Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Suriye yorumu: Çatışmasız bölgeyle yüzde 50 çözülür

    ANKARA
    04 Mayıs 2017 - 21:57Son Güncelleme : 04 Mayıs 2017 - 22:02

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de 4 noktada çatışmasızlık bölgeleri kurulması halinde sorunun yüzde 50’sinin çözülmüş olacağını söyledi. Erdoğan, “Bu, İdlib merkezli bir alan; İdlib vilayetinin yanında Halep’in bir kısmı, Humus’un El Rastan bölgesi, Şam kırsalı, Deraa kırsalı ve Kuneytra kırsalı buna dahil” dedi.

    Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile bir araya geldiği Soçi dönüşü uçakta özetle şu açıklamaları yaptı:

    BİR NEVİ STRATEJİK ORTAKLIK

    “Rusya, İran, Türkiye ve ABD’nin de devreye girmesiyle, Suudi Arabistan ile Katar’ın da dahil olması neticesinde, sürecin terör örgütlerinden arındırılarak daha olumlu bir yaklaşıma geçmesi, süreci hızlandırabilir gibi bir düşünce var. Muhalifler bir ara görüşmelerden çekilme konumuna gelmişti. Sebebi de bazı bombalama olaylarıydı. Ama Hakan bey (Fidan) hemen devreye girdi, görüşmeler yapıldı ve muhalifler yeniden müzakereye katılmaya razı oldu.
    Trump (ABD Başkanı) ile Putin’in görüşmesi oldu. Bizim Trump’la yüz yüze görüşmemiz ayın 16’sında olacak. Çin’de de, Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping üçlü formatta bir araya geleceğiz. Onu da aramızda konuştuk. Bütün bunlarla birlikte ülkemizin geleceğini çok daha güçlü temeller üzerinde yükseltelim istiyoruz.

    (Soçi’deki olumlu temasların Rusya ile stratejik ortaklık adımı olarak görülüp görülmeyeceği sorusuna karşılık) Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizması, aslında bir nevi stratejik ortaklıktır. Bu çalışmayı buna göre yapıyoruz. Moskova’da ÜDİK’in altıncı toplantısını yapmıştık. Yedincisi de inşallah bizde olacak. ÜDİK’te siyasi, ekonomik, ticari ilişkilerden, turizm, enerji, savunma sanayiine varana dek ikili konuların tümü ele alınıyor.

    FOTOĞRAFLARI TAKDİM ETTİK

    (PYD meselesinde Rusya’nın ABD’ye yakın tavrı) Bu konu görüşmede gündeme geldi. Fotoğraflar vardı elimizde. Hepsini takdim ettik. ‘Bizim askerimiz böyle bir şeyin içinde olamaz. ‘Kesinlikle PYD’ye ve PKK’ya silahlarımız verilemez. Buna rağmen bu resimleri inceleyeceğim’ dedi. Bundan sonraki süreç Sayın Putin’e kalmıştır. Biz elimizdeki bütün verileri, tarih ve yer belirterek kendilerine verdik. Sayın Putin bunları inceleyeceklerini ifade etti. Ağırlıklı olarak zaten Afrin’de olan şeyler bunlar. Temenni ederim ki Rusya kararlı davranır ve olumsuz gelişmeler olmaz. 

    ‘KÜRT DEVLETİNE OLUMLU BAKMIYOR’

    Ben Astana görüşmesini önemsiyorum. Buradan eğer çatışmasızlık bölgelerine doğru bir olumlu adım çıkarsa, bu işi rahatlatır. Sayın Putin Kuzey Suriye’de bir Kürt devleti oluşturulmasına olumlu bakmıyor. ‘Bu Türkiye’yi rahatsız eder bunun farkındayız’ diyor. Orada 911 kilometre sınırı olan Türkiye’nin terör gruplarından rahatsız olmaması mümkün değil. Oralardan ülkemize herhangi bir tehdit gelmesine müsaade edemeyiz. Bunlar angajman kuralları içindedir. Ne gerekiyorsa yapılır ve de yapılacaktır. Bundan geri duramayız. Kim olursa olsun.

    KEMAL BEY’İN FUTBOLLA İLİŞKİSİ YOK

    (Abdullah Gül’ün adaylığı iddialarına yönelik virüs, fitne hareketi sözünü açması istenince) Evet, ‘Bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir’ dedim. Bunun neyini açayım? Yeterince açık zaten.

    (Kılıçdaroğlu’nun partili cumhurbaşkanını ‘Fenerbahçe kaptanını Fener maçına hakem yapmak diye nitelemesi) Kemal beyin futbolla yakından uzaktan ilişkisi yok. Lefter’i kaleci olarak takdim eden kişiden bir şey olmaz. Önce kendi partisinin siyasi tarihini öğrenmesi lazım, onu da bilmiyor. Gazi Mustafa Kemal’in hem partisinin başında, hem cumhurbaşkanı olduğunu bilmiyor. İnönü de aynı durumdaydı. Onu da bilmiyor. O dönemlerde partilerinin il başkanlarının valilik yaptığını da bilmez; bunları öğrenmesi lazım. Dünyada bu uygulamanın çok çok örnekleri var. Kılavuzu sıkıntılı. Mesela bizde başbakan hem partisinin başında hem başbakanlık görevini yapıyor. Cumhurbaşkanı doğrudan millet tarafından seçildiği için adil davrandığı sürece, cumhurun yani milletin başı olacaktır. Adil davranmazsa, millet bunu çok iyi takdir eder; millet, getirdiği gibi götürür de. Kılıçdaroğlu bunları bilmediğini, ‘Muhtarları alacak’ lafıyla da gösterdi. Muhtarlar atamayla değil, seçimle geliyor. Kılıçdaroğlu bunu bile bilmiyor. Çok ciddi yanlış açıklamaları oluyor. Bunlar da Türkiye’yi ana muhalefet yoksunu bir ülke haline getiriyor.

    YILDIRIM’LA GÖRÜŞME İPTAL

    CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan’ın Başbakan Binali Yıldırım ile yapması plananan dünkü haftalık olağan görüşmesi ‘programlardaki sarkma’ gerekçe gösterilerek iptal edildi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün ‘devlet günü’ kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı Beştepe’de kabul etti. Cumhurbaşkanlığı’ndan saat 16.00’da yapılan açıklamada, Erdoğan’ın 14.30 için planlanan Başbakan Yıldırım’la görüşmesinin yapılmayacağı duyuruldu.Cumhurbaşkanlığı kaynakları, görüşmenin, akşam İstanbul’da programı bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Beştepe’deki kabullerinde sarkma nedeniyle yapılamayacağını belirttiler.Cumhurbaşkanı ile Başbakan, geçtiğimiz salı günü AK Parti’deki üyelik töreninin ardından birlikte Beştepe’ye geçerek sürpriz bir görüşme yapmıştı. Erdoğan ile Yıldırım’ın kabine değişikliği dedikodularına neden olan görüşmesi 5.5 saat sürmüştü.

    2019 YOL HARİTASI İÇİN MESAJLAR: PEYGAMBER BİLE HERKESİ KUCAKLAYAMADI

    (2019 yol haritası) Henüz bu görev bana tevdi edilmiş değil. Ama bu görev tevdi edileceği zaman, büyük kongreye giderken hazırlıklarımızı tabii ki dillendireceğiz. Şu bir gerçek ki artık ‘Böyle gelmiş böyle gider’ diyemeyiz. Böyle gelmiş böyle gitmez. Eksiklerimiz nelerdir, nerede hata vardır, bunlara bakmamız gerekecek. Katılım programında yaptığım konuşmada da belirttiğim gibi, kucaklama ağının çok geniş olduğu bir yaklaşımı ortaya koymamız gerekiyor. ‘Bu hareket bizi dışladı’ dedirtmeme konusunda elimizden geldiğince gayret edeceğiz. Bunu yüzde 100 başarabileceğimizi iddia edemem. Her yerde bunun örneğini veriyorum. Peygamberimiz dahi, ki tüm insanlığa gelmiş bir peygamberdi, herkesi kucaklayamadı. Hakaretler, saldırılar yapıldı. O dönemin insanları tarafından takdir edilmedi. Üstelik O, insanların kendisine Muhammedü’l-Emin dedikleri; hiç kimseye haksızlık yapmadığını bildikleri biriydi. O’nu Medine’deki şehir devletine lider olarak seçtiler. Azınlıktaydı kendisi. Yine de seçildi. Ama daha sonra yapılmadık şey bırakmadılar. Hizmetlerin en güzelini verdi, yine olmadı. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar olarak bizim zaten yapmamız gereken şeyler var. Belediye başkanlarının da yapmaları gereken şeyler var. Ama bunlar zaten yapmak durumunda olduğumuz şeyler. Bunları yapmış olmak tek başına yeterli değil. Önemli olan gönüllere girmektir. Bunu halletmemiz gerekiyor. Asıl önemli olan, insanoğlunun gönlüne girmeyi başarmaktır. Dolayısıyla çalışmayı bu anlayışla gerçekleştirmeyi, tüm teşkilatları bu hale dönüştürmeyi başarmamız gerekiyor. Ben inanıyorum ki, bu başarılabilirse, insanların bizlere teveccühü daha da artacaktır.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı