Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tam bir bayram konusu

Salih NEFTÇİ

İlk önce okurlara mutlu bayramlar dileği ile başlayalım.

Bayramda yazılacak en iyi konu ne?

Para.

Çünkü para her zaman en iyi konu.

Para ve vergiler.

Tatil boyunca bu konuyu işleyeceğiz. Vergi ödememek için Batılı zenginler neler yapıyor? Hangi enstrümanları kullanıyor?

Vergi cenneti denen şey ne?

BİREYSEL BANKACILIK

Büyük paraları işletmeye finansta bireysel bankacılık (private banking) adı veriliyor.

Uluslararası finansal piyasalardaki deneylerimin bir sonucu mu. Yoksa bu işin üstadı İsviçre'de zaman geçirmenin bir yan etkisi mi?

Yoksa yoksa sadece şans mı?

Aslında konu benim için fazla ilginç değil. Ama son zamanlarda nedense zamanımın bir kısmını almaya başladı.

Bu karmaşık olayı öğrendim. Oyuncuları tanıdım.

Bireysel bankacılık faize ve sermaye kazançlarına getirilen vergilerin bir sonuçu olarak bundan sonra Türkiye'de de ön plana çıkacak.

Bunu göz önünde bulundurup belli bir sınırın üstündeki paraların nasıl işletildiğini, konuyu profesyonel çerçevede tutarak ele almanın yararlı olduğunu düşündük.

Batı'da uzun zamandır kullanılan ama Türkiye'de fazla bilinmeyen bazı enstrümanları tartışmak da ilginç olacaktı.

Böylelikle faize verginin nasıl olup da dönüp dolaşıp sadece orta sınıfı vuracağı anlaşılacaktı.

(Bu arada, bu vergilerden sorumlu tutulacak siyasi partilere de bir iyilik yapmış oluyoruz. En azından seçim gecesi başlarına gelenden dolayı şok geçirmemiş olacaklar.)

Bir örnekle başlayalım.

KAÇAN MÜŞTERİ

Deneyimli portföy yöneticisi yakınıyordu.

‘‘Adamın portföyünü ben yönetiyordum. Genç, tecrübesiz birisine verdiler. Becerememiş. Müşteri geçen gün Londra'da yolda arabayla giderken cep telefonundan aramış. Parasını bizden çekip, rakip firmalardan birisine aktarmış. Bundan sonra orada işletecekmiş.

Bizim banka bir çırpıda 350 milyon dolar'lık fon kaçırdı.’’

Peki bundan sana ne? diye sordum.

Bankanın patronu bizim arkadaşa ‘‘Bu adam seni tanıyor. Seninle beraber çalıştı. Aman uçağa atlayıp benle Londra'ya gel beraberce kendisini ikna etmeye çalışalım. Belki parayı yine bize getirir.’’ demiş.

Düşünebiliyor musunuz? Dünyanın en büyük bankalarından birinin koskoca genel müdürü fon peşinde!

Bir gününü harcayarak, binbir dereden su getirecek, kaçan 350 milyon doları geri getirmeye çalışacak...

Bireysel bankacı olmak kolay değil.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI