Tahir Perek: Vergi iadesi

Hürriyet Haber
11.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.09.2000 - 00:01

Tahir PEREK

BİNBİR zorluklarla tahsil edilen vergilerden bir kısmının mükelleflere geri verilmesi anlamına gelen vergi iadesi, oldum olası Maliye'ye ters gelir. Ancak, kanun hükümlerine göre yapılması gereken bu işlemden kaçınılması mümkün olamadığından, Maliye onu mümkün olduğu kadar geciktirmeye çalışır.

Aslında Maliye'nin bu çabası pek de haksız değildir. Alınan vergilerin geri verilmesindeki psikolojik güçlük bir yana, Maliye bir de hak etmedikleri halde vergi iadesi almaya çalışan sahtekárlarla uğraşmak zorunda kalmaktadır.

Gerçekten, nakit olarak vergi iadesinin alındığı her durumda, mutlaka ortaya üçkáğıtçılar çıkmış, sahte belgeler ve sahte işlemlerle devleti dolandırmaya çalışmışlardır.

Hayali ihracat olayı bu amaçla keşfedilmiş, naylon faturacılık bu yüzden olağanüstü boyutlara ulaşmıştır.

Dolandırıcılığı önlemek için Maliye'nin tedbir almasına, bazı işlemleri yokuşa sürmesine kimsenin bir şey demesi mümkün değildir, ama hesaplarını ona göre yapan, fiyatlarını ona göre tespit eden dürüst mükelleflerin hak ettikleri vergi iadelerini geri alamamalarına, ya da çok gecikmeli olarak almalarına, yani kurunun yanında yaşın da yanmasına kimsenin gönlü razı olamaz.

DENGE KURULMALI

Maliye, mutlaka bir denge kurmalı, özellikle sahtekárlık imkánlarının bulunmadığı konularda, dürüst mükelleflerin mağduriyetini önleyecek pratik tedbirleri süratle almalıdır.

Maliye'nin artık klasikleşmiş oyalama taktiklerinin tipik bir örneği halen yaşanmaktadır.

KDV iadelerinin, dolandırıcıların iştahını kabartan, ihracat istisnası ile ilgili çeşidinin yanında bir de Bakanlar Kurulu'nca vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olan çeşidi vardır.

31.12.1998 tarihine kadar, bu konuda sadece temel gıda maddelerinde iade alma sözkonusu iken, 3065 sayılı Kanunla, 1.1.1999 tarihinden itibaren bu imkán, KDV nispeti indirilmiş bütün mal ve hizmetlere tanınmış, ancak uygulamanın başlayabilmesi için Bakanlar kurulu'nun bir sınır tespit etmesi ve Maliye Bakanlığı'nın da usul ve esaslar düzenlemesi şartı konmuştur.

Yani dizginler tamamıyla Maliye Bakanlığı'nın eline verilmiştir.

Maliye Bakanlığı, 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe giren ve ilk iadelerin Ocak 2000 ayından itibaren alınması gereken, bu çeşit vergi iadeleri için şimdiye kadar çoktan yapıp bitirmesi gereken işlemlere, ancak 19.7.2000 tarihinden itibaren başlamış, bu tarihte sınır tespiti için Bakanlar Kurulu'na başvurmuş ve Bakanlar Kurulu da sözkonusu sınırı bir milyar lira olarak tespit etmiştir.

Yani yıl sonları itibariyle düşük nispetler yüzünden indirilememiş KDV'lerin bir milyar lirayı aşan kısımları iade alınabilecektir.

Ancak, iş burada bitmemektedir. Uygulamanın başlayabilmesi için, bu iadenin nasıl alınacağını Maliye Bakanlığı'nın ayrıca ilan etmesi gerekmektedir.

Maliye Bakanlığı bu kozu kullanarak iadeleri daha ne kadar geciktirir bilemiyoruz, ancak özellikle daha önce temel gıda maddeleri ile ilgili iadeleri almakta iken, bu uygulama ile 1.5 yıldır iade alamayan ve hesaplarını iade alacaklarına göre yapan mükelleflerin mağduriyetleri de açıktır.

Maliye Bakanlığı'nın artık elma ile armutları ayırmasını ve kuruların yanında yaşların da yanmasını önleyecek tedbirleri almasını umuyoruz.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı