Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Süperstar Hande Yener

Hande Yener’in ilk albümü "Senden İbaret" bu köşeyi henüz yazmaya başladığımda dinlediğim albümlerden biridir. Senelerden 2000... Hande Yener albüm kapağında; müzik direktörü ve daha sonra birbiri ardına patlayacak şarkılarının yazarı olan Altan Çetin’e teşekkür ediyor. Bir parantez açarak, asıl hissiyatının da altını çiziyor: "Her zaman kapına köleyim."

Neresinden bakarsanız bakın çok iyi bir çıkış albümü olan "Senden İbaret"in başarısında Altan Çetin’in payı azımsanmayacak kadar büyük. Melodik yapı açısından bakıyorsunuz, düzenlemelere bakıyorsunuz, Hande’nin vokaline bakıyorsunuz; hepsi tastamam oturuyor. Her bir şey cuk oturunca da Hande Yener Türkiye’nin en güçlü star adaylarından biri olarak sahnedeki yerini alıyor. O yıllarda herkes bir şekilde Hande Yener dinliyor ama algılanışı şu: "Eller havaya ve sarhoş mekanlarda; Kurtlar Vadisi abilerle, masaüstü oryantali, büstiyerli ablalara şarkı söyleyen kadın."

O albümü yazarken, biz de demişiz ki; "Aman Hande Hanım, Altan Çetin’i elinizden kaçırmayın!"

DİNLEMEM DİYEN YALAN SÖYLÜYOR

Derken ikinci albüm geliyor. Daha albümün isminden işin içinde bir iş olduğu belli; "Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor." Sonra gazeteleri okuyoruz, verdiği röportajlarda "Beni enteller de dinlesin istiyorum" falan diyor. Bu kez albümde şarkı yazarı ve aynı zamanda klip yönetmeni ve şarkıcı da olan Mete Özgencil var. Bu albümdeki Özgencil şarkılarının kumaşı Hande Yener’in kumaşıyla tutmuyor. Hit olan beş şarkıya bakıyoruz, ağırlıklı olarak yine Altan Çetin imzası var. Bu albümün de yükünü Çetin sırtlıyor.

Son albüm; "Apayrı." İşte burada duralım. Tam yedi Mete Özgencil şarkısı var. Altan Çetin’in yerinde yeller esiyor. "Amman," diyoruz, "entel olacağım diye bindiği dalı kesmiş Hande!" Ancak albümü dinledikçe kazın ayağının hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Tamamıyla Batı dans altyapılarının üzerine kurulu 14 şarkılık bir albüm. Bu kez Özgencil şarkıları, sound’a iyi oturmuş. Hande’nin ne yardan ne de serden geçebildiği ikinci albümüne kıyasla sound açısından çok daha bütünlüklü ve cesur bir albüm.

Düşünün her ne kadar bir kesim burun kıvırıyor olsa da (kaldı ki onlar da gizli gizli dinliyorlar), Hande Yener saçıyla, makyajıyla, gözlüğüyle taklit edilen bir kadın aslında. Bana göre Altan Çetin’le yarattığı, yine bolca taklit edilen bir sound’u da var. Sistem oturmuş, kervan yürüyor. Ama o ne yapıyor; üçüncü albümünde Türkiye için gayet riskli bir sound’la, hem de Altan Çetin’in "kapısına köle olmaktan" vazgeçerek çıkıyor karşımıza.

10 SENE SONRA GÖRÜŞELİM

Benim gözlemim; Hande Yener samimiyetle kendi yaptığı işi aşmak istiyor. Hatta büyük riske rağmen; aslında bu konularda sanatçısına çok da esnek davranmayan Erol Köse’yi bile ikna ediyor. Her şeyden önce helal olsun.

Albümün çıkış şarkısı Kelepçe, uzun zamandır dinlediğim en iyi dans şarkılarından biri.

Benim ikinci klip adayım, her ne kadar albümün genel sound’undan biraz uzak da olsa, ticari açıdan doğru bulduğum bir şarkı; Aşkın Ateşi. Onun arkasından Yola Devam gelir. Son olarak da Kim Bilebilir ve Unut arasında seçim yapılabilir diye düşünüyorum.

Apayrı, bence Hande Yener’in müzik kariyerinin dönüm noktası olacak bir albüm. Öte yandan Ajda Pekkan’ın tahtının en güçlü adayı olduğuna inandığım -bence Deniz Seki o yoldan saptı- Hande Yener; cesareti, kendini aşma arzusu, kararlılığı ve tutarlılığı ile önümüzdeki 10 yıl içinde süper starlığını tescilleyeceğine dair önemli işaretler veriyor Apayrı’da.
X