğini götürebilir" dedi. Türk tarihi ve Türk kültürü açısından bu kadar önemli olan Orhun Anıtları’nın bu kadar korumasız bir durumda bulunmasının çok can sıkıcı olduğunu ifade eden Prof. Şengör, buna rağmen anıtları görmenin heyecan verdiğini söyledi.

    BÖYLE KORUMASIZ BİR YER GÖRMEDİK

    Kendilerinin de Karakurum’da çadırlarda kaldıklarını hatırlatan Prof. Şengör, Orhun Anıtları’ndaki çalışmaların kesinlikle profesyonel olmadığını belirterek, "Bu kadar önemli eserleri barındıran arkeolojik kazı alanına kimselerin girememesi gerekir. Ben bu kadar yer dolaştım ama bu kadar korumasız tarihi eser görmedim. Üstelik bunlar bizim tarihimizin en önemli kaynağı" dedi.

    İşte ilk alfabemizdeki yazılışı/images/100/0x0/55eb2d85f018fbb8f8b061be

    Asım Şengör, Prof. Talat Tekin’in kitabı yardımıyla okuduğu Kültigin Kitabesi’nin üzerindeki Türk kelimesini gösteriyor. Bölgedeki panoya bakılırsa, Orhun Anıtları’nın bakımı ve korunması, Türk ve Moğol hükümetleri arasında imzalanan protokol gereği bu iki ülkeye ait. Ama fiili durum hiç de öyle değil. İsteyen anıtların yanına kadar gidebiliyor, dokunabiliyor, hatta hatıra niyetine bir parça alabiliyor. Oysa, dünyanın hiçbir yerinde bu tür anıtlara bir metreden fazla yaklaşmak mümkün değil.

    Taş alan götürüyor

    Prof. Celál Şengör’ün çektiği fotoğrafta ekibi Kültigin Anıtı’nın yanında. Anıt, hiçbir koruma şeridi olmadan ortalıkta duruyor. 12 asırlık anıtlara isteyen istediği şekilde dokunabiliyor. Prof. Şengör’e göre, anıtın etrafındaki taşlardan herhangi birini alıp gitmek hiç de zor değil. Üstelik alan da gidiyormuş. Hediye diye. Ve üstelik, "Dur hemşerim, ne yapıyorsun" diyebilecek herhangi bir kimse de yok.

    Sefa

    KAPLAN
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı