Dünya Haberleri

DÜNYA

    Talat:Ölü taklidi yapalım istiyorlar

    A.A.
    20.07.2007 - 13:37 | Son Güncelleme: 20.07.2007 - 17:45

    Mehmet Ali Talat, Kıbrıs barış Harekatı'nın yıldönümünde, hedeflerinin değişmediğini, Rum tarafının ise Ada'yı Yunanistan'a bağlama hayalleri gerçekleşene kadar kendilerinden ölü taklidi yapmalerını istediğini söyledi. Talat, "Barış için Rum tarafına yalvarmayacağız" dedi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk tarafı olarak 20 Temmuz 1974'ün hedeflerini, BM'nin hazırlayıp AB'nin de desteklediği Çözüm Planının barış hedefiyle aynı doğrultuda  gördüklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Talat, 20 Temmuz 1974 Barış ve Özgürlük Bayramının 33. yılı dolayısıyla Lefkoşa Dr. Fazıl Küçük Bulvarında düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “20 Temmuzu, çözümü engelleyen, düşmanlığı, ayrılık ve ayrımcılığı kışkırtan bir gün olarak değil, bunların tam tersine çözüm yolunu açan, dostluk, eşitlik ve kader ortaklığını hazırlayan tarihi bir dönemeç olarak değerlendiriyoruz. Bu değerlendirmemizde yalnız değiliz ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Kıbrıs sorununa gösterdiği barışçı, uzlaşmacı, olumlu yaklaşımıyla birlik içindeyiz” dedi.

    Kıbrıs Rum tarafını barış ve çözüme ulaşmak için iyi niyetli, sonuç alıcı görüşmelere çağıran Cumhurbaşkanı Talat, “Emin olabilirsiniz ki, Rum tarafının atacağı en ufak bir iyi niyet adımı, bizim tarafımızdan atılacak çok daha büyük iyi niyet adımlarıyla karşılık görecektir” diye konuştu.

    Çözüme ve refaha ulaşma çabasında Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türkiye'deki kardeşlerinin hiç eksilmeyen dayanışmasının, Kıbrıs Türk halkının atacağı barış adımlarındaki başlıca güvencesi olduğunu kaydeden Talat, “Kıbrıs'ın her iki kesimini, Türkiye ve Yunanistan coğrafyasını, tüm bölgemizi barışla, sevgiyle kucaklamak için çıktığımız yola devam etmeliyiz, devam edeceğiz” dedi.

    Konuşmasında, Kıbrıs Türkünün hayatının güçlüklerinden bahsederek bundan öğrendikleri çok şey olduğunu kaydeden Talat, hayatın durmadan yoluna devam ettiğini, hayatın gerekleri anlanmazsa yanılgıya düşüleceğini söyledi.
    Bugün kutlanan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramına kaynaklık eden olayların da hayatın bir gerçeği olarak yaşandığını ifade eden Talat, “Bu olayları gerçekçi bir şekilde kavramaz, onlardan sonuçlar çıkarmasını beceremezsek geleceğimize yön veremeyiz; yanılgılara düşeriz; hayatın gerçekleriyle çatışmalar yaşarız” dedi.

    Kıbrıslı Rum liderlerin, 20 Temmuz Barış Harekatının yıl dönümü dolayısıyla “Kıbrıs sorunu Türkiye'nin Adayı işgali meselesidir” diye tekrar ettiğini kaydeden Talat, “Bu hayatın gerçeklerine terstir. Bunun yanlış bir yorum olduğunu sadece Kıbrıslılar değil, dünya da biliyor” diye konuştu. Talat, şöyle devam etti: “20 Temmuz harekatı niçin yapılmıştı? Bir sabah, ortada fol yok yumurta yokken, Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs'a yönelik operasyona mı karar vermişti? Kıbrıs sorununun nasıl ortaya çıktığını, 1950'lerden itibaren, hele 1963 Kanlı Noel'inden sonra Kıbrıslı Türklerin neler yaşadığını bilmeyen mi var? Halkımızın yaşadığı o sonu gelmez çatışmalar, katliamlar, göçler, binbir çeşit şiddet yöntemi nasıl inkar edilebilir?”
    Toplumsal belleklerindeki o acıların hala tazeliğini koruduğunu dile getiren Talat, “Ve kulaklarımızda hala daha Lefkoşa sokaklarının derinliklerine sinir bozmak amacıyla yönlendirilmiş 'Bekledim de Gelmedin!' şarkısının nağmeleri var. Ve tabii ki buna verilen cevap: 'Bir gece ansızın gelebilirim'.”

    “HATIRLATMAKTA FAYDA VAR”

    Geleceği belirsiz, bir gün sonra ne olacağını bilemeden yaşamaya çalışmanın zorluklarına değinen Cumhurbaşkanı Talat, şunları söyledi: “20 Temmuzun bu 33. yılında bir kez daha hatırlamamızda ve hem Kıbrıslı Rumlara hem de Kıbrıs sorununda 'taraf' olmaya çalışan ama tarafsızlıklarını bir türlü koruyamayan dünyanın irili ufaklı tüm devletlerine de hatırlatmakta yarar var: 15 Temmuz 1974'te EOKA lideri Nikos Sampson'un Yunanistan askeri cuntasının desteğiyle yaptığı darbe, Makarios'u devirmekle kalmayıp 'Kıbrıs Elen Devleti'ni de ilan etmişti. O 'Kıbrıs Elen Devleti'nde Kıbrıslı Türklere yer yoktu.

    Kıbrıs sorununun kaynağı da zaten hayatın gerçekleriyle bağdaşmayan bu anlayıştır. Bizim Kıbrıs'taki haklarımızı ve hatta varlığımızı kabullenemiyorlar. Bu nedenle soruna gerçekçi bir çözüm bulmakta zorlanıyoruz; müzakerelerde başarıya ulaşıp yeni bir ortaklık devleti kuramıyoruz.”

    Kıbrıs Türk halkının yaşadığının, Rum tarafının Ada'yı bir Elen yurdu olarak gördüğünü, Türkleri Kıbrıs'ın gerçek sahiplerinden biri saymadığını, tersine yabancı ve aşağı bir ikincil unsur, bir düşman saydığını gösterdiğini kaydeden Talat, Annan Planı'na verilen “hayır” oylarının da aslında “Kıbrıslı Türklere hayır” anlamına geldiğini ifade etti.

    Talat, “Bu politikayı referandumdan bu yana daha da tırmandırıyorlar. Kıbrıslı Türkleri, Elenleşmiş Kıbrıs Cumhuriyeti içinde eritmek istiyorlar. Bunun adına da ozmosis diyorlar” dedi.

    “RUM TARAFI İKNA EDİLMELİ”

    Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması isteniyorsa Kıbrıs Rum tarafının bugünkü durumu devam ettiremeyeceğine ikna edilmesi gerekir. Ne yazık ki, bu ikna süreci yalnızca sözlü ikazlardan öteye geçemiyor. O nedenle de Kıbrıs Rum liderliği tarafından dikkate alınmıyor. Kıbrıs Rum tarafının ikna edilebilmesi için Kıbrıslı Türklerin daha uzun süre izolasyon altında tutulamayacağı mesajının net bir şekilde bazı uygulamalarla desteklenerek verilmesi zorunludur.”

    Talat, izolasyonların kaldırılması mücadelesinin ayrılıkçılık değil, tam tersine bir barış ve çözüm mücadelesi olduğunu vurguladı.

    “BİZE ÖLÜ TAKLİDİ YAPIN DİYORLAR”

    Kıbrıs Rum liderliğinin, Adanın kuzeyinde sanki hayat devam etmiyormuş gibi davrandığına işaret eden Talat, şunları söyledi: “Bize, 'ev yapmayın; aşık olmayın, sevmeyin sevilmeyin, evlenip çocuk doğurmayın; okul diploması vermeyin; tarlada, fabrikada çalışmayın; portakal toplamayın; ürünlerinizi satmayın; Ada dışına yolculuk yapmayın; dünyayla telefon bağlantısı dahi kurmayın; limanlarınızdan ne insan ne mal taşıyın; iş gücü açığınızı dışarıdan gidermeyin; üniversitelerinizi kapatın; hiç ama hiçbir şey yapmayın ve hayatta değilmiş gibi olun!' diyorlar. Kıbrıslı Türkler sanki gerçekte bu Ada üzerinde yaşamıyormuş, gündelik hayatlarını sürdürme ihtiyaçları bulunmuyormuş gibi, kendi demode Elenizm projeleri gerçekleşmediği sürece bizim ölü taklidi yapmamızı talep ediyorlar.”

    “ONLARA YALVARMAYACAĞIZ”

    Amaçlarının Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulmak, Adanın AB içinde ve halkın eşitliği temelinde birleşmesini sağlamak olduğunu dile getiren Talat, “Bunun için onlara yalvarmayacağız. Barışa ulaşmak için yalvarma projemiz yoktur. Barış için, özgürlük için kararlı bir şekilde savaşacağız; mücadele edeceğiz” dedi.

    “ÇERÇEVE BELLİ”

    Çözüm yolunda üretilen ortak çerçevenin belli olduğunu, bu çerçevenin BM'nin Bütünlüklü Çözüm Planı olduğunu kaydeden Talat, şöyle dedi: “Evet, isterse başka bir adla, başka bir kılıkla ortaya çıksın, çözümün çerçevesi hala kabul ettiğiniz Birleşmiş Milletlerin Bütünlüklü Çözüm Planıdır! Kıbrıslı Türkler, en zor şartlar altında yüzde 65 gibi açık bir farkla bu planı benimsedi. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak benim görevim de Kıbrıs Türk halkının barıştan, çözümden, Avrupa'dan yana olan bu iradesi doğrultusunda çalışmaktır” dedi.

    KAPSAMLI ÇÖZÜM İHTİYAÇ”

    Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasının herkes için bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Talat, şunları söyledi: “Kıbrıs Türk halkı, kapsamlı bir çözüme ihtiyaç duyarken, sorunu geçiştirmek ve sanki görüşme yapılıyormuş gibi davranıp sadece iki halk arasındaki ilişkilerin kötüleşmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Sonuç alıcı olmayan görüşmeler, en azından Kıbrıslı Türklerde hayal kırıklığı yaratıp, toplumlar arası ilişkileri de ister istemez kötüleştirecektir. Bu nedenle üzerinde önemle durulan 8 Temmuz süreci sonuç alıcı bir şekilde ilerletilmelidir; bu sürecin bir 'oyalama sürecine' dönüşmesine izin verilmemelidir; biz vermeyeceğiz!”

    Törende, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in mesajı, temsilcisi Alpaslan Nazlıoğlu tarafından Cumhurbaşkanı Talat'a sunuldu. Talat da, kendi mesajını Sezer'e iletmesi amacıyla Nazlıoğlu'na verdi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı