Gündem Haberleri

    Suç Erbakan'da

    Hürriyet Haber
    18.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türban konusunda yetkinin kendinde değil rektörlerde olduğunu söyleyen Başbakan Yılmaz, ‘‘Erbakan çıkıp, ‘Rektörler türbanlı kızlarımızın önünde selam duracak' demeseydi, bu iş böyle olmazdı’’ dedi. Yılmaz, kara çarşaflı olmayan, normal başörtüsüyle resim çektirenin okula alınması gerektiğini söyledi.

    Başbakan Mesut Yılmaz, türban konusunda esnek bir yaklaşım sergileyerek, ‘‘Bu konuda yetki benim değil, rektörlerin. Benim yetkim olsa bu işi yumuşatarak çözerim’’ dedi. Yılmaz okullarda türban konusundaki ölçüsünü ise ‘‘Okumak herkesin hakkı. Kimliği belli olacak şekilde resim veriyorsa, kara çarşaflı değilse almak lazım. Yani normal bir başörtüsü ile görüntü veriyor ve kimliği belli oluyorsa alınmalı’’ sözleriyle özetledi.

    ANAP Ankara İl Teşkilatı yöneticileri ile görüşen Yılmaz, 3 saat süren toplantıda, Türkiye’nin gündemini de ilgilendiren şu açıklamalarda bulundu:

    REKTÖRLERE TAVSİYE

    Türban konusunda benim hükümet ve Başbakan olarak yapabileceğim birşey yok. Sadece rektörlere tavsiyede bulunabilirim. Kanun yaptık, konuyu rektörlere bıraktık. Erbakan çıkıp, ‘Rektörler türbanlı kızlarımızın önünde selam duracak’ demeseydi, bu iş böyle olmazdı. Bu işi kendi simgen haline getireceksin, hiçbir şey yapmayacaksın, sonra bize bırakacak çözüm isteyeceksin. Bununla bizi yıpratmaya, bize zarar vermeye çalışıyorlar, ama bu iş yasa işi. Yasa da Meclis'ten geçer.

    DEVLETTE OLMAZ

    Geçen gün verdiğim demeç yanlış yorumlandı. Devlete giren onun kurallarına uymak zorunda. Yalnız büyük şehirlerin dışına çıktığınızda, odacı kadrosunda başı açık elaman bulmak zordur. Bunu söyledim. Ama okullar için durum böyle değil. Devlete adam alır gibi okuldaki öğrenciyi de aynı statüde tutamazsın.

    YETKİM OLSA

    Okumak herkesin hakkı. Eğer, bazı kişilerin zihniyetlerinde bir bozukluk varsa, onun tedavi olması için de okula getirilmesi lazım. Yani hastayı, hastaneye götürmeden tedavi etmek mümkün mü? Biz halletmiştik, onlar bozdular. Bu işi ideolojik olarak kullanmak isteyen iki taraf var. Bu mesele Türkiye'nin gündeminden çıkmalıdır.

    SEÇİM DEĞİŞMEZ

    Bizim hedefimiz normal sürenin sonuna kadar bu hükümeti sürdürmekti. CHP destek vermedikce, Meclis'i çalıştırmak mümkün değildi. Bu nedenle Baykal'ın seçim önerisini benimsedik. CHP Meclis'e getirsin önerisini, Meclis değiştirsin. Yoksa, yüzde 80 bu tarih değişmez ve iki seçim birarada Nisan'da yapılır.

    ÇİLLER'LE CENDERE

    Ufak tefek sorunlar çıkıyor, ama koalisyon ortaklarımdan çok memnunum. Uyumlu bir çalışma yapıyoruz. Çok rahatım. Oysa ben Tansu Çiller ile ortaklığımda kendimi cenderede gibi hissediyordum.

    ÇETELER GÖRECEK

    Çetelerle muhalefette yaptığımız mücadeleyi ağız dalaşı gibi gördüler. Ama şimdi hükümetteyiz, bunun ağız dalaşı değil, sonuna kadar gidecek bir mücadele olduğunu gördüler. Daha da görecekler. Hepsinin üstüne gideceğiz. Devlet devlet gibi olacak. Öyle devlet içinde çete, falan olmaz. Yeter ki güvenlik güçlerine müdahale edilmesin, arkalarında durulsun.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı