Tahir Perek: Nereden buldun uygulanabilir mi? (2)

Hürriyet Haber
29.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tahir PEREK

Vergi kaçakçılığına karşı mücadelede esas olan etkili gelir denetimidir. Bu denetimde başarılı olunduktan, kayıt dışı ekonomi marjinal bir düzeye indirildikten sonra, gelir denetimi ağındaki sızmaları kavramak için servet denetimi ağına geçilir. Kısaca, önce gelir incelemesi, sonra kaynak sorgulaması. Etkin gelir denetimi demek, bizim gibi bir ülke için iyi yetişmiş gayretli en az 5000 kişilik vergi inceleme ordusu demek, etkin gelir denetimi demek, çözüm üreten, hazine hukukuna sahip, yükümlü haklarına saygılı, güçlü bir vergi idaresi demektir. Vergi kaçakçılığı ancak böyle bir insan malzemesi ve örgüt yapısıyla kabul edilebilir bir düzeye indirilebilir. İşte o zaman ikinci aşamaya, kaynak sorgulaması aşamasına geçilir. Birinci aşamada başarılı olamayan, rahatlıkla kayıtdışı işçi çalıştırabilen, kayıtdışı üretim ve kayıtdışı ihracat, kayıtdışı ithalat, kayıtdışı döviz transferi yapılabilen, gayrimenkulleri düşük değerle resmi kayıtlara geçirilebilen bir ülkede kaynak sorgulama yöntemi uygulanamaz.

Ülkemizin gerçeklerine gelince, gereği gibi vergi incelemesi yapabilen denetim elemanlarının sayısı 400'ü geçmez. İngiltere'de bu sayı 4.500-5.000'dir. Avusturya'da inceleme elemanları İtalya'ya gider, İtalya'nın adriyatik sahillerindeki yat limanlarına bağlı Avusturyalı yükümlülere ait kenkeleri saptar, ülkesine döner ve bunların kaynağını sorar. Bizim denetim elemanlarımızın Sirkeci'den Taksim'e çıkmaya gücü yetmez. Gelirler Genel Müdürlüğü eli kolu bağlı bir örgüttür. Üst inceleme elemanları kendisine bağlı değildir, yerel inceleme elemanları kendisine bağlı değildir, vergi daireleri kendisine bağlı değildir. Vergi dairelerimiz değil mükellefleri izlemek, hesaplarını bile tutamamakta, ödenmiş vergileri tekrar tekrar istemektedir. Böyle bir örgüt yapısı ve insan malzemesiyle vergi kaçakçılığının ana damarlarını denetim altında tutmak olası değildir.

Bu nedenle gerçekten vergi almak isteyen bir iktidar, önce bu çarpıklıkları düzeltir, bu noksanları tamamlar, vergi kaçaklarını makul bir düzeye indirir, ondan sonar kaynak sorgulama yöntemine geçer. Şov yapmak isteyen iktidarlar da işi tersinden tutar, vergi yönetimindeki perişanlığı görmezden gelir, vergi kaçakçılarından hesap soracağım diye servet sorgulama yöntemini getirir ve ekonomiyi batırır. Suçu da Rusya'ya, Uzakdoğu'ya yükler.

RASYONEL DEVLET

Sonuç olarak şunları vurgulamak isteriz:

1. Gereği gibi vergi alınmadan ‘‘kabuk devlet’’ten ‘‘rasyonel devlet’’ aşamasına geçmek mümkün değildir. Vergi de yasa ile konur, örgütle alınır.

2. Ülkemizin bugünkü koşullarında kaynak sorgulama yönteminin henüz uygulanamayacağı yalnız argümanlarla değil, deneyimlerle de kanıtlanmıştır: 1961-1984 arasında yirmi üç yıl uygulandı, vergiden kaçırdığı gelirleri özel hesap kanalıyla yatırıma aktaran birkaç safdili cezalandırmaktan öte bir sonuç vermedi. Bu yöntem 1994 yılında tekrar getirildi, kimseye uygulanamadı, V.U.K.'nunda halen bostan korkuluğu gibi durmaktadır.

3. Kaynak sorgulama yönteminin konjonktürel nedenlerle erteleme önerisi tutarsızdır. Kaynak sorgulama yöntemi vergi güvenliği ile ilgili bir tekniktir. Vergi güvenlik tedbirlerinin konjonktürle alakası olamaz, para politikası ya da vergi politikası aleti değildir. İyi konjonktürde vergi kaçakçılığı ile mücadele edilir, kötü konjonktürde mücadeleye ara verilir diye bir kural da yoktur. Ekonomik krizin nedeni dünya krizi ise kaynak sorgulama yönteminin şuçu ne? Niçin erteliyoruz? Yok öyle değil de, krizin başlıca nedeni, bu yöntem ise neden tamamen kaldırmıyoruz da, üç yıl sonraya erteliyoruz. Üç yıl sonra tekrar krize girelim diye mi? Hükümet bu soruları yanıtlamalıdır.



Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı