Tahir Perek: Depremzede borç kavgasından kurtuluyor

Hürriyet Haber
12.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 12.02.2000 - 00:01

Tahir PEREK

CAN ve mal kaybına neden olan depremlerin etkilediği Marmara Bölgesi'nde faaliyet gösteren kişilerle iktisadi ve ticari ilişkide bulunan vergi mükelleflerinin alacaklarının tahsilinde ortaya çıkan imkánsızlıkların kanıtlanmasıyla ilgili olarak Vergi Usul Kanunu'ndaki şartlar, bu olaya münhasır olmak üzere hafifletilmektedir. Borçlunun dava edilmesi veya icra yolu ile takip edilmesi zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır.

5 Şubat 2000 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 284 No'lu Vergi Usul Kanunu Tebliği'nde bu konuda yerine getirilmesi gereken hususlar açıklanmaktadır.

Borçlunun deprem bölgesinde vergi mükellefi olması,

Alacağın ticari veya zirai ilişkiden dolayı ve depremden önce doğmuş olması,

Alacağın irsaliye, fatura, çek, senet gibi belgelerle teyidi.

Alacağın ilgili yıl kayıtlarına gelir unsuru olarak girmiş ve KDV beyannamelerinde beyan edilmiş olması,

Borçlunun deprem nedeniyle mal varlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin mahkemece tespit kararının bulunması şartlarının bulunması durumunda bu gibi alacaklar için karşılık ayrılabilecek ve 1999 yılı bilançosunda pasifte gösterilebilecektir. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin alacakları için karşılık ayırmaları mümkün bulunmamaktadır.

NOTER BELGESİ

Bu şekilde karşılık ayrılan alacaklar daha sonra tahsil edilirse, tahsil edildiği yıl, gelir olarak yazılacaktır.

Alacaklı ve borçlunun muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu belgeyi noterde düzenlemeleri halinde bu belge, alacağın değersiz hale geldiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edilecektir.

Alacaklarını zarar yazacak mükelleflerin Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenmiş ve borçlunun mal varlığının en az üçte birini kaybettiğini tespit eden raporu, alacağın zarar yazıldığı yılın gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi eki olarak vergi dairesine verilecektir.

Zarar yazılacak miktarın on milyar liranın altında olması halinde, beyannameleri imzalamaları şartı ile bu raporu SM Mali Müşavirler de yazabileceklerdir.

Borçlunun il veya ilçe idare kurullarından aldığı ve mal varlığındaki zarar derecesini gösteren belge, Maliye Bakanlığı'nca tasdik raporu olarak kabul edilecektir.

ZARFI SAKLAYIN

Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakları için, depremden zarar gören borçluya yazılan taahhütlü mektubun geri dönmüş olması halinde posta görevlisinin açıklamasını içeren zarfın yazıya ekli olarak saklanması yeterli olacaktır.

Depremden hemen sonra, 30 Eylül 1999 tarihli ‘‘deprem bölgesindeki alacaklar’’ başlıklı yazımızda, ‘‘karşılık ayırabilmek için depremde canlarını ve mallarını kaybetmiş kişilere dava açma ve icra takibi yapma mecburiyetinin insani açıdan kaldırılıp bir başka yöntem geliştirilmesini’’ önermiştik. Bu nedenle, bilanço ve beyanname dönemi bitmeden alacaklılara gösterilen kolaylık ve insani duyarlılık nedeniyle Maliye Bakanlığı'na teşekkür ederiz.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı