Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Susurlukçular Anayasa suçu işlediler

    Oya ARMUTÇU
    24.01.2002 - 02:06 | Son Güncelleme:

    Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi, Korkut Eken ve İbrahim Şahin'in de sanık olduğu Susurluk davasının gerekçeli kararını açıkladı. 3 sayfalık kararda, ‘Devlet içindeki çetenin varlığı’ kayda geçirilirken, sanıkların, ‘Anayasa suçu’ işledikleri belirtildi.

    İsimlere yer verilmeden, bağımsız milletvekili Mehmet Ağar da kastedilerek, ‘‘Mahkûmiyet hükmü kurulan sanıklar dışındaki, kimi görevliler ile bunlara yardım edenlerin yargı önüne çıkarılması görevi, devletin yetkili organlarındadır’’ denildi. Gerekçeli karar özetle şöyle:

    ÇETE KAYDA GEÇTİ

    Susurluk kazasından sonra, Mehmet Özbay sahte kimlikli şahsın, yurtdışında uyuşturucudan mahkûm olmuş ve yurt içinde de katliam sanığı olarak aranan Abdullah Çatlı olduğunun anlaşılmıştır. Aracı kullananın emniyet görevlisi, araç sahibinin de milletvekili olması karşısında, söz konusu kazanın olayın derinliğine devlet içini de kapsayacak şekilde çok yönlü araştırılmasını gerekli kılmıştır. Olayın arkasındaki bilgilerin çözülmesinin güç, karmaşık ve duyarlı makamları ve görevlileri de kapsayacak ölçüde olduğunu ortaya çıkarmıştır. YASADIŞI Emniyet teşkilatında görevli olup, haklarında kamu davası açılan sanıkların, ‘Terörle mücadele’ adı altında yola çıkıp, bir süre sonra yasaların kendilerine verdiği yetkileri tam bir ‘sorumsuzluk’ içinde ve kendi çıkarlarını gözeterek, her türlü yasa dışılığı meşru sayıp amaçlarına ulaşmak için her yöntemi uygun yöntem olarak benimsemişlerdir.

    ANAYASA SUÇU

    Yanlarına kamu görevlisi olmayan kumarhane işleticisi, uyuşturucu kaçakçısı ile katliam sanığı ve hükümlüsünü de alarak tam bir dayanışma ve işbirliği içinde hareket edip çeteleşme sürecine girmişlerdir. TCK'nın 313. maddesindeki suçu oluşturmasının ötesinde, Anayasa'nın 6. maddesindeki ‘‘Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa‘dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz’’ hükmüne karşın bir örgütlenme yoluna gittikleri görülmüştür.

    SAVUNULAMAZ

    Terörle mücadele adı altında da olsa, açıklandığı gibi bir hukuk dışı örgütlenmeyle, devletin meşru güçleri gibi güç kullanarak, yürürlükteki yasalar yerine, kendi güç ve kuralları ile sözde yasalar oluşturmak, devleti, hukuk devleti olmaktan çıkarır. Bunun ise savunulur yeri yoktur.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı