Tahir Perek: Transfer ücreti tazminat sayılır

Hürriyet Haber
20.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tahir PEREK

FUTBOLCU transferlerinin yoğunlaşmaya başlayacağı şu günlerde sporcuların vergilendirilmesi tekrar gündeme geliyor.

Profesyonel sporculuk işi, aslında serbest meslek faaliyetine daha yakın olmakla birlikte, sporcular prensip olarak bir işverene, yani bir spor kulübüne bağlı ve tabi olarak devamlı hizmet verdiği için aldıkları her türlü bedele ücret denilmekte ve vergilendirme de ona göre yapılmaktadır.

Profesyonel sporcular, prensip olarak kulüplerinden üç türlü para alırlar.

Birincisi, sosyal sigorta haklarından da yararlanabilmek için her ay düzenlenen ücret bordrolarından aldıkları ücretler.

İkincisi, başarı primi olarak aldıkları paralar.

Üçüncüsü ise, ‘‘transfer ücreti’’ adı altında aldıkları toplu paralar.

Bu üç çeşit ücretten birincisi ve ikincisinin alalade bir çalışanın aldığı ücretten farkı olmadığı için, bunların normal ücretler olarak vergilendirilmelerinde herhangi bir sakınca sözkonusu değildir.

Ancak, üçüncü çeşit bedel, yani transfer gelirlerinin durumu çok farklıdır. Vergilendirilmesi zaman zaman tartışma konusu olan ücret çeşidi de budur.

YÜZDE 40'A DAYANDI

Daha önce, diğer ücret kalemlerinden ayrılan ve özel olarak % 15 oranı ile vergilendirilen bu gelirler, 1.1.1999 tarihinden itibaren, normal ücretler gibi vergilendirilmeye başlandı. Yani artan miktarlara göre % 15'ten başlayıp % 40'a kadar yükselen oranlarda vergi alınmaya başlandı. Doğal olarak, rakamlar yüksek olduğu için, fiili vergilendirme oranı daima % 40'lara dayandı.

Sporcu kazançlarının vergilendirilmesinde böyle bir ayrım doğru mudur, transfer gelirlerinin diğer ücret gelirlerinden herhangi bir farkı yok mudur soruları daima tartışma konusu olmuştur.

Bu ayrımın doğru olduğu ve transfer ücretlerini normal ücretmiş gibi kabul etmenin vergileme açısından haksızlıklar doğurduğu şeklinde, bizim de katıldığımız, yorumların gerekçeleri şöyledir:

Transfer bedelleri ücretten daha ziyade tazminat niteliğindedir. Sporcuların para kazandıkları aktif spor hayatları yaklaşık 10 yıldır. On yılın sonunda herhangi bir kıdem tazminatı almadan emekli maaşına da hak kazanmadan sporcu emeklisi olurlar. Kalan uzun emekli ömürlerinde, başka işler yapmak için hazırlıklı olmadıklarından, antrenörlük, spor yazarlığı vs. gibi bazı istisnai durumlar dışında, doğru dürüst iş yapamazlar ve maddi bakımdan perişan olurlar.

En tedbirlilerinin yaptıkları iş ise, gençliklerinde aldıkları transfer paralarını biriktirip onların nemaları ile geçim yolunu bulmaktır.

Normal sürelerde emekli olan düz bir işçide emekli maaşı ile geçinemediği için, emekli olduğu sırada aldığı kıdem tazminatlarını değerlendirerek geçinmeye çalışır. Bu yüzden de işçilerin kıdem tazminatları vergiye tabi değildir.

KIDEM TAZMİNATI

İşte, olaya bu açıdan bakıldığında, transfer ücretleri de bir nevi önceden taksitlerle tahsil edilen kıdem tazminatı olarak kabul edilmeli ve normal ücretlilerin iş değiştirdiklerinde ya da emekli olduklarında aldıkları kıdem tazminatları gibi vergiye tabi tutulmamalıdır.

Aslında büyük çapta transfer ücreti alan sporcuların sayısı her dönemde 20-30 kişiyi geçmez. Oysa kıt kanaat geçinen binlerce sporcu, bu sınırlı kişilerin aldığı yüksek transfer ücretlerinin yarattığı abartılı hava yüzünden aynı statüde ve yüksek oranda vergilendirilmektedir.

Öte yandan, çoğu zaman kulüpler futbolculara ödedikleri transfer ücretlerinden gerçek anlamda vergi kesememekte, sözleşmeleri net tutarlar üzerinden yapmakta ve vergi yükleri kendi üzerlerinde kalmaktadır. Bu durumlar da, zaten açık veren bütçelerle faaliyet gösteren ve borç yükü altında bocalayan kulüpleri daha da zora sokmaktadır.

Böylece spor kulüplerini teşvik için tanınmış olan ‘‘Kurumlar Vergisi muafiyeti’’ de hiçbir işe yaramamakta ve káğıt üzerinde kalmaktadır.

İşte öteden beri bilinen bu gerekçelerle, vergi dışı bırakmak değil ama, hiç olmazsa biraz düşük bedelle vergilendirmek üzere, transfer gelirleri % 15 oranı ile vergilendirilirken, 1998 yılında biraz da görünüşe aldanılarak, bir gece yarısı operasyonu ile görüşülmeden, tartışılmadan bu imkán kanundan çıkarılıverilmiştir.

1.5 yıldır uygulanmaya çalışılan ve yaklaşık % 40 oranı ile vergilendirilen transfer ücretlerinin, gerçek anlamının doğru değerlendirilmesi ve yanlış olarak atılmış bu adımın geri çekilmesinin gerekli olduğunu ilgililerin dikkatine bir kere daha sunuyoruz.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı