Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Subay kızının yürek yakan sorusu

    Hürriyet Haber
    23.10.2007 - 09:29 | Son Güncelleme:

    Başbakan Tayyip Erdoğan, Oxford Üniversitesi çatısı altında bulunan ve dünyanın en prestijli akademik platformlarından biri olarak gösterilen Oxford Union'da Türk dış politikası ile ilgili yaptığı konuşmanın ardından, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Türk öğrenci Lale Can subay kızı olduğunu söyledikten sonra Başbakan'a tüm Türkiye'nin içini yakan sorusunu yöneltti.

    Erdoğan, “Türkiye'nin, Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile yakın ilişkileri olduğunu ve bu bağlamda Kuzey Irak'a yapılacak herhangi bir operasyonun bu ülkelerle ilişkileri bozup bozmayacağı” yönündeki bir soruyu şöyle yanıtladı:
    “Avrupa Birliği süreciyle, Kuzey Irak'a yönelik operasyonun birbiriyle bağlantısı yok. AB ülkelerinin tümü PKK'yı bir terör örgütü olarak ilan etmiştir. Böyle bir terör örgütünün komşu ülkeye zarar verecek şekilde, oradaki kamu düzenine zarar verecek şekilde bir girişimi olduğu takdirde, gerek NATO, gerek Birleşmiş Milletler (BM), gerekse uluslararası hukuktan kaynaklanan zaten tedbirler var. Ve bu tedbirler paketi içerisinde, uluslararası hukuku çiğnemeden terör örgütüne yönelik olarak yapılacak olan bir harekettir. Ve burada sivil hedefler kesinlikle söz konusu değildir. Irak'ın toprak bütünlüğü kesinlikle söz konusu değildir. Hedef sadece terör örgütüdür.

    Şüphesiz ki, Irak merkezi yönetiminin veya Irak'ın kuzeyindeki yerel yönetimin de alması gereken tedbirleri bir an önce almasında biz fayda görüyoruz. Bütün çerçeveyi de bu istikamette çizmiş durumdayız.”

    Başbakan Erdoğan, “Türk Devleti neden Kürtlerin self determinasyon haklarına karşı geliyor? Ayrı bir devlet olma haklarına neden karşı çıkıyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:

    “Buradaki sorunu zannediyorum ki karıştırıyorsunuz. Irak'taki Kürt Devleti olayı bizim sorunumuz değil. Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu bugüne kadar söyledik. Irak'ın kuzeyinde terör örgütünün konuşlanmasıdır. Orada eğitimlerini alıp ondan sonra da Türkiye'ye girmek suretiyle Türkiye'de halkımıza, vatandaşlarımıza, hatta hatta Kürt orijinli vatandaşlarımız da olmak üzere bunların ölümüne neden olmaktadırlar, öldürmektedirler. Acımasızca bu süreci devam ettirmektedirler. Ama Türkiye'mizin Güney Doğu Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi bir defa terör örgütünün Kürt vatandaşlarımızı temsil diye bir durumu ya da böyle bir hakkı veya yetkisi de söz konusu değil. Türkiye'nin Güney Doğusunda, Doğusunda benim partim şu anda birinci parti konumundadır. Benim partimin içerisinde de 50, 60 civarında Kürt orijinli milletvekili arkadaşım vardır. Yani bizim bu noktada herhangi bir sorunumuz yok. Burada esas konu, terör örgütünü Kuzey Irak'ta konuşlanmasıdır. Orada eğitimini alıyor olmasıdır. Hiçbir ülke kendi ülkesinde terör örgütünü barındırarak bir komşu ülkeye onu bir tehdit unsuru olarak saklayamaz. Sakladığı takdirde zaten uluslararası hukukun çiğnenmiş olduğunu belirtmek isterim.”

    Erdoğan, bir öğrencinin İstanbul'da son 2 yılda yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarında, Roman vatandaşların mağdur edildiğine yönelik sorusu üzerine de, böyle bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, hükümetin attığı adımlarla vatandaşın kira öder gibi ev sahibi olduklarını söyledi.

    Başbakan Erdoğan, “Bu konuda bir Roman ayrımı, bir siyah beyaz ayırımı bizim kültürümüzde zaten yoktur. bizim idarecilik anlayışımızda da böyle bir şey asla söz konusu değildir” dedi.

    Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Irak'taki teröre destek veren İran'la ilişki kurmasının bir çelişki olup olmadığına ilişkin bir soruyu da, “İran siyasi ve ekonomik ilişkiler noktasında stratejik olarak bu ilişkilerimizi sürdürmemiz gereken bir ülke” şeklinde cevapladı.

    SUBAY KIZINDAN BAŞBAKAN'A YÜREK YAKAN SORU
    Erdoğan, Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacını Rusya'dan sonra ikinci ülke olarak İran'dan karşıladığını belirtti.
    Başbakan Erdoğan, Oxford Üniversitesi'nde öğretim gören Lale Can isimli bir Türk öğrencinin sorusunu da yanıtladı. Lale Can, Başbakan Erdoğan'a, “Son dönemdeki terör olaylarından ben özellikle etkilendim. Çünkü bir subay kızıyım. Eğitim hayatıma Siirt Mehmetçik İlköğretim Okulu'nda başladım. Hayatımda beni en çok etkileyen olay, 7 yaşımda Üsteğmen Erol amcamın bana kestane şekeri alıp, PKK'yla savaşmaya gidip geri dönmemesidir. Bunu hala unutmuyorum. Geleceğim, dedi ama asla geri dönmedi. Bu nedenle son dönemdeki olaylar beni çok etkiledi. Benim öğrenmek istediğim şu, müttefikimiz Amerika'nın terör konusundaki hassasiyeti ortada. Neden bizimkisi Amerika'nın gözünde terör sayılmıyor. Neden bir bir şey yapamıyoruz. Neden bizim subaylarımız şehit oluyor?” sorusunu yöneltti.

    Erdoğan da bunun üzerine şunları kaydetti:

    “Amerika da terörü halledebilmiş bir ülke değil. Dünyanın herhalde en korunaklı yeni Pentagon'dur. Pentagon da teröristten korunamadı. Şu anda Amerika'ya girerken herhalde elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Ayakkabılarınızı, mayakkabılarınızı her şeyinizi çıkarıyorlar.

    Bir hassasiyet ortaya çıkmış vaziyette. Bu konuda Amerika ile olan görüşmelerimiz devam ediyor. Dün Dışişleri Bakanı sayın Condelezza Rice ile de bu konuyu görüştük. Bugün sayın Cumhurbaşkanımız, Başkan Bush'la görüşmelerini yaptılar. Burada bir çalışmanın içine müşterek olarak gireceğiz.

    Siz, bir subay kızı olduğunuz için aslında bununla ilgili mücadeleyi babana soracaksın. O da size askeri boyutunu anlatacak. Niye kızım bu böyle oluyor, diye. Çünkü biz işin siyasi ve diplomatik boyutuyla daha çok uğraşıyor ve bu konuda tabii verilmesi gereken talimatlar varsa bu talimatları veriyoruz, vereceğiz. İhtiyaçlar nelerse bunları gidereceğiz. Ama güvenlik güçlerimiz de malum bununla ilgili olarak arazide yapılması gereken neyse içeride, sınır ötesinde. Bunları vakti saati geldiğinde yapacaklardır. Ama bizler “birileri istiyor” diye, “birileri bu noktada tahrik ediyor” diye bu tür olayların içerisine giremeyiz. Bu konu, askeri gerekçeler oluştuğu anda, bunlar bizlere iletildiği anda, orada da hiç tereddüt etmeden gereken neyse onu yaparız. Çünkü terörle mücadeledeki kararlılığımız sonuna kadar devam edecektir. Bir yavrumuzu dahi feda etmeye cüret etmeyiz, buna müsamaha ile bakamayız. Bunu burada açıkça söylemek isterim.”

    Başbakan Erdoğan, “Türkiye'nin yapacağı olası bir sınır ötesi operasyonun Irak'taki merkezi hükümeti zayıflatacağı ve teröristleri güçlendirip güçlendirmeyeceği ve bunun bir çelişki olup olmadığı” yönünde sorulan bir soruya da şu yanıtı verdi:

    “Maliki hükümetine biz gerekli desteği vermeyi her zaman söylüyoruz. Terör konusunda üçlü bir mekanizma oluşturalım dedik. Bunun içinde Türkiye, ABD ve Irak vardı. 14 ay biz bu üçlü mekanizma ile oyalandık. Ve artık oyalanmaya tahammülümüz yok. Maliki ile yaptığımız görüşmelerde 'teröre karşı mücadelede ne yapılması gerekiyorsa, biz bunu yapmaya hazırız' dedik. 'Askerinizi ve polisinizi eğitmek gerekiyorsa, eğitelim' dedik. 'Ama ülkemizi huzursuz edecek terörist kamplarını topraklarınızda barındırmayın' dedik. Barındırdıkları zaman bizim de artık buna tahammül etmemiz mümkün değil. 14 ay üçlü mekanizma ile oyalandık. Şimdi Amerika'ya da Irak'a da gerekenleri söyledik. Artık kendi başımızın çaresine kendimiz bakacağız. Eğer şu bir kaç gün içerisinde o beklenen gelişmeler olmazsa.”

    Erdoğan, bir öğrencinin, “Geçen sene İsrail, Lübnan'a saldırdı. Çok tereddüt taşımadı. Şimdi Türkiye bekliyor. Niye bekliyor? Niye Türkiye İsrail gibi aynı şeyi yapmıyor? Niye bekliyor?” sorusu üzerine de, “İsrail-Lübnan arasındaki sorun farklı, Türkiye-Irak arasındaki sorun farklı. Olayların şekli farklı, coğrafi koşulları farklı. Bunları bu şekilde değerlendirmek gerekir” dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı