Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Taner: Borsamız Clinton'ın uçkuruna takıldı

Muharrem SARIKAYA

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner, her zamanki gibi kendinden emin bir havada söze başlıyor:

‘‘Ben mahcup ederim demedim mi?..’’

Dünyayı etkisine alan ekonomik krize rağmen, Türkiye'nin dinamikleri ile ayakta kalabildiğine dikkat çekiyor.

Bankacılık sektörünün krizin etkisinden çıktığını, ekonomideki dengelerin büyük oranda etkilenmediğini belirtiyor.

Ancak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın hâlâ toparlanamamış olmasından duyduğu sıkıntıyı da vurguluyor ve şöyle diyor:

‘‘New York borsası Clinton'ın uçkuru nedeniyle düşüyor. Biz de globalleştik ya, bizim borsa da Clinton'ın uçkuruna takıldı...’’

Taner, Moskova'da hükümetin kurulmuş olmasının Rus ekonomisindeki olumsuz gelişmeleri düzelteceğini vurguluyor.

Bunun önümüzdeki günlerde İMKB'ye olumlu bir yansıma getireceğini ve borsanın yükselişe geçeceğini belirtiyor.

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi'nin, kendisine dönük olarak, ‘‘En yalnız anımızda bizi Güneş Taner yalnız bırakmadı. Bunu unutmayız’’ yönündeki açıklamasına sözü getiriyoruz. Taner, hükümet kurulduktan sonra tekrar Moskova'ya gideceğini söylüyor ve devam ediyor:

‘‘Bizim geleneklerimizde var, komşumuz sıkıntıya girdiği anda yanında oluruz, yalnız bırakmayız...’’

Rusya ile ticaret hacminin daha da artması gerektiğini vurguluyor ve şöyle diyor:

‘‘Göreceksiniz Rusya ekonomisi toparlanacak, ticaret hacmimiz artacak.’’

ŞANSSIZLIĞIM...

Taner, sözü tekrar enflasyona getiriyor. Ekimde yüzde 65, kasım sonunda da yüzde 50'ler seviyesinin yakalanacağını belirtiyor ve ekliyor:

‘‘Şimdi herkes şapkasını önüne alsın, ben mahcup ederim demedim mi?’’

Enflasyonu birçok güçlüğe rağmen bu seviyeye indirdiklerini de belirttikten sonra duraklıyor.

Ardından, ‘‘Yahu ben ne kadar şanssız bir adamım’’ dedikten sonra ekliyor:

‘‘1990'da enflasyonu yüzde 50'nin altına indireceğim dedim, Körfez Savaşı çıktı; Saddam'a çarptım. Bu sene yüzde 50'ler seviyesine inecek dedim, önce Uzakdoğu krizi, ardından Çin krizi, ardından sel ve deprem krizi, ona ilave Hüsamettin Cindoruk krizi, son olarak Rusya ve New York krizi. Çarpa çarpa ne hale geldim?’’

Taner, kendisini bir boks maçında herkesten dayak yiyen boksöre benzeterek devam ediyor:

‘‘Rakip vuruyor, hakem vuruyor, yan hakem vuruyor, rakibin suaneri vuruyor, bu yetmiyormuş gibi bir de benim suanör vuruyor...’’

Ardından, her zamanki içten bir kahkahasını atıyor ve şöyle diyor:

‘‘Buna rağmen başaracağım. Enflasyon yüzde 50'lere inecek...’’

İş çevrelerinden gelen ‘‘seçimler ertelensin’’ çağrılarına ise ‘‘Eh günaydın, daha önce neredeydiler?’’ sorusuyla karşılık veriyor.

Enflasyonun ineceğine herkesin inanmaya başladığını belirtiyor ve şöyle diyor:

‘‘Ekonominin iyiye gittiğini, böyle bir dönmemde seçimin zarar vereceğini yeni fark ettiler. Zamanında benim sözlerime inanıp Deniz Baykal'a baskı yapsalardı bugünkü noktaya gelinmezdi...’’

İki seçimin bir arada olması olasılığına Taner'in yaklaşımı da farklı oluyor:

‘‘Hele bir Meclis açılsın, daha bu köprünün altından çok sular akar...’’

Konuşmasından anlaşılıyor ki, Meclis ekimde açılıp, bütçenin gelmesine kadar geçen sürede seçimi erteleme şansı var. Ondan sonrası için çok güç...













X