Dünya Haberleri

    'Suriyeli Kanada ajanı' İngiliz kızları böyle göndermiş

    14 Mart 2015 - 00:20Son Güncelleme : 14 Mart 2015 - 09:58

    Kayıp üç İngiliz kıza, Suriye’ye geçişinde yardım ettikten sonra yakalanan Kanada ajanı olduğu söylenen Suriyelinin çektiği görüntüler ortaya çıktı. Ajanın kendi kaydettiği görüntülerde kızlara İngilizce ‘Yallah Bacım. Bir saatte Suriye’de olursunuz’ dediği duyuluyor. Muhammed el Rashad isimli şüpheli polise verdiği ifadede talimatları ‘Ebu Kaka’ lakaplı IŞİD’in İngiliz komutanından aldığını söyledi.

    DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önceki gün yaptığı açıklamada İngiltere’den Türkiye’ye gelerek Suriye’nin IŞİD’in kontrolündeki Rakka kentine geçen 3 İngiliz kıza yardım eden bir kişinin gözaltında olduğunu ve bu kişinin Kanada istihbarat servisine çalıştığını açıklamasının ardından söz konusu ajanın görüntüleri ortaya çıktı.

    A Haber’in yayınladığı görüntülerde kızlar bir araçtan çıkarken kendisi de bavullarını bagajdan indiren şüpheli, genç kızları başka bir araca bindiriyor.

    Gaziantep’te ajanın kendi kamerasından elde edildiği ifade edilen görüntülerde şüphelinin konuşmaları da duyuluyor. Kızları getirdiği taksiden inen ajan, İngilizlere “Yallah Sis (İngilizce Sister’ın kısaltılmışı)” (Yallah Bacım) diyerek otomobilden inmelerini söylüyor. İngilizce konuşan ajan, kızlara acele etmelerini söylerken, etrafta çok polis olduğunu belirtiyor.

    Aracının “Bir saatte orada (Suriye) olursunuz. Ben otogara gidiyorum. Urfa’ya dönüyorum” diye konuşuyor. Kızlara pasaportlarını veren adam, “Bize dua edin” diyor.

    ŞÜPHELİ NASIL YAKALANDI

    Öte yandan kamera görüntülerinden İstanbul’da 3 İngiliz kızın yanı sıra 8 İngilizin daha bindiği saptandı. 12’nci kişi ise onlara rehberlik yapıyordu. Polis incelemesi sonrasında rehberin kim olabileceği konusunda 3 isim belirlendi ve bu isimlerin Şanlıurfa’da olduğu saptandı.

    Üç şüpheli takibe alındı. İngilizlere rehberlik eden kişinin Muhammed al Rashad olduğu netleşti. Takip edildiğini anlayan Rashad’ın yetiştirilmiş bir ajan olduğuna kanaat getirildi. Rashad, 28 Şubat günü Topçu Meydanı’nda yakalandı.

    ÇANTASINDA NELER VARDI

    Al Rashad’ın yapılan üst aramasında kendi adına kesilmiş 12 otobüs bileti, farklı kişilere ait kimlik belgeleri, kendisinin ve bir İngiliz’e ait pasaport, İngiltere’den farklı kişiler tarafından adına gönderilmiş paraların yazılı olduğu banka dekontları, uçak bagaj fişleri ile çok sayıda doküman ele geçirildi. Rashad’ın geçirdiği kişileri, kimliklerini görüntüleyerek Kanada’ya gönderdiği belirlendi. Kişi başına 800 ile 1500 dolar alıyordu. Rashad, 2009 yılında Lazkiye’de bulunan Teşrin Üniversitesi’nden diş hekimi olarak mezun olmuştu. Rashad, askerden kaçtığını, ailesinin ise rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle öldürüleceğini duyduğunu anlattı. Ürdün’de Fransa, Kanada ve ABD Büyükelçilikleri’ne iltica başvurusunda bulunan Rashad bir süre sonra gittiği Suriye’nin Rakka kentinden Kanada’ya bilgi aktarmaya başlamıştı.

    TALİMAT EBU KAKA'DAN

    Rakka’daki hastanede çalıştığı sırada İngiliz olan IŞİD’in üst düzey komutanlarından Ebu Kaka ile tanıştığını anlatan Muhammed Al Rashad, yabancı savaşçıları sınırdan geçirme olayının bu şekilde başladığını öne sürerek ifadesinde şöyle dedi:

    “Ebu Kaka olarak bilinen İngiliz komutan ile samimiyetimiz arttı. Benden IŞİD’e katılmak için irtibata geçen kişileri Türkiye’de karşılayıp bildirecekleri bölgeye getirmem konusunda yardım istedi. Kabul ettim. Bu teklifi ve son bilgileri ismini Matt olarak bildiğim Amman’daki Kanada elçiliği görevlisine internet üzerinden ilettim. Matt bana Ürdün veya Suriye’ye gitmeden sadece Türkiye’de kalarak IŞİD’e katılacak yabancı savaşçıların bilgilerini ve fotoğraflarını kendilerine iletmemi istedi. Türkiye’ye geldim. Ebu Kaka bana gelecek kişilerin isimlerini bildiriyordu ben de istenilen noktaya ulaştırıyordum. 3 İngiliz kız ve onların haricinde 8 kişi IŞİD’e savaşçı olarak katılmak için İstanbul’a geldi. Hatırladığım kadarıyla 25 kişiyi İstanbul’da karşılayıp Gaziantep’e getirdim. IŞİD’de Hudut Komutanı Ebu Haris veya Ebu Bekir bana bu kişileri nereye bırakacağımı söylüyordu. Nasıl Suriye’ye götürüyordu bilmiyordum.”

     
    HaberlerFenerbahçeGalatasarayburçniobePKKAlmanyaistanbul