"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Şuraya yazın bunlar olacak

HAYAT işte böyle bir şeydir.<br><br>İyi ki de böyledir.

Bir insan, kendini en zirvede hissettiği;  
Yerinin sarsılmaz olduğuna inandığı;
Dağları taşları kendinin yarattığını, kimsenin kendisine rakip olamayacağını zannettiği en muktedir, en astığı astık, kestiği kestik anında; bir bakarsınız biri çıkmış...
Ve...
Ezberleri bozmaya başlamış.
Hem kendi tarafındaki “ilahların”, hem karşı taraftaki “Tanrıların” façası bir anda teğel atmış.

* * *

Kim ne derse desin.
Seçimde sonuç ne olursa olsun.
Kemal Kılıçdaroğlu, hem kendi partisinde, hem iktidar saflarında, kendini “kanun koyucu” olarak görenlerin ezberini bozuyor.
Hayatın ve siyasetin kanunu bir kere daha kendini gösteriyor.
“Her gün yeni bir gündür, her şeyin ve herkesin bir alternatifi vardır.”
Ve...
“Her muktedir bir gün rakibin acısını tadacaktır...”

* * *

EĞER BEN şu ülkenin; çocuk, delikanlı ve yetişkin olarak tanık olduğum son 50 yılından bir şey öğrendiysem;
EĞER BEN şu ülke insanının karakterini, zaaflarını ve sürprizlerini biraz olsun biliyorsam;
Yaşadıklarım, gördüklerim, okuduklarım, tanık olduklarım bana zerre kadar bir yakın tarih anlattıysa;
Önümüzdeki yıllarda şunları göreceğiz:
- Kürt meselesi şu veya bu biçimde çözülecek.
Çözümün en muhtemel biçimi de, ayrılma değilse; şu veya bu ölçüde “özerklik” olacaktır.
- Bu çözümü tek kişi yüklenmek isterse; şerefi ona nasip olmayacaktır. Ama vebalini o yüklenebilecektir.
Çünkü bu, bütün halkın kabul edebileceği bir çözüm olmazsa, kararı veren siyasetçi, toplumun bir bölümü tarafından, Misak-ı Milli andını bozan;  “kutsal vatanı böldüren” kişi olarak görülecektir.
- O nedenle gerçek çözüm, içine mutlaka Kılıçdaroğlu’nu da alacak bir mutabakatın ürünü olacaktır.
- Bu ülke, demokrasisi için nasıl “askeriyle hesaplaşıyorsa”, bir gün mutlaka yükselen yeni silahlı güç olan “polisiyle de hesaplaşacaktır”.

* * *

- Bu ülke; bugünün hoyrat uygulamalarına hizmet eden, “vur emrini, öldür şeklinde uygulayan” bürokratlarıyla da bir gün mutlaka hesaplaşacaktır.
- Aynı hesaplaşma, yargı alanında yaşanacak ve hepimizin özlediği tarafsız, bağımsız yargı ancak ondan sonra kurulabilecektir.
- Bu süreçte nasıl bazı insanlara ağır haksızlıklar yapıldıysa, yarın bu haksızlıkları yaptıranlara, yapanlara da haksızlıklar yapılacaktır.
O gün geldiğinde, bizler, onlara yapılan haksızlıkları da eleştireceğiz.
- Bu ülke bir gün mutlaka, “liberal aydının” tıynetini anlayacaktır.
O gün gelecek ve kendini demokrat diye yutturan bu insanların hayatlarının hiçbir döneminde “demokrat” olmadıklarını, gençliklerinden itibaren, kendilerininkinden başka hiçbir görüşe tahammül edemedikleri iyice anlaşılacaktır.  
- Bu ülkede bugün, kıymeti kendinden menkul bazı insanlar, geçmişin basını üzerine kitaplar yazıyor, tek taraflı ahkâm kesiyor; önüne geleni kendi mezhebine uygun şekilde kesiyor, doğruyor, biçiyorsa; yarın da başka birileri mutlaka, bugünün basını hakkında aynı afra tafrayı atmaya kalkacaktır.
- Bu ülke, “laiklik adına” yapılan yanlışlıklarla hesaplaştıktan sonra, bir gün mutlaka “muhafazakârlık adına” yapılan daha beter hoyratlıklarla, baskılarla da hesaplaşacaktır.
- Bugün gizli muhbirler varsa, yarının daha da öfkeli, bilenmiş gizli muhbirleri, açık savcıları olacaktır.

* * *

İddia ediyorum; böyle yapa yapa;
İnsanları neyle suçlandıklarını bilmeden 3 yıl içerde yatırmamayı öğreneceğiz.
“Güç bende, istediğimi yaparım” zihniyetinin demokrasiyle bağdaşmadığını öğreneceğiz.
Kendine liberal diyebilen zevatın ne liberal, ne demokrat olmadığını öğreneceğiz. 
Yani gerçek demokrasiyi öğreneceğiz.
Bu yazıyı saklayın, bir gün ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

 

X