Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sülün Osman yöntemi mi?

Emin ÇÖLAŞAN

Geçmiş yıllarda Sülün Osman diye ünlü bir dolandırıcı vardı. İstanbul'a Anadolu'dan gelen saf vatandaşları kandırır, Beyazıt Saat Kulesi'ni, Galata Köprüsü'nü onlara satardı. Saf vatandaş parayı Sülün Osman'a verir, saate bakanlardan para almaya kalkışırdı! Vatandaş oyuna geldiğini anlardı ama parasını kaptırdığı Sülün o sırada ortalıktan kaybolmuş olurdu.

Çiller Ailesi adına iğrenç küfürler yağdıran gazete ve televizyon kanalı, insanları rencide etti. Bardak taştı. Dün aldığım bilgilere göre, bunlar aleyhine açılan davalarda istenen tazminat miktarı 2 trilyon liraya ulaştı.

Mahkemeler peş peşe tazminata hükmediyor.

Gazetenin künyedeki sahibi ise iki gün önce birdenbire değişti.

Ne oluyor? Sülün Osman yöntemi mi devreye giriyor?

‘‘Ben herkese hakaret ettim, davalar yığılınca gazetenin sahibi görünen BAYS şirketinin ismini çektim. Şimdi gazetenin yeni sahibi, Mehmet Göktürk isimli bir şahıs oldu. Tazminat davalarında para yerine nasihat alırsınız.’’

Yeni uygulama böyle mi olacak? Eğer böyle olursa, Tansu ve Özer Çiller bu işin altından kalkamazlar.

Yok amaç başka ise, bu hususun gazetenin sütunlarında derhal açıklanması gerekir.

Bir duyuru yaparlar:

‘‘Sahip değişikliği şu nedenle olmuştur. Yasadan kaçmıyoruz, üçkâğıt yapmıyoruz. Tazminatlar ödenecektir.’’

Dün bu konuyu içlerinden bir yetkili ile konuştum. İşin içinde herhangi bir üçkâğıt olmadığını söyledi. Doğru olmasını dilerim. Aksi halde Tansu ve Özer Çiller, bunun hesabını hiç kimseye veremezler.

***

Çiller Ailesi adına insanlara ana avrat söven, bu iş için sabıkalı sahtecileri kullanan iki yayın organını burada günlerden beri yazıyorum.

Gazetenin manşetlerini, bazı haber ve yazılarını, bizzat Özer Çiller hazırlıyor. Gazetenin üst düzey birkaç yetkilisi ile her gün fakslaşıyorlar, telefonla konuşuyorlar, görüş alışverişinde bulunuyorlar.

Dolayısıyla, kendi siyasal karşıtlarına, siyasetçilere, gazetecilere, bürokratlara ve onların karılarına, kızlarına, analarına yönelik küfürler konusunda -maalesef- Özer Çiller'in de bilgisi var.

Eğer ‘‘Hayır, ben bu gazete ile hiçbir şekilde ilgilenmedim’’ diyorsa, bunu yazılı ve altında imzası olan bir açıklama ile duyurmasını kendisinden rica ediyorum!

***

Yaptıkları hatayı artık anladıklarını zannediyorum. Gazetenin dünkü nüshasında bunu kabul ediyorlardı:

‘‘Yayın hayatına atılır atılmaz içine sürüklendiğimiz düzeysiz mücadele, bizi bu noktaya zorla itti...’’

Maalesef düzeysiz oldular. Çiller karşıtlarına ana avrat söverek bir yere varacaklarını zannettiler, ama yanıldılar. İşte o yüzden 800 adet satışta çakılıp kaldılar. DYP'liler bile bu gazeteyi almadılar... Çünkü okuyunca yüzleri kızardı. Çoluk çocuklarına gösteremediler.

Gazete ve televizyonun perde arkasındaki gerçek sahibi, ismi Orhan Özcanlı olan bir ‘‘tıp doktoru’’ idi. Bu iğrenç saldırılar, bir yerde bir tıp doktorunun, Ankara'daki özel Sevgi Hastanesi'nin sahibi olan şahsın izniyle sürdürülüyordu.

***

Burada aynı patronun BTV isimli kanalına da bir kez daha değinmek istiyorum. Bu kanalda her gün insanlara aynı hakaretler yağdırılıyor. Bu konuda RTÜK'te birikmiş yüzlerce şikâyet var.

RTÜK bu kanalı açıkça koruyup kolluyor. Önceki gün, bir günlüğüne kapatıldı.

Diğer kanallarda birisi bir tek sözcük söyleyince, hemen kapatma geliyor. İnsanların şerefine her gün saldıran bu BTV için ne yapılıyor?

Şikâyetler, RTÜK tarafından maalesef uyutuluyor. RTÜK açıkça taraf tutuyor, adamına göre işlem yapıyor. Kararlarda siyaset ve particilik egemen oluyor. Birkaç RTÜK üyesinin siyasal çıkar ve beklentileri uğruna, yasalar çiğneniyor.

Sadece kablo yayın izni olan bu kanal, bazı yerlerde DYP'li belediyeler tarafından konulan yansıtıcılarla, ulusal yayına giriyordu. ANAP Milletvekili Tevfik Diker bu işin üzerine gitti. Manisa ve ilçelerinde bu kanalın yayını yargı tarafından durduruldu.

***

Sevgili okuyucularım, burada günlerden beri bir kavga veriyorum. Sahtecilikten hüküm giymiş bir sabıkalı bir gazeteye yerleşiyor, önüne gelene Çiller Ailesi adına ana avrat sövüyor. Aynı şeyi BTV ekranında yapıyor.

Aynı gazete ve aynı televizyon, Çiller karşıtlarına belden aşağı hakaretler yağdırıyor.

Utanç verici, yüz kızartıcı küfürler, hakaretler, yalanlar, iftiralar...

Dört gazetecinin ismi verilerek şu yayın yapılıyor:

‘‘Bu yıl sizin karılarınızın yanına yakışıklı muhabirlerimizi verip onlarla tatile göndereceğiz. Muhabirlerimiz, sizin karılarınıza hoş vakit geçirtecekler.’’

Bütün bu iğrençliği Tansu-Özer Çiller adına sürdürenler, dünkü nüshalarında ise şöyle diyorlardı:

‘‘Biz geleneksel Türk aile yapısına ve aile değerlerinin korunmasına saygılıyız.’’

Takdir sizindir!

***

Bu iki yayın organını bundan sonra da izlemeye devam edeceğiz. Eğer şimdi söyledikleri gibi küfür yağdırmaktan, insanların analarına, karılarına, kızlarına sövmekten pişman oldular ve vazgeçeceklerse, ne âlâ! Doğru yolu bulmuşlar demektir.

Yok eğer bir süre sonra aynı tavrı sergileyeceklerse, o zaman bizim de elimizin armut toplamadığını daha iyi göreceklerdir...

Ve eğer, bu sahip değiştirme işini üçkâğıt amacıyla, mahkûm oldukları ve olacakları ağır tazminatlardan kurtulmak için yaptılarsa, yüzlerce davacı herhalde bu işin de peşini bırakmayacaktır...

Tansu Çiller, Özer Çiller, Orhan Özcanlı gibi kişiler, bu Sülün Osman yönteminin hesabını kamuoyu önünde vereceklerdir.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI