Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Suriye ya da diğer adıyla Muhaberat

    Erdal GÜVEN
    26 Ağustos 2012 - 00:00Son Güncelleme : 25 Ağustos 2012 - 22:47

    PKK eylemlerini yönlendiren güç yine ve yeniden Suriye’nin istihbarat birimi Muhaberat olabilir mi? Muhaberat Suriye’yi 40 yıldır ayakta tutan, iç ve dış ‘düşmanlar’a karşı koruyup kollayan en önemli güç. Geçmişteki teşriki mesai malum. Eylemlerdeki artışın zamanlaması da dikkat çekici

    PKK eylemlerinin pek görülmemiş boyutlara tırmanması nicedir sözü edilmeyen bir örgütü yeniden Türkiye’nin gündemine sokuverdi: Muhaberat. PKK ile arasındaki yakın ilişki malum. PKK eylemlerindeki artışın, Şam’ın Ankara’yı rejim karşıtlarına arka çıkmakla suçladığı günlere denk gelmesi de dikkat çekici.
    Arkada iz bırakmak gizli servislerin sıkça kullandığı bir yöntem değildir. O yüzden PKK eylemlerinin ardından Muhaberat’ın işaret edilmesi spekülasyondan ibaret. Ancak kendini Esad rejiminin bekasına adamış Muhaberat’ın bugünlerde Türkiye’nin canının yanmasına pek itiraz etmesi de beklenmez.
    Muhaberat, Suriye’yi 40 yıldır ayakta tutan, iç ve dış ‘düşmanlar’a karşı koruyup kollayan en önemli güç. Bir başka deyişle Suriye demek Muhaberat demek. İrili ufaklı 10’dan fazla istihbarat birimi var Suriye’de. Tümü ‘Muhaberat’ olarak biliniyor. Kare as şöyle: Askeri İstihbarat, Siyasi Güvenlik, Genel Güvenlik, Hava Kuvvetleri İstihbarat. Muhaberat’ın birimleri arasında pratikte sistemli bir koordinasyon yok. Birbirlerinden bağımsız hareket ediyorlar. Faaliyet alanları sık sık kesişiyor. Hesap verdikleri tek merci devlet başkanı.
    Başkentten ücra köylere kadar yayılan bir istihbarat ağı var. Teşkilatın Suriye çapında gözaltı ve sorgu amaçlı kullandığı en az 27 ‘tesis’i bulunuyor. İnsan Hakları İzleme adlı örgütün ifadesiyle ‘işkence takımadaları’ bunlar…
    Muhaberat, tipik istihbarat teşkilatlarından 40 yıl boyunca çok belirgin bir farkla ayrıldı: Etkinliği gizliliğinden değil, tam tersine açıklığından kaynaklandı. İsyanın başlangıcına kadar kim olduklarını, nereye çalıştıklarını gizleme gereği duymuyordu Muhaberat’çılar. Amaç göz açtırmamak, rejime laf söyletmemek, en ufak bir kıpırdanmayı bile önlemek olunca mesaj da netti: Muhaberat her zaman her yerde!

    İKİ YÖNTEMİ VAR

    Başta Müslüman Kardeşler olmak üzere iç düşmanlara karşı rejimin selameti ve bekası uğruna elinden geleni ardına koymayan Muhaberat dış düşmanlara karşı devletin yüksek çıkarlarını gözetme görevini de azimle yürüttü. Başlıca iki yöntemle yaptı bunu. Birincisi, kullanabileceği örgütlere destek sağlayıp liderlerine kucak açtı. Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ni bir eğitim kampına çeviren Muhaberat’tı. Kızıl Ordu Fraksiyonu’ndan Hizbullah’a, ASALA’dan İslami Cihad’a, PKK’dan Hamas’a ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ne kadar birçok örgüt Muhaberat’tan hüsnü kabul gördü. Aynı biçimde Çakal Carlos’tan Ahmed Cibril’e, Abdulah Öcalan’dan Ebu Nidal’e kadar nice lider yıllar boyu Şam’da Muhaberat’ın kanatları altında güven içinde yaşadı. Tüm bu ‘yardım yataklık’ karşılığında Muhaberat bölgenin en etkin teşkilatlarından birine dönüştü. Yıllarca Lübnan, Ürdün ve Filistin’i avucunun içinde tuttu. Irak ve Türkiye’de at koşturdu. Tabii zamanı ve yeri geldiğinde bu örgüt ve liderleri bir bir harcamaktan çekinmeyen de yine Muhaberat’tı. (Bkz. Carlos ve Öcalan’ın akıbeti…)
    Muhaberat’ın ikinci yöntemiyse, siyasi müdahaleden suikaste uzanıyor. Filistin’de liderlik mücadelesi, Lübnan’da hükümet kurma çabaları Muhaberat’ın dahli olmadan yürümedi hiçbir zaman.
    Teşkilata atfedilen eylemlerse 1983’te Beyrut’ta 241 Amerikalı deniz piyadesinin öldürüldüğü bombalı saldırıdan 2005’te yine Beyrut’ta Başbakan Refik Hariri’nin hayatına mal olan suikasta kadar uzanıyor.
    Muhaberat tarihinde Lübnan’ın ayrı bir yeri var. Teşkilat Suriye ordusunun gölgesinde 2005’e kadar at koşturdu; Hizbullah’ı Hizbullah yapan da Muhaberat’tı. Ancak Muhaberat, onca eylem ve komplodan sıyrılmayı bildi. Teşkilat işi olduğu hukuken kanıtlanmış sayılan tek eylem, 1986’da İsrail Havayolları El Al’a ait bir yolcu uçağına bomba koyma girişimiydi. Suriye’yi Muhaberat da kurtaramadı. Suriye Lübnan’dan çekilmek zorunda kaldı. Bir buçuk yıl önce başlayan isyan hareketi de aslında her şeyden önce bir Muhaberat zaafıydı. Bundan sonrası rejim kadar Muhaberat için de bir ölüm kalım savaşı.

    BEŞAR ESAD’IN DÖRT ATLISI

    General Refik Şahada (Askeri İstihbarat): Acımasızlığı ve devlet başkanı nezdinde itibarıyla nam salmış bir teşkilatın başında. Stratejik ve taktik istihbarat kadar, ordunun denetimi de görevleri arasında.


    General Cemil Hasan (Hava Kuvvetleri İstihbarat): Kimilerince Suriye istihbarat teşkilatının en seçkin birimi. Bizzat Hafız Esad tarafından kuruldu. Hasan, İslamcı muhalefetin bastırılmasından sorumlu.


    Muhammed Dib Zeytun (Genel Güvenlik): Rejim karşıtı hareket ve grupların denetiminden ve örgütlü suçlarla mücadeleden sorumlu. Teşkilatın üç dalı var: İç güvenlik, dış güvenlik ve Filistin.


    Rüstüm Gazali (Siyasi Güvenlik): Hariri öldürüldüğünde (2005) Lübnan’daki Askeri İstihbarat’ın başındaydı. Halen partiler ve basın-yayın başta olmak üzere örgütlü siyasi faaliyetlerin denetiminden sorumlu.

    Suriye ya da diğer adıyla Muhaberat

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı