"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Taksim Platformu’nda neden tek bir kadın yok

Taksim Platformu, Başbakan Vekili Bülent Arınç’la görüştü önceki gün...

Yedi maddelik talep listesini hükümete ilettiler.
Demokrasi açısından son derece güzel bir manzara...
Peki altı kişilik heyette kimler var?
Eyüp Muhcu (Mimarlar Odası Genel Başkanı)
Tayfun Kahraman (TMMOB Şehir Plancıları Odası İst. Şb. Bşk.)
Ali Çerkezoğlu (İstanbul Tabip Odası Gen. Sek.)
İsmail Hakkı Tombul (KESK Genel Sekreteri)
Celal Ovat (DİSK Gen. Bşk. Yrd.)
Süleyman Solmaz (TMMOB İst. İl Koord. Kurulu Sekreteri)
Altısı da erkeklerden oluşan bir heyet.
Oysa Gezi Parkı direnişinin tartışmasız sembolü kadınlardır.
Biber gazı yiyen kırmızılı kadın.
Tazyikli suya göğsünü siper eden siyahlı kadın.
Başbakan’la tartışan gazeteci kadın.
Evlerinin kapısını direnişçilere açan ev kadınları...
Tencere tava sokağa dökülen kadınlar.
Öyleyse çözüm süreci için çalışan bu heyette neden tek bir kadın yok?
Gezi Parkı meselesinde derdimizi en iyi anlatan kadınlar değil mi?

Beşiktaş’ın seyirci sayısı artıyor

Sağdan soldan duyuyorum, etrafımdan işitiyorum, Twitter’da okuyorum;
“Bundan sonra Beşiktaşlıyım” diyenlerin...
“Bu takıma sempatim arttı” diyenlerin...
“Futboldan anlamam ama artık Beşiktaş’ı destekliyorum” diyenlerin...
“Bundan sonra başıma bir şey gelirse polise değil Çarşı’ya başvuracağım” diye espri yapanların...
Sayısı her gün artıyor.
Elbette takımın efsane taraftar grubu Çarşı sayesinde.
İlk günden beri olayların göbeğindeydiler.
Zaten efsaneydiler ama 10 gündür Gezi Parkı’yla ilgili yaptıkları, yazdıkları, söyledikleriyle daha da bir efsaneye dönüştüler.
Aynısı Van depreminden sonra da olmuştu.
Bugün koskoca Van şehri ve çocukları Beşiktaş taraftarı olduysa, Çarşı’nın Van depreminde yaptıkları yüzündendir. Van’dan sonra İstanbul’un da gönlünü fethettiler.
Beşiktaş’ın taraftar sayısını artırdıklarına eminim.

Çapulcu ekonomisi!

Araştırmayı bizim ekonomi servisinden Demet Cengiz yapmış...
Gezi Parkı direnişi başladığından bu yana sinema seyircisi yüzde 70 azaldı...
Restoranlar sinek avlıyor...
Alışveriş merkezleri ciroları yüzde 30 düştü...
Çünkü buraların müşterisi Gezi’de.
Bizzat Gezi’de olmasalar da, millet sokakta gaz yerken sinemaya gitmek, yemek yemeye çıkmak, kulüplerde eğlenmek gelmiyor insanların içinden.
Demek ki bu ülkede çapulcu ekonomisi diye bir şey varmış.
Ve piyasaya katkıları azımsanmayacak boyuttaymış.

Sıfır taciz

Cuma gününden bu yana sürekli Gezi Parkı yazıyorum.
Topçu Kışlası’na daha Başbakan ilk dile getirdiği 2011’den bu yana da “hayır” diyorum.
Sonuna kadar da yazmaya, hayır demeye devam edeceğim.
Diğer taraftan Gezi Parkı direnişinde yaşanan güzellikler de yazmakla bitmez.
Gezi Parkı, paranın geçmediği bir yere dönüştü.
Her şey bedava...
Çay, su, ilaç, bisküvi, yiyecek, kitap, gaz maskesi, doktor, avukat...
Kimin ne ihtiyacı varsa birileri mutlaka yardıma koşuyor.
Ve işin ilginci, 10 binlerce insanın toplandığı bu kadar kalabalık yerde 10 gündür tek bir taciz olayı yaşanmıyor.
Taksim bu konuda sicili bozuk bir yerdir.
Yılbaşı kutlamaları, eğlenceler ve konserlerdeki çirkin taciz görüntüleri hepimizin hafızlarında.
Oysa son 10 gündür her zamankinden daha fazla kadın var Taksim’de.
Genci, orta yaşlısı, öğrencisi, çalışanı...
Kimi kısacık şortunu giyip geliyor, kimi mini eteğini...
Gece yarılarına kadar Taksim’e rahatça girip çıkıyorlar, sabaha kadar parkta uyuyorlar.
Bugüne kadar tek bir taciz olayı ne görüldü, ne duyuldu.
Sırf bu bile Taksim’deki çapulcu profilini anlatmaya yetmiyor mu?..

X