Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Suçlu kim?

    Ünsal Turan / KOPENHAG
    06.07.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 05.07.2012 - 15:18

    Samsun'da bir sel felaketi yaşandı. Dokuz masum insan hayatını kaybetti şimdi suçlu aranıyor. Ben söyleyeyim, suçluyu çok uzakta aramaya gerek yok suçlu devlet.

    Danimarka'da, Türkiye'deki gelişmeleri sadece televizyon kanallarından izleyebiliyoruz. Samsun'daki sel felaketi ile ilgili haberleri de yine televizyon kanallarından izliyorum.

    İnsanlar, dokuz kişinin hayatını kaybetmesi, evlerin sular altında kalmasını ve bunlardan kimin  suçlu olduğunu tartışıyorlar.

    Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Danimarka'da da son yıllarda sel felaketleri yaşandı. Aşırı yağışlar nedeniyle evler, iş yerleri ve bodrum katları sular altında kaldı ama kimse hayatanı kabetmedi. Kimse acı yaşamadı, mağdur olmadı, sigorta şirketleri zararlarını ödedi.

    Nasıl mı? Danimarka'da ister çok katlı isterse iki katlı binalar olsun, bodrum katlarının ikamet olarak kullanılması yasaktır. Yani insanlar bodrum katlarını iş yeri olarak kullanılabilirler ama ikamet olarak kullanamazlar. Yani bodrum katlar insanların uyanık ve hareket halinde oldukları saatlerde kullanılır ki bir şey olursa kaçabilme şanslar olsun.

    Oysa Türkiye'de bina sahipleri biraz daha fazla para kazanabilmek için bodrum katlarını da ikamet olarak inşa ederler, kiralarlar ve satarlar. Yani para insan hayatından değerlidir.

    Bodrum katları daha ucuz olduğu için ya kapıcılar ya da dar gelirliler yaşarlar. Bir şey olursa da onlara olur. Sanki onlar insan değil.

    Şayet Samsun'da TOKİ konutlarında bodrum katlarında ikamet izni olmasaydı can kaybı bu kadar olmayacaktı.Bu sadece Samsun için değil, Tüm Türkiye için geçerli.

    Türkiye'de yapılacak ilk iş bodrum katlarında ikameti yasaklamaktır. İkinci iş ise dere yataklarına yakın inşaatlaşmayı önlemek ve kapasiteyi kaldırabilecek dere yatakları yaratmak, iyi bir kanalizasyon şebekesi kurmaktır.

    Bakıyorum da Türkiye'de deprem, sel felaketleri oluyor ama hiç bir zaman bunlardan ders almıyoruz. Konuşan, ağzı laf yapan çok oluyor ama neticede olan canlara oluyor.

    Tıpkı terör saldırılarındaki gibi. Saldırıdan sonra bir kaç gün güvenlik önlemleri arttırılıyor ama bir hafta sonra unutuyar tekrar normal yaşama dönüyoruz.

    Örneğin Kuşadasında tatil yaparken görüyorum şehrin giriş çıkışında kontrol ve güvenlik için görevlendirilen polisler, askerler, oturuyor gölgede keyf yapıyor. Terörist yanına kadar gelse, üzerine ateş açsa, bomba atsa kendini koruyacak durumda değil.

    Yazık, bugün dokuz, yarın kaç bilmiyorum ama böyle devam ederse Türkiye'de daha çok canlar veririz.

    Umarım,savcılar, ergenekon, balyoz davalarında olduğu kadar hassas davranır, binaları yapanlar, imar izni ve bodrum katlarına ikamet izni verenler hakkında da dava açar ve gerekli cezalara çartırılmalarını sağlarlar.Bu tür ihmal ve hataların terör saldırısı ile farkı yoktur. Sonuçta can kaybı ve zarar vardır. O canlar bizim canlarımızdır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı