Gündem Haberleri

    Suriyeli muhalif lider: Sadece askeri müdahale yeterli değil

    Hürriyet Haber
    05.09.2013 - 01:02 | Son Güncelleme:

    Suriyeli muhalif oluşumların geçmişte başkanlığını yapan, daha sonra istifa eden ancak muhalefete verdiği desteği her zaman sürdüren Burhan Galyun, yaklaşan askeri müdahale öncesinde Hürriyet'in sorularını yanıtladı. Bir trajediden geçen Suriye'ye verdiği destekten ötürü Türk halkına ve hükümete teşekkürlerini sunarken gözyaşlarını tutamayan Galyun, "Suriyeliler bunu asla unutmayacak" dedi.

    Suriyeli muhalif lider: Sadece askeri müdahale yeterli değilBundan birkaç gün önce İngiltere'nin vetosunun ABD'yi engellemeyeceğiniz söylemiştiniz. ABD Kongre’nin onayını bekleyeceğini açıkladı. Bunun için ne diyorsunuz?
    Eğer Kongre, ABD Başkanı'nın kararının arkasından gitmezse veya veto ederse, bu ABD için bir başarısızlık demek. Herkes, ABD'nin güvenilirliğinden ve siyasi sistemindeki tutarlılıktan şüphe etmeye başlayacaktı. Bir tarafta Başkan, bir tarafta Kongre... Ama şimdi ABD Başkanı Kongre'nin desteğini kazandı.

    Yine de 9 Eylül'de yapılacak oylama bekleniyor. Bu süre içinde ne değişebilir?
    Bu süre içinde diplomatik sürecin ilerlemesi ve siyasi bir çözüm zemininin oluşturulması sağlanabilir, müzakereler ilerletilebilir.

    Suriye rejimiyle bir müzakereden mi bahsediyorsunuz?
    Hayır, büyük güçler arasında ABD ile Rusya arasında yapılan görüşmeler. Bu, üç katmanlı bir savaş. İlk katmanında Suriye rejiminin halkına karşı yürüttüğü savaş, ikinci katmanında Arap-Türkiye bloku ile Suriye-İran-Irak-Hizbullah ekseni arasındaki mücadele, üçüncü katmanında da büyük güçler arasındaki mücadele yer alıyor; ABD-Rusya çatışması… Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra bölgede marjinalleşen Rusya, Suriye savaşıyla yeniden ikinci bir dünya gücü olmak istiyor.

    Müdahalenin 'sınırlı' olacağı, Suriye rejimini devirmek için değil sadece kimyasal silah kullanımına karşı bir cezalandırma olacağı konuşuluyor. Bu ne işe yarayacak?
    Özellikle ABD ve Fransa için uluslararası hukuka yeniden saygınlığının kazandırılmasına yarayacak. Kimyasal silah kullanımının kabul edilemez olduğunu göstermiş olacaklar. 'Uluslararası hukukun bu şekilde ihlaline karşı harekete geçmezsek, uluslararası hukuk diye bir şey kalmaz' sözüne uygun davranmış olacaklar. Aksi takdirde kimyasal silahların kullanımına karşı verdikleri tüm çaba boşa gitmiş olacak. Bu saydıklarım, ABD'nin askeri müdahale için gerekçeleri.

    Bana kalırsa, asıl mesele, kendi hakları, özgürlüğü için ayaklanan bir halk var. Sadece kimyasal silah kullanımına eğilerek, diktatörü, faşizmi unutmamak gerek. Bunun özünde, Beşar Esad liderliğindeki gaddar ve suçlu bir rejimin halkına karşı yürüttüğü bir savaş yatıyor. Yani Beşar Esad'ı sadece kimyasal silah kullandığı için cezalandırmak, asıl soruna bir çözüm oluşturmaz. Sadece askeri olarak değil siyasi olarak da daha ileri gitmek gerekiyor. Askeri müdahale, Suriye halkının özgürleşmesine yardımcı olmalı.

    Peki söz konusu askeri müdahale, bugün Suriye'de silahlı mücadele veren muhaliflere nasıl yardımcı olacak?
    Verilecek global bir cevap, silahlı muhaliflere yardımcı olabilir. Ancak sınırlı bir müdahale sonunda Esad'ın yeniden çıkıp 'Bu saldırıdan da kurtuldum, bir kahraman oldum. Beni durduramazsınız' demesi, bir tehlike oluşturuyor.

    Türkiye, sınırlı bir müdahaleden ziyade daha kapsamlı bir müdahaleyi savunuyor. Türkiye'nin bu tutumu hakkında ne diyeceksiniz?
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beşar Esad'a bir şans bile bırakmak istemiyor. Esad, böylesi bir müdahaleden sonra da bir sıçrama yakalarsa biz kaybettik demektir. Bu askeri müdahale, otomatik olarak Esad'ın gidişini sağlamalı ve demokratik bir sisteme geçişi kolaylaştırmalıdır. Erdoğan'ın yaklaşımı bu yönde ve çok haklı.

    Önce askeri müdahale gelmeli, hemen ardından Özgür Suriye Ordusu'na bölgede mücadele edebilmesi için tüm imkanlar sağlanmalı ve aynı zamanda siyasi süreçler yürütülmelidir. Bunun için Suriye'nin Dostları grubu yeniden harekete geçirilebilir. Esad'ın Cenevre'deki konferansta alınan altı maddelik karar tasarısını kabul etmesi sağlanmalı.

    Batılılar, Suriye'ye müdahalenin Irak Savaşı'na dönüşmesinden korkuyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?
    Suriye'de olanların Irak'la alakası yok. Öncelikle, bugün Suriye'de 30 aydır özgürlüğü için savaşan bir ordu ve bir halk var. İkinci olarak, değişim dışarıdan bir müdahaleyle gelmiyor. Dış müdahale, mücadele başladıktan 30 ay sonra geliyor. Üçüncü olarak da kara operasyonundan bahsedilmiyor, hava operasyonu söz konusu.

    Bazılarının risk dediği tek şey, İran'la çatışmaya girilmesi. Ben buna katılmıyorum. İran bu çıkmaza girmek istemiyor. Bence nükleer projelerini gerçekleştirmek için Suriye’nin çıkışına izin bile verecekler. İran'ın eski Cumhurbaşkanlarından Rafsancani’nin Suriye rejimini kimyasal için kınayan açıklaması da bunu gösteriyor.

    Batı'nın bir diğer çekincesi de muhaliflerin arasındaki radikal unsurlar...
    Sadece Batılılar değil Araplar da muhaliflerin arasındaki bu aşırı uçlardan korkuyor. Bu insanların demokratik bir sistem kurulmasıyla alakası yok. Esad rejimi gittiğinde bu insanların hiçbir meşruiyeti kalmayacak. Suriye halkı kendi siyasi düzenini kurduğunda, bu insanlar dışarıda kalacaklar. Suriye halkı ülkesinin Afganistan olmasına izin vermez.

    Peki kimyasal silahları kim kullandı sizce?
    Kimyasal silahların Esad kontrolünde kullanıldığına hiçbir şüphe yok. Mantıken de muhalifler kendi ailelerine karşı kimyasal silah kullanamaz.

    Fakat Esad Batılı ülkeleri kanıt gösterememekle eleştiriyor…
    Şebbiha veya bir başkası değil, bunun emrini veren rejim. Onlar olmasa bile kimyasal silahların korunmasından onlar sorumlu. Muhalefete yönelik bir suçlama bile yok. Suriye yönetimi, ilk başta muhalefeti suçlamadı, inkar etti. İki gün sonra kimyasal saldırıdan bahsetmeye başladılar “Belki üçüncü bir grup yaptı” dediler. BM uzmanlarının girişini engellemek için ilk etapta reddettiler.

    Bu müdahalenin sonuçları ne olur?
    Müdahale savaşı bir miktar durduracak. Ancak askeri müdahale siyasi getirileri yoksa yapılmaz. “Kimyasal kullanma ama savaşa devam et” demek saçma olur. Siyasi geçişin başlaması lazım. Aksi takdirde orayı yıkmaktan, kayıplar vermekten başka bir işe yaramaz. Maalesef Suriye’de de kurbanlar olacak.

    Hizbullah geri çekilecektir. İran da öyle… Bugün kimilerinin düşündüğü gibi bölgesel bir savaşın başlangıcı olmaz. İran'ın nükleer projesi nedeniyle buradaki bir savaştan hiçbir çıkarı olmaz. O yüzden zararını en aza indirmenin yollarını arayacaktır.

    Pınar YURTSEVER

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı