Sulukule'de kura şoku

Hürriyet Haber
07 Ocak 2012 - 13:21Son Güncelleme : 07 Ocak 2012 - 13:26

Sulukule'de evleri yıkılan 900 hissedardan yaklaşık 50'si 640 dairelik projede hak sahibi oldu ancak geride kalanlar daha önce kendilerine söylenmeyen kura şokuyla karşı karşıya kaldı.

Radikal gazetesinin haberine göre, Sulukule’de yıkılan evlerin yerine TOKİ ihalesiyle Özkar İnşaat’ın yaptığı ‘Osmanlı evleri’ bitmek üzere. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, beş yıl önce “Proje burada yaşayan insanların başka yere taşınması projesi değildir.

Burada hak sahibi olan aileler yine hak sahibidirler” demişti. Sulukule olarak bilinen Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde yaptığımız araştırmaya göre, evleri yıkılan 900 hissedar arasından en fazla 50’si 640 konutluk projede hak sahibi.  

Kimi esnaflık yapıyor, kimi otoparkta güvenlik görevlisi olarak çalışıyor ama ortalama gelirin 300 lira civarında olduğu mahallede gelir seviyesi en yüksek aileler onlar. Evlerinin yıkılmasına karşı çıkmamışlar, belediyeyle anlaşarak ‘Sulukule Mülk Sahipleri Derneği’ni kurmuşlar ve yeni projedeki evlerde hak sahibi olmuşlar. Ama şimdi onlar da mağdur. Çünkü belediyeyle yaptıkları sözleşmeye rağmen ne kaç metrekarelik evde oturacaklarını ne de evlerine ne kadar para vereceklerini biliyorlar. Sözleşmede talep ettikleri evin metrekaresi ve fiyatı belirlenmiş, altına imzalar atılmış. Şimdi belediye, ‘Kaç metrekarelik evde oturacağınız kurada çıkacak’ diyor.

54 yaşındaki Yıldız Kaynar, doğma büyüme Sultan Mahalleli. Yıkılan evi 58 bin liraya sayılmış, projede 125 metrekarelik bir ev için sözleşme imzalamış. 107 bin lira borca girmeyi kabul etmiş, beş senedir bu evi bekliyor. “Beş altı yaprak bir şeyler vardı, okumadan imzaladık. Hiç tahmin etmiyorduk böyle bir şey çıkacacağını” diyor. “Hangi metrekareye yazıldıysam onu istiyorum. Evim, Niyazi Müsri Sokak’taydı.

Bana yine aynı yerden versinler evimi. Burayı bu semtin insanları için yaptık diyorlar. Kura çekilişini dışarıdan gelenlere yaptırsınlar.”Belediyenin tepkisinden korktuğu için adını vermek istemeyen başka bir hak sahibi de “Biz buranın asıl toprak sahibiyiz, neden kuraya girelim ki?” diyor. “Sözleşmeyi anlamadan imza attık, cahillik ettik.”

Emlak sitelerinde 450 bin liraya satılığa çıkan evlerin aslında ne metrekaresi, ne de yeri belli. 120 metrekare olduğunu sandığı evini Emlakjet.com sitesinden 420bin TL’ye satışa çıkaran bir hak sahibi olan bitenden habersiz. Evin fiyatına “Basında çıkan haberlerden, sağdan soldan duyup” karar vermiş. Bizden aldığı haber üzerine belediyeyle konuşarak evlerin büyüklüğün de kuraya bağlı olduğunu öğrenince inanamıyor, evini emlak sitesinden kaldırmaya karar veriyor.

Yeni projeye yaklaşamayan yüzlerce aileninse durumu daha kötü. Evinden çıkartılan 500 kiracıdan 337’si TOKİ’nin konutlarına yerleştirilmişti. Kayabaşı’ndaki konutlara yerleşenlerin hepsi geri döndü, şehre 45 km uzakta olan Taşoluk’ta ise yalnızca 6 aile kaldı. Geri dönenler yıkılan mahallelerinin çeperine yerleşti. Sulukule Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük, geri dönenlerin emlak değerlerinin artmasıyla yükselen kiraları ödemekte çok zorlandığını anlatıyor, “Apartmanların bodrumlarına, bulabildikleri en ucuz dairelere yerleştiler” diyor. “Mahallede herkes akraba olduğu için kiralar çok düşüktü. Herkesin durumu kötüleşti, buna kentsel değil rantsal dönüşüm demek lazım.

Üniversiteli bile anlamaz

arlabaşı’nda yıkımla mücadele eden derneğin avukatı Barış Kaşka, Sulukule’de imzalanan sözleşmeyi vatandaşın anlamasının imkansız bir dilde yazıldığını anlatıyor: “İdare vatandaşın 2008 yılındaki taşınmazına biçtiği değeri sabit tutmuş ama yeni inşaatın bedelini ucu açık bırakmış. Vatandaş kuralardan sonra ne ödeyeceğini bilmiyor.

Kaç metrekarelik bir ev alacağını da bilmiyor. İdarenin sözleşmenin tüm esaslı şartlarını tek taraflı şekilde değiştirme hakkı var. Ayrıca bu çok teknik, karma olarak nitelendirdiğimiz bir sözleşme tipi. Bu sözleşmeyi üniversite tahsili görmüş bir kişinin bile anlamaması normal iken Suluke’de yaşayan vatandaşların anlamasını beklemek gerçekçi değil. Şayet vatandaştan bugünkü piyasa değerleri ile ödeme yapması istenirse bu hukuka aykırılık olur. İdare, sözleşmede vatandaşın aleyhine olan hükümleri uygulamadan, ödeyebilecekleri adil bir bedele tapularını devretmeli, aksi durumda vatandaş hakkını mahkemelerde arayacaktır.”

Onlar yeni Sulukuleliler

2009’da Hurriyet gazetesi, konutların yüzde 50’sinin, Fatih Belediye Başkan danışmanı Mustafa Çiftçi ve aracıların vasıtasıyla el değiştirdiği duyulmuştu. AKP Fatih İlçesi Yönetim Kurulu Üyesi Recep Karaoğlu'nun yeni projeden ev satın aldığı da bu şekilde ortaya çıkmıştı. Haberin ardından istifa eden Karaoğlu, "Sulukule'de siyasi bağlantısı olan da olmayan da, belediye çevresinden olan da olmayan da aynı şekilde ev aldı. Ben sadece kendi adıma işlem yaptırdım, diğerleri evleri açığa çıkmasın diye başkalarının isimleri üzerinden satın aldılar" demişti. Yine istifa eden Fatih Belediye meclis üyesi Yakup Karoğlu da Sulukule projesinin baştan sona gizlilik içinde yürütüldüğünü anlatarak "Belediye başkanı Sulukule ile ilgili bir sunum yaptı; işte yüzde 1’i çalgıcı, zurnacı, yüzde 47’si ilkokul mezunu bile değil dedi. Doğrudur o insanlar sizin nezrinizde cahil ama siz de çok kurnazsınız. Sulukule rant kapısı olmuştur. Endişem şu; yarın oralarda meskenler yapılacak, kimler oturacak, beddualar alacığız" demişti. Habere göre, Romanların ev ve arsalarını alanlar arasında AKP Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel’in oğlu Emrah Karayel, Deniz Feneri skandalında görevden alınan İstanbul 10. Noteri İsmet Büyükkılıç, İsmailağa cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu, eski İBB Emlak ve İstimlak Müdürü ve AKP’dan başkan aday adayı Mevlüt Karataş da var.

Belediye: Martta belli olacak

Fatih Belediyesi, Radikal’in soruları üzerine şu açıklamayı yaptı:

“Sulukule 1. Etap projesinde 164 adet konut blokunda 575 adet daire bulunmaktadır. Mülk sahipleri proje içerisinden kendilerine verilmiş olan konut ve ticaret birimlerine karşılık olarak taşınmazlarını TOKİ’ye devretmişlerdir. Tapularını TOKİ’ye devretmiş olan hak sahiplerinin sözleşmelerini başkalarına devretmemeleri için tapuya şerh konulmu?tur. Çünkü projeden alacakları birimlerin ne alanları, ne yerleri ve ne de konumları henüz belli değildir. Bu durum Mart 2012’de noter huzurunda çekilecek olan kura ile belirlenecektir. Kuralar hak sahiplerinin talepleri içeriğinde büyük alanlı konutlardan başlanarak küçük alanlı konutlara doğru indirgenerek yapılacaktır. En büyük daire 100 metrekaredir. Devirle ilgili basında çıkan haberler doğru olmadığı gibi bu doğrultuda Belediyemizin onay vermesi de yasal olarak mümkün değildir. 2012 Haziran ayı itibarı ile hak sahiplerine yeni konut ve işyerleri altyapı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olarak teslim edilecektir.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı