Gündem Haberleri

    Tahliye edilen Hizbullahçılar vekil mi olacak

    Hürriyet Haber
    11.01.2011 - 16:45 | Son Güncelleme:

    Seçim tarihi yaklaştıkça Ankara hep hareketlenir. Bu yıl, hareket geçen seçim dönemlerine göre çok daha önce başladı. Bunun bir nedeni de, ilginçtir, tahliye edilen Hizbullahçılar.

    Ankara kulislerinde bugünlerde en çok konuşulan, tartışılan konu Hizbullahçıların geleceği.

     

    Cezaları ne zaman onanacak? Kaçacaklar mı? Yoksa, sıkı durun, vekil mi olacaklar?

     

    Evet, Ankara’da bu tartışılıyor...

     

     

    Zeynep GÜRCANLI hurriyet.com.tr

    180’den fazla kişinin ölümünden dolayı dava edilen, ilk derece mahkemesi tarafından müebbet hapse mahkum edilen ancak cezaları henüz Yargıtay tarafından onanmadığı ve tutukluluk süreleri 10 yılı aştığı için tahliye edilen Hizbullahçılar, Haziran ayındaki genel seçimde milletvekili mi olacaklar?

     

    Özellikle Ankara’daki yüksek yargı çevrelerinde, kulislerinde dillendiriliyor bu konu.

     

    Çünkü pekçok hukukçuya göre, cezaları onanmadığı, yani kesinleşmediği için Hizbullahçılar’a milletvekili adaylığı yolu açık.

     

    Hizbullah davası sanıklarının Batman, Diyarbakır gibi kentlerden bağımsız milletvekili adayı olup, seçilebilecekleri konuşuluyor.

     

    SEBAHAT TUNCEL ÖRNEĞİ

     

    Üstelik bunun örneği de var. Son seçimlerde, bağımsız aday olan Sabahat Tuncel, adaylığı döneminde tutukluydu. Milletvekili seçilince, tutukluluğu sona erdi, hapisten çıkıp TBMM’de vekil sıralarında yerini aldı. Üstelik dokunulmazlık yasası nedeniyle, vekilliği sürdükçe, hakkındaki davalar da görülemeyecek.

     

    TEBLİGAT YAPILMAZSA DAVA BİTMEZ…

     

    Hizbullahçıların aday olmalarının önüne ancak haklarındaki birinci derece mahkeme kararının Yargıtay tarafından onanması geçebilir.

     

    Ancak burada da devreye, “tebligat kanunu engeli” giriyor.

     

    Durum şu;

    Mevcut yasalar gereğince yargılanan Hizbullah davası sanıkları, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapse mahkum edildiler.

    Ancak sanıklar, kararı temyiz ettiler.

     

    Yasalar gereğince, dava dosyası Yargıtay’da görüşülmeden önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidiyor. Başsavcılık da bir tebliğname hazırlıyor.

     

    Bu tebliğname, dava hakkında nihai kararı verecek olan Yargıtay dairesi açısından bağlayıcı değil. Ancak yargılama sürecinin bir parçası.

     

    Mevcut Tebligat Kanunu’na, Hizbullah davasının Yargıtay’da ele alınmadan önce, bu tebliğnamenin tüm sanıklara, avukatlarına ve suçtan zarar görenlere (müdahillere) tebliğ edilmesi gerekiyor.

     

    Dava dosyasında, sanık ya da müdahil bir kişiye bile bu tebligat yapılamazsa, Yargıtay’ın Hizbullah davasına bakacak olan 9. Ceza Dairesi dosyayı incelemeye alamıyor.

     

    Üstelik yine mevcut yasaya göre, bu tebligatların bizzat şahsa yapılması gerekiyor. Tebligatların tam olarak yapılmaması, davanın “usülden bozulmasının” önünü açıyor ve bozma gerekçesi oluyor.

     

    Şimdi yargı çevrelerinin endişesi, sanık, sanık avukatı ya da müdahillere, tebligatların seçim tarihine kadar tamamlanamaması.

     

    Tebligatlar tamamlanamazsa, yargı süreci de tamamlanmamış olacak. Dosya incelenemeyecek.

     

    Kısacası Hizbullah sanıklarının adli sicil kayıtlarına bu davaya ilişkin herhangi bir unsur yansımayacak. Yani, milletvekili adayı olmalarının önünde herhangi bir engel yer almayacak.

     

    Bağımsız aday olarak girebilecekleri seçimlerde, milletvekili seçilmeleri halinde ise, dokunulmazlık zırhı devreye girecek.

     

    YENİ TEBLİGAT YASASI TBMM’DE

     

    Mevcut tebligat yasası, sadece Hizbullah davasında değil, pekçok davada yargılama süresinin uzamasına neden oluyordu. Hükümet, mevcut kanunu değiştirecek, yeni Tebligat Kanunu Tasarısını TBMM’ye gönderdi. Tasarı Adalet Komisyonu’ndan geçti.

     

    Ancak yasalaşması için TBMM Genel Kurulu’ndan da geçip, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması gerekiyor.

     

    TBMM’de sırasını bekleyen Tebligat Kanunu Tasarısı, sanıklara, avukatlarına ya da müdahillere tebligatları kolaylaştırıyor.

     

    Yeni kanunla, elektronik ortamda da tebligat yapılabilmesinin önü açılıyor. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak.

     

    Elektronik yolla tebligat yapılamaması halinde ise, muhatabın adrese dayalı kayıt sistemi çerçevesindeki son adresine tebligat yapılması yeterli olacak. Gösterilen adres, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine, zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edecek ve ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracak. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacak.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı