Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sükunet zamanı

    Hürriyet Haber
    02.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ölüm cezası alan Abdullah Öcalan hakkındaki,‘‘Asılsın mı, asılmasın mı?’’ tartışması Türkiye'nin gündemine oturdu. Konunun Türkiye'nin meselesi olduğunu söyleyen İnsan Hakları'ndan Sorumlu Devlet Bakanı İrtemçelik, ‘‘İdam, sırf bu adam için bile icad edilebilirdi. Ancak şimdi bekleme ve sükunetimizi koruma zamanıdır’’ dedi.

    Terör örgütü Başkanı Abdullah Öcalan'la ilgili davadan idam kararı çıkması üzerine Avrupa'dan yükselen tepkiler ile ilgili olarak İnsan Hakları ve Avrupa İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik, ‘‘Mesele bizim meselemizdir. Mesele iyi ve geniş düşünüp milletin ve devletin büyük çıkarlarının gerektirdiği biçimde hareket edebilmemizdir. Bence esas olan Öcalan'ın milleti ve devletiyle Türkiye'ye daha fazla zarar verebilmekten men edilmesidir’’ dedi. İrtemçelik, Hürriyet'in sorularına şu yanıtları verdi:

    HAKETTİ AMA

    Önce açıklıkla belirteyim ki, ben ilke olarak idam cezasna karşıyım. Ancak işlediği suçlar gözönünde bulundurulduğunda Öcalan öyle bir kişi ki, idam cezası icat edilecek olsa sırf onun için icadı düşünülebilirdi. Nitekim herhalde bu nedenledir ki, İmralı mahkemesinin kararı hiç kimse ve hiçbir çevre için şaşırtıcı olmamıştır. Hiçbir çevreden kararın yasal yönüne itiraz gelmemiştir. Türk yargısı açısından gerçek bir yüzakı olarak ilerleyen sürecin tamamlanmasından sonra, konu TBMM önüne geldiği takdirde, meseleye salt hukuk penceresinden bakılmaması gerekeceği açıktır. Milletin ve devletin tarihine ve daha da önemlisi, geleceğine karşı sorumluluk taşıyan bu yüce kurum ve tek tek bütün milletvekilleri, konuya taşıdıkları sorumluluğun geniş penceresinden bakarak karar almak durumunda olacaklardır. O itibarla şimdi bekleme, sükunetimizi koruma ve acele etmeden sükunetimizi koruma zamanıdır.

    NİYET ÖNEMLİ

    Avrupa'dan gelen tepkileri birkaç grupta değerlendirmek her halde isabetli olacaktır. Bir tarafta idam cezasını hukuk sisteminin dışında bırakmış olan ülkeler var. Bunlardan ilke zemininde, belirli bir üslup ve ölçü içinde gelecek tepki veya temennileri makul karşılamak mümkündür. Bazı tepkilerde ise PKK ile suç ortaklığını veya Öcalan'ı zamanında alıp yargılamamış olmaktan kaynaklanan bir suçluluk duygusu veya vicdani ezikliğin izleri bulunabilir. Bazı tepkilerde, ayrıca, iç politika mülahazalarını veya bazı bencil güvenlik endişelerini okumak da mümkündür. Bunların yanı sıra bazı çevrelerin ortaya koydukları tepkilerin Türkiye'yi aslında kendi hesap ve çıkarlarına hizmet edecek hareket tarzlarına yönlendirme, daha doğrusu tahrik etme art niyetini taşıyor olabileceğini de hatırda tutmak yerinde olur.

    Biraz sessizlik

    Ertuğrul ÖZKÖK (Hürriyet) İnsanı, ‘‘Nah astıramazsın’’ deme raddesine getiren, harici gazelciler. Türkiye bu sorumsuzlara, bu tahrikçilere kulağını tıkamak zorunda. Çünkü Türkiye'nin serinkanlı, sakin bir değerlendirmeye ihtiyacı var. Tarihin en kritik kararını hiçbir dış etki altında kalmadan, sakin bir durum muhasebesinin sonunda almaya ihtiyacı var. Çünkü muhabese bizi ilgilendiriyor. Onlar orada, biz ise buradayız. Onlar hariçten gazel okuyacaklar, biz ise birlikte, yan yana yaşayacağız. O yüzden dışarıdakilere sesleniyorum. Eğer gerçekten iyi niyetliyseniz, biraz susun. Gürültüyü kesin. Bizi kendimizle baş başa bırakın. Bırakın o derin muhasebeyi kendi kendimize yapalım. Eminiz ki herkes için en iyi sonuç bu sessiz ve steril muhasebeden çıkacak.

    Hücre daha iyi

    Kürşat BAŞAR (Star) Ülkenin en büyük hukukçularından gazetecilerine, hatta davanın hakimine varıncaya kadar pek çok kişi idama karşı olduğunu açıklıyor. Soğukkanlı bakanlar, bu idamın fazla bir anlamı olmayacağını, buna karşılık başımıza bir sürü iş açacağını söylüyorlar. Benim düşüncemi soracak olursanız ben, ömür boyu hücre hapsinin idamdan çok daha kötü bir ceza olduğuna inanıyorum.

    Ufak bir detay

    İsmet BERKAN (Radikal) Öcalan'ın idam edilip edilmemesi gerektiğini konuşmak boşuna. Esas konuşulması gereken, esas tartışma fırsatı elde edilen şey geleceğin Türkiyesi. Nasıl bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz? Çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl bir Türkiye miras bırakacağız? Buna bir karar verebilirsek, göreceksiniz Öcalan ufak bir detay olarak gözükmeye başlayacak.

    PKK'ya yarayabilir

    Mehmet Ali BİRAND (Posta) Öyle bir manzara ki, PKK diye bir şey kalmamış, örgüt, dağılma noktasına gelmiş, lideri, oradan oraya kovalanarak yakalanmış. Bu noktaya geldikten sonra Öcalan asılsa ne olacak, asılmasa ne olacak? Bundan böyle kendimize sormamız gereken soru şu: ‘‘Öcalan'ı asmak, perişan durumdaki PKK'yı canlandırır mı? Böyle bir risk yok mu?’’ Önemli bir çoğunluk için var... Artık, soğukkanlı düşünme zamanı geldi...

    Dur düşün

    Hasan PULUR (Milliyet) Biz karar çıkmadan önce, açık açık bu köşede yazdık... Biz idam cezasına karşıyız. bir idamdan sonra, ortaya çıkan -tarihte benzeri çoktur- adli hatadan hep endişe etmişizdir. Ama 30 bin kişinin katlinden sorumlu bir teröriste gelince, orada durur, düşünürüz.

    Liderler dikkat

    İlter TÜRKMEN (Hürriyet) Bu aşamada önemli olan Meclis'in şimdiden infaza meylettiği izleniminin önlenmesidir. Bazı parti liderleri daha önce infazı desteklemekte acele ettilerse de, şimdi daha dikkatli söylem kullanıyorlar. Umarız liderler tarihi sorumluluklarını idrak ederler.

    Bize ne oldu

    Ümit ZİLELİ (Cumhuriyet) Ben ölüm cezasına karşıyım! Çağdaş bir ülkenin hukukunda idam cezasının yeri olmadığını savunuyorum. Ayrıca bir yurttaş olarak Öcalan'a verilecek, ‘‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’’ cezasının çok daha uygun bir ceza olacağına inanıyorum. Bir hücrede geçecek uzun yıllar, bu idam cezası almış teröriste daha çok yakışır diye düşünüyorum.

    İki eğilime de saygı

    Coşkun KIRCA (Sabah) Gelelim Öcalan'ın idamının kamu yararına uygun olup olmayacağı konusuna... Öcalan'ın idam cezası kesinleşirse, bu cezanın yerine getirilmemesi sonucunda şehit ailelerinin ve kalbi onlarla birlikte çarpan çok büyük vatandaş çoğunluğunun ziyadesiyle rahatsız olacağı besbellidir. Buna karşılık, aynı faraziye altında Öcalan'ın cezasının yerine getirlmesinin -büyük kısmı itibariyle- dışarıda yaratacağı tepkilere -haklılık veya haksızlık payı ne olursa olsun- katlanmamıza Öcalan'ın değmeyeceğini düşünenlerimiz de olabilir. Bu noktada da konu herkesin vicdani takdiriyle ilgilidir ve bu iki zıt eğilim de saygı görmelidir.

    Serinkanlı düşünelim

    İzzet SEDES (Akşam) DGM'nin kararı dışarıda Avrupa İnsan Hakları Mehkemesi'nde görüşülecek. Haaa... AİHM'ni dinlemeyiz, beklemeyiz ve ‘‘asarız’’ egemenlik hakkımızı kullanırız dersek bu olur ama sonra çok şey kaybederiz, onu da unutmamalıyız. Bu yüzden çok derin ve serinkanlı düşünmemiz gerekiyor.

    Artık şehit olmasın

    Mustafa BALBAY (Cumhuriyet) Yakın geçmişimizdeki hangi idama bugün, o günkü tartışma ortamındaki gibi bakabiliyoruz? Apo olayına, salt ‘‘Avrupa bize ne der’’ diye değil, salt ‘‘şehit ailelerinin yüreğini nasıl soğuturuz’’ diye değil, şöyle yaklaşmamız gerekiyor: Daha fazla şehit ailesi olmamasını nasıl sağlarız?

    Soğukkanlı olalım

    FP, bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın idam cezasına çarptırılmasının ardından başlayan gösterilere artık son verilmesini isteyerek, itidal telkininde bulundu. FP Grup Başkanvekili Bülent Arınç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ‘‘Mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürecek davranışlardan kaçınmak, duygusal tepkilere son vermek ve soğukkanlı davranmak gerekmektedir’’ dedi. Türkiye'nin askeri, polisi, çocuğu, kadını, dağa çıkan insanıyla hep birlikte yaşananlardan büyük acılar çektiğini belirten Arınç, ancak bu aşamada yapılan duygusal gösterilerin, mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürebileceği uyarısında bulundu. ‘‘Duygusal gösteriler’’ diye nitelediği bu tepkilerin Avrupa'da, mahkemenin baskı altına alındığı iddialarına neden olabileceğine dikkat çeken Arınç, ‘‘Soğukkanlı davranma’’ çağrısında bulundu. Arınç, bu olaydan dolayı Türkiye'nin uluslararası alanda yalnızlığa itilmek istendiğine de dikkat çekerek, ‘‘Bu çemberi birlikte ve soğukkanlı hareket edersek kırabiliriz’’ diye konuştu.

    MHP: Şov değil itidal gerek

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a verilen idam cezasının ardından, parti teşkilatına ve şehit ailelerine ‘‘itidal’’ tavsiye ederek, ‘‘Yargılamayı Mudanya İskelesi'ne taşıyan bir zihniyetle karşı karşıya kaldık’’ dedi. Yahnici MHP Başkanlık Divanı toplantısından sonra yaptığı açıklamada, şunları söyledi: ‘‘Yargılama süreci devam ediyor. Devam etmekte olan bir davayla ilgili açıklama yapılmaması gerekir. Biz, bu kurala uyduğumuz gibi medyanın uymaması konusundaki tavrını da eleştirdik. Bu konuda, siyasi ve şov niteliğindeki gösterileri doğru bulmuyoruz. Yargı kararı verilmiştir. Yargı kararını sükunetle, itidalle ve dinginlikle kabul görmek lazım. Bundan sonraki yargı sürecini sükunetle beklemek lazım. İşi çok abartan bazı gösteriler fayda getirmez. Bütün arkadaşlarımıza, teşkilatlarımıza özellikle de konunun muhatabı olan şehit ailelerine itidal tavsiye ediyoruz. Yargılama sadece mahkeme salonunda yapılır. Yargılamayla ilgili bütün kanaatlerin beyan edileceği yer, mahkeme salonudur. Müdahil ve sanık avukatları için de bu geçerlidir. Yargılamayı Mudanya İskelesi'ne taşıyan bir zihniyetle karşı karşıya kaldık. Avukatlar, Mudanya İskelesi'nde nutuklar attılar. Bunları hukuk sistemi açısından, Türk hukuk sistemi açısından doğru bulmadığımızı dün de söyledik, bugün de söylüyoruz. Bu konuyu millet olarak itidalle ve sükunetle beklemek gerekiyor.’’



    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı