Ege Haberleri

EGE

    Suyla yaşamın koptuğu yer

    Hürriyet Haber
    24.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    KÜÇÜK Menderes, geçtiği her yere verdiği hayatın değerini bilmeyenlere isyan ediyor. Herkesin ektiğini biçtiği dünyada, nehirler de bu doğal denge içinde akıyor. Ektiğinden fazlasını bekleyenler, bu defa fena yanıldı.

    BOZDAĞLAR'dan çıkıp Kiraz, Ödemiş, Tire ilçelerinden dolaştıktan sonra Selçuk sınırlarında denize dökülen Küçük Menderes, akarsu tanımını yitirdi. 10 yıl önce nehrin kenarında yükselen otların arasından balık tutanlar, piknik yapanlar, hayvanlarını ve tarlasını sulayanlar bile kaybettiklerinin farkında değil. Ekolojik dengesizliğin sinyalleri algılanmadı.

    Renk cümbüşü

    KÜÇÜK Menderes Nehri'nin rengini tanımlamak asla mümkün değil. Düşkünlüğün, bitkinliğin her türlü rengi nehre düştü. Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Tire, Selçuk'tan karışan evsel ve sanayi atıkları su özelliklerini yok etti, kirlilik taşıyan sıvıya dönüştürdü. Ege'nin güneşi altında nazlı nazlı akarken farkına varılamayan renklerin sihirbaz ahengi artık bozuldu. Kaybedilenleri farketme sorumluluğunu taşıyanlar, Küçük Menderes'in kurtarılabileceğini de bilir. Nehirden yükselen çığlığı duymak yeterli.

    Erozyonla gelen tehdit

    KÜÇÜK Menderes'in son haline bakınca görünenlerden bazıları bunlar. Görünmeyenlerden birkaçını da TEMA Ödemiş Gönüllü Temsilcisi Selahattin Bağlı'dan dinliyoruz:

    ‘‘NEHİRDEN metreküpte 200 kilogram çamur akıyor. Dağların çıplak, ağaçsız olması nedeniyle erozyon arttı. Yağmur olmadığı zamanlar bile suyun rengi çamurlu hale geldi. Nehir kendi yatağını aşındırıp çevresine zarar veriyor. Nehir üzerinde YSE tarafından yaptırılan köprünün ayağı 5 metre yukarıda kaldı, 15 yılda ayaklarını kaybetti. Suyun debisi arttığı anda köprü yıkılacak.’’

    KÜÇÜK Menderes'i canlılar için yaşam kaynağı olmaktan çıkarıp, tehlikeye dönüştüren en büyük facia, erozyon sonucu toprağın kaybolması. Nehri besleyen kollar, ağaçların kesilmesi sonucu çamurla doldu. Dağ eteklerinden gelen alüvyonlu toprak, Küçük Menderes'in yatağını doldurdu. Yağışlı havalarda debisi artan nehir, toprakları hızla sürükleyip denize ulaştırıyor. Çevre felaketi tek başına gelmiyor.

    NEREDEN NE ATILIYOR

    Kiraz: Hastane ve deterjanlı evsel atıklar.

    Beydağ: Kanalizasyon suyu.

    Ödemiş: Belediye çöplüğü, turşu işletmeleri ve evsel atıklar.

    Tire: Kanalizasyon suyu ve kimyasal maddeler.

    Selçuk: Kanalizasyon ve evsel atıklar.

    Cennette çöplük

    İNSAN doğasının çevreyi, doğal dengeyi bozmaya ne kadar elverişli olduğunu her zaman görmek mümkün. Nerede bir güzellik varsa, yok etmeye yönelik girişimler de hemen başlıyor. Buca Kırıklar'daki kızılçam ağaçlarının arasındaki bu çöpler, sorumsuz kişilerin eseri. Önümüzdeki sıcak günlerde yanabilecek her türlü atık ve artık bu doğal çöplük içinde yeralıyor. Görüntünün ne kadar kötü olduğunu arkadaşımız Mustafa Oğuz'un çektiği bu fotoğraf gösteriyor. Doğal güzellikleri koruyanların, yok etmeye çalışanlardan daha fazla olduğuna inanmak istiyoruz.

    İnsan ve tarih

    MİNİK Zeynep'in duruşu, arkasında en az altı asırdır sarsılmadan duran ulu çınarın doğallığıyla aynı. Zeynep, objektif karşısında büyüklerin söylediğini yaptı. O bizden birisi. Hergün biraz daha bize benzeyecek. Tek dileğimiz içindeki doğal duruşunu hiç yitirmemesi.

    TARİHİ eserleriyle ünlü Bursa İnkaya'daki bu anıt ağaç, görkemiyle görenleri büyülüyor. Bir de herkesin kendi canlı tarihini bir ağaçla geleceğe taşıyabileceğinin en açık kanıtı. Yaşamı, çoğunlukla ölüm karşısında farkeden insan, bir ağaçla ölümsüzlüğün tarihini yazabilir. Bursa'da çok sayıda eser, yaşanılan dönemin tarihini donduruyor. Bu ulu çınar yaşatıyor. Bütün ağaçlar, insanlık tarihinin en canlı anıtıdır. Geleceğini yok etmek istemeyenlerin, Minik Zeynep ile ulu çınar arasındaki benzerliği görmesi yeterli olacaktır.

    Doğadan sessiz çığlık

    YILLARDIR nehirlerin kirlendiğinden şikayet edip durduk. Şimdi sıra nehirlerin kirlettiğinden yakınmaya geldi. Küçük Menderes'in hayat veren suyu, kirlilik kaynaklarıyla eşit duruma geldi. Evsel ve endüsriyel atıkların kirlettiği nehir, çevresine zehir saçıyor. Sulamalı tarımın yapılamaz hale geldiği Küçük Menderes Havzası'ndan sessiz bir çığlık yükseliyor: ‘‘Yaşam bitiyor!’’ Ege'de çok şey kaybedildi. Dönüşü olmayanlardan birisi de üzerine konut, fabrika ve turistik tesis yapılan verimli topraklar. Sadece bir kişiyi zengin eden yatırımlar, ‘‘Binlerce insana iş olanağı’’ aldatmacasıyla yutturuldu.

    Ormana sevgi aşısı

    MANİSA Orman İşletme Müdürlüğü'nün, ormaniçi köylerde yaşayanlar için düzenlediği eğitim programında ilk tur tamamlandı. Yaklaşık 15 bin kişiye ormanların korunmasına yönelik eğitici bilgiler verildi. Ormanları yakanların her zaman çıkacağını belirten Manisa Orman İşletme Müdürü Vehbi Güneş, en yakınında olanların önlem almasının bir vatandaşlık görevi olduğunu söyledi. Güneş, köylülere şu önerilerde bulundu: ‘‘Tanımadığınız kötü niyetli kişileri orman içinde görürseniz çekinmeden ihbar edin. Görevlilerin dikkatinden kaçan piknikçileri uyarın. Yangınları 177 numaralı telefona bildirirken, doğru tanımlama yapın. Bu yangına daha hızlı müdahaleyi sağlayacaktır. Ekipler gelinceye kadar, köy muhtarının organizasyonuyla yangını söndürmek için çaba sarfedin. En önemlisi orman sevgisini çocuklarınıza aşılayın. Ormanlar, ülkemizin geleceğidir.’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı