Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Suçlu kim?

    Nuran ÇAKMAKÇI
    26 Ocak 2002 - 14:30Son Güncelleme : 26 Ocak 2002 - 14:30

    Kim bilir o liseye girmek için nasıl bir yarışa girdi.

    Ne hayaller kurdu.

    Lisede eğitimini sürdürürken daha 16'sında yaşamına kıydı.

    Lara Falay, geçtiğimiz yıl ve daha önceki yıl yaşamayı değil de, ölümü tercih eden gençlerden biri oldu.

    Ölüme gidişinin ardından çok şey arandı, hala da aranıyor.

    Suçlu kimi zaman okul, kimi zaman aile, kimi zaman da arkadaş olarak gösteriliyor.

    Ama, gerçek nedenlere bir türlü inilmiyor.

    Basında yazılan ve televizyonda söylenen her söz adı geçen okulu ve daha önceki okulların öğrencilerini de, ailelerini de tedirgin ediyor.

    Bu gözde okullarda çocukları olan veliler panikte.

    Birbiri ardına gelen intiharların nedeni netleşmedi.

    Bu da o yaşta çocuğu olan bütün aileleri endişelendiriyor.

    Herkes birbirine 'Ne yapmalıyız?' sorusunu soruyor.

    Gözleri çocuklarında...

    Onların yüzlerine düşen her hüzün, bilgisayar başında geçirdikleri her dakika, yalnız kalma istekleri şüpheleri iyice artırıyor.

    Bir anne telefonda: ‘‘Paranoyak oldum. Kızım her an intihar edecek gibi. Babası biraz bağırsa bir yerden atlayacak diye korkuyorum. Uykularım kaçıyor‘‘ diyor.

    Aileler çocuklarına nasıl davranacaklarını, ne yapacaklarını şaşırmış durumda.

    Özellikle kolejlilerin anne babaları çok zor günler geçiriyorlar.

    İntihar eden çocuklarla kendi çocukları arasındaki benzer yönleri sorguluyorlar.

    * * *

    Ya devlet okullarındaki durum?

    Devlettekiler sanki, 'bu zengin hastalığı' der gibi dudak büküyor.

    Konuştuğum bir devlet okulu müdürü de bu iddiayı doğrularcasına, 'Hepimiz için ürkütücü. Okullarımızdaki çocuklar hep sorunla büyüdükleri için onlarla baş etmeyi de öğrenmişler. Neler yaşıyorlar, neler... Kavgayla, arkadaşla sorunların üstesinden geliyorlar. Herhalde zengin çocukları yarış atı gibi hep başarıya endeksli oldukları için küçük bir sorunda tökezliyorlar‘‘ diyor.

    Gözde bir kolejin uzun yıllardır yöneticilik görevini yapan ve uzmanlık alanı psikoloji olan bir müdür ise bakın velilere neler öneriyor:

    ‘‘Çocuklarınızla ilgilenin. Bireyci, sadece başarı ve kuvvete hedeflenmiş yaşamları hedef olarak çocuklarınızın önüne koymayın. Onların yeteneklerini abartmayın. Ekonomik olanaklarınızı onların ayakları altına sermeyin. Yaşlarına göre onlara fazla özgürlük vermeyin. Evde yalnız bırakmayın. Büyükanne, büyükbabaları devreye sokun. Başkaları ile karşılaştırmayın. Sorunları karşısında uzmandan destek arayın.‘‘

    Bu sözler kulak ardı edilmemeli.

    Evet, bu gençlerin intiharları geçmişe dönerek iyice araştırılmalı.

    Ama ne okulu, ne de aileyi suçlamalı.

    Bir okul ya da aile suçlanırken, diğeri masum ilan edilmemeli.

    * * *

    Peki bu arada Milli Eğitim Bakanlığı ne yapıyor?

    Bakan Metin Bostancıoğlu'nun ilk demeci 'gençlik bunalımı'.

    Satanizm söylentileri yalanlanıyor.

    Satanizmle bağlantı kurulmadıysa kesin verileri Milli Eğitim kamuoyuna açıklamalı.

    Kimse satanizmi, ya da belli grupların etkisini yakıştırmak istemiyor.

    Kimse temenni etmiyor.

    Ama bu sevimsiz şeyler ya doğruysa?

    Şimdiye kadar ne yapıldı?

    * * *

    Son olay beklemeden, önceki intiharların nedeni 'gençlik bunalımı' ise, bu ortaya koyulmalıydı. Bir an önce aileleri, eğitimcileri eğitmeye yönelik seferberlik başlatılmalıydı.

    Velilerin gözü yetkililerin üzerinde.

    Yetkililer, asıl soruşturmanın 10-15 gün içinde netleşeceğini belirtiyor.

    Üç müfettişle yapılan soruşturma, 13 müfettişle, hem de derinlemesine yapılsa da bu panik ortadan kalksa olmaz mı?

    Kamuoyu oluştuktan sonra değil.

    Bakanlık kamuoyunu bizzat kendisi oluşturup, elindeki doneleri paylaşmalı.

    Unutmayalım, anne babaların ve eğitimcilerin bilinçlenmesi için 'devlet sırrı' gibi bazı bilgileri saklama yaklaşımı yarar değil zarar getirir.

    Sorunun köküne inmeli.

    Sorunu bilelim ki, ne Lara'lar, ne Ceylan'lar, ne de Aslı'lar; önlerinde parlak bir gelecek beklerken, dahası Türkiye'nin onlar gibi yetişmiş beyinlere ihtiyacı varken, bir daha yaşamlarını yitirmesinler.


    Tel: 0212- 677 03 66 Faks: 0212- 677 03 40

    e-posta: ncakmakci@hurriyet.com.tr

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı