Tahir Perek: Ters repo vergisi çok tartışılır

Hürriyet Haber
09.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tahir PEREK

KANUN hükümlerinin uygulanmasında zaman zaman tereddütler duyulur. Böyle durumlarda Maliye Bakanlığı konu ile ilgili olarak genel tebliğler yayınlar ve tereddütleri gidererek uygulamalara yön verir.

Maliye Bakanlığı son olarak 6 Şubat tarihli Resmi Gazete'de biri Kurumlar Vergisi ve diğeri Gelir Vergisi ile ilgili olarak iki adet genel tebliğ yayınladı.

Çok önemli konuları içeren bu tebliğlerdeki Bakanlık görüşleri, genel olarak tereddüt duyulan hususlarda mükellef durumunda olan kesimin düşündükleri, yorumladıkları ve bekledikleri şekilde olmamıştır.

Bu yüzden önümüzdeki günlerde bu konuların epeyce tartışılacağı anlaşılmaktadır.

Bugünkü yazımızda, ‘‘Repo, ters repo işlerinde ve vadeli mevduat hesaplarında değerleme’’ ile ilgili tebliğ hükümlerinden söz etmek istiyoruz.

TERS REPO

Devlet tahvili ve Hazine bonolarının 1999 yılından başlamak üzere yıl sonlarında Borsa rayici veya işlemiş faizleri de dikkate alınarak değerlendirilmesi esası getirilmişti.

Daha önce sağlanan faizlerin tamamı vade bitiminde değerlendirildiği için gelirler çoğu zaman bir sonraki yıla kaydırılabiliyor ve böylece vergiler bir yıl ertelenmiş oluyordu.

Bu konuda bu yıl kaçınılacak bir durum kalmayınca, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları özellikle yıl sonuna açık gelecek şekilde repo işlemleri yapmaya çalıştılar. Böylece değerlemenin müşteri tarafından yapılmasını ya da değerleme dışında kalınmasını temin etmek istediler.

Eğer müşteri bir şirketse, yük banka yerine şirkete geçmiş olacaktı, eğer müşteri özel şahıslar ise bu takdirde herhangi bir değerleme yapma zorunluluğu da kalmayacaktı. Çünkü, yıl sonu değerlendirmeleri sadece ticari işletmelere mahsus bir işlemdir.

Ancak, Maliye Bakanlığı'nın bu görüşte olmadığı bu tebliğlerle anlaşıldı. Bakanlık, değerlemenin müşteri tarafından değil, menkul kıymetleri geri almakla yükümlü olanlar, yani bankalar tarafından yapılması gerektiğini açıkladı.

Çünkü Bakanlık, repo ve ters repo işlemlerinin esas itibariyle günün faiz koşullarına göre bir borç alışveriş işlemi olduğunu, tahvil ve bonoların bu işlemlerde bir nevi teminat unsuru olarak kullanıldığını varsaymıştır.

Öte yandan, vadesi ertesi yıla sarkan repo ve ters repo işlemlerinde, yıl sonu itibariyle tahakkuk edecek faiz tutarları, müşteri tarafından gelir, banka açısından ise gider olarak dikkate alınacaktır.

VADELİ MEVDUAT HESAPLARI

Daha önceki yıllarda, tereddüt duyulmakla birlikte, genel olarak bankalardaki vadeli mevduat hesaplarında, faiz tutarlarının tamamı vade sonlarında gelir olarak dikkate alınıyordu.

Çünkü, vadenin bozulması halinde, elde edilecek faiz tutarı tamamen değişebileceğinden, henüz garanti edilmemiş bir gelirin peşin olarak tahakkuk ettirilmesi ve vergisinin ödenmesi haksızlık olarak yorumlanıyordu.

Bakanlık bu konuda da, bu yorumlara katılmamış ve vadeleri bir sonraki yıla sarkan mevduat hesaplarına yıl sonu itibariyle tahakkuk ettirilecek faizlerin hesaplanarak o yılın gelirine eklenmesini ve vergilendirilmesini öngörmüştür.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı