Dünya Haberleri

DÜNYA

    Sydney’de kâbus

    Mehmet Y. YILMAZ/ SYDNEY
    15.12.2014 - 21:57 | Son Güncelleme: 15.12.2014 - 21:57

    Avustralya’nın Sydney kenti dün güne krizle başladı.

    Martin Meydanı’ndaki bir cafe’yi basan saldırgan onlarca kişiyi rehin aldı. Eylemci Başbakan Tony Abbott ile görüşmek ve IŞİD bayrağı istedi. Polis eylemin başlamasından yaklaşık 16 saat sonra cafe’ye girdi. Operasyonda kendisini ‘Şeyh Harun’ diye anan İranlı saldırgan ve iki kişi daha öldü.

    Sydney’de kâbus

    SYDNEY, dün sabaha hiç alışık olmadığı bir şekilde başladı. Sabah saat 09.45’te, kentin haritalarında CBD (Merkezi İş Bölgesi) olarak işaretlenmiş kesimindeki pastaneye gelen silahlı bir adam, sayılarının otuz civarında olduğu tahmin edilen müşterileri rehin aldı.
    Yanında getirdiği siyah bezin üzerinde beyaz harfler ile “kelime-i tevhid” yazılıydı. İki rehine, ellerindeki bu “bayrağı” İsviçreli ünlü çikolata üreticisi Lindt’in Sydney’deki kafesinin vitrininde tutmaya zorlanmıştı.
    Olayın duyulmasından itibaren polis bölgeyi tamamen boşalttı. Bununla da kalmadı, ünlü Opera Binası, Ulusal Kütüphane gibi önemli binalar da olası bir terör saldırısına karşı boşaltıldı. Yürekleri ferahlatan açıklama çok geçmeden geldi: Terör saldırısı, pastane ile sınırlıydı, kentin diğer bölgelerinde beklenen bir tehlike yoktu. Rehine alma olayı gerçekleştiğinde, Hürriyet’ten fotoğrafçı arkadaşım Sebati Karakurt ile birlikte Avustralya’nın önemli sörf merkezi Gold Coast’ta, bir doğal yaşam barınağında koalalar ile oynuyorduk. İlk uçağa atladık ve iki gün önce ayrıldığımız Sydney’e geri döndük.

    Sydney’de kâbus

    Başbakan ile görüşmek istedi

    Olayın gerçekleştiği bölgede, iki gece önce iğne atsanız yere düşmeyecek bir durum vardı. Yaklaşan Noel nedeniyle verilen ofis partilerinden çıkanlar, civardaki publara, barlara dağılmışlardı, bütün kent dev bir parti alanına dönüşmüştü. O kalabalıkta bir tek polis görmemiştik. Cuma geceki eğlenceli kalabalığın yerini bu kez çelik yelekler giymiş, özel taktik polisleri almıştı. Benim için daha da ilginç olanı, polisin ve Yeni Güney Galler (NSW) eyaleti yetkililerinin neredeyse her saat başında gazetecilerin karşısına çıkıp bilgi vermeleriydi. Rehineler hakkında bilgi almak isteyenler için de polis özel bir telefon hattı açmıştı, twitterde de sorulan soruları yanıtlıyordu. Teröristin tek isteği vardı, Başbakan Tony Abbott ile görüşmek! Bir de IŞİD bayrağı istediğine dair haberler vardı. Emniyet Müdürü, ilk açıklamalarında sorunu “barışçı” yöntemlerle çözmeyi deneyeceklerini açıklasa da 16 saat sonra operasyon geldi.

    Sydney’de kâbus

    POLİS OPERASYON DÜZENLEDİ

    Rehine eyleminin altıncı saatine geldiğinde hiç beklenmedik bir şey oldu ve üç erkek rehine pastaneden dışarıya kaçmayı başardı. Onlardan bir saat sonra bu kez iki kadın çalışan pastaneden kaçabildiler. Akşam karanlığının çökmesiyle pastanedeki ışıklar kapatılırken gergin bir bekleyiş başlamıştı. Gece yarısından sonra duyulan patlama sesleri ardından 5-6 kişilik bir rehine grubu daha kaçmayı başardı. Eylemin başlamasından yaklaşık 16 saat sonra polis pastaneye girdi.
    Sedyelerde çıkarılan yaralılar dikkat çekerken, birine kalp masajı yapılıyordu. Avustralya basınında saldırganın öldürüldüğü haberleri çıkarken polis, ‘Operasyon bitti’ diye açıklama yaptı, ancak ayrıntı vermedi. Yaklaşık bir saat sonra ise operasyonda biri saldırgan iki kişinin öldüğü anlaşıldı. Sydney’in kâbusu iki can kaybıyla sona ermişti.


    Sydney’de kâbus

    ‘Yalnız kurt’ mu?

    Saldırgan İranlı ‘Şeyh Harun’ çıktı

    Polis, kafeyi basarak içindeki personel ve müşterileri rehin alan saldırganın İranlı Man Harun Monis (49) adlı bir mülteci olduğunu duyurdu.
    Kendini ‘Şeyh Harun’ diye anan Man Harun Monis, polisin radarında olan biriydi. Geçen yıl yurtdışında görevde ölen Avustralyalı askerlerin ailelerine nefret mektupları yolladığı gerekçesiyle 300 saat kamu hizmeti cezasına çarptırıldı. Ayrıca eski eşine yönelik cinayette işbirlikçi olmakla suçlandı. 2002’de bir kadına cinsel tacizde bulunmakla da suçlanıyordu. Kefaletle serbest kalmıştı.
    Monis, 2007 yılında mektup kampanyasını başlattığından bu yana sürekli saldırıları ve iftiralara uğradığını öne sürüyordu. Terör uzmanları adamın ‘yalnız kurt’ tipi, örgütlerden bağımsız eylemci olduğunu düşünüyor.
    Kentin dini liderleri eylem sürerken dün akşam saatlerinde Lakemba Camii’nde buluştular. Caminin imamı, bir haham ve papaz ile birlikte rehinelerin canlarına bir zarar gelmeden eylemin bitmesi için dua ettiler.
    Olayın Müslümanlara tepkiye dönüşmemesi için pek çok Avustralyalı Twitter’da kampanya başlattı. “#IllRideWithYou” (Sana refakat edeceğim) hashtag’i akşam itibariyle 90 binden fazla kez kullanıldı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı