Şubatta dolara yatan ‘dalgalı kur’la yaşadı

Hürriyet Haber
29 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 29 Aralık 2001 - 00:01

Kabus gibi geçen, Türkiye'nin bütün çarklarını sarsan, Arjantin'deki gibi sosyal patlamaya neden olmasa da çok zorlanılan 2001'de dolara yatırım yapan yüzde 114 kazandı. Merkez Bankası dolar satış kuru yılı 1 milyon 446 bin liradan kapattı.2001, dolar yatırımcısının beklediğinden de fazla kazandığı bir yıl oldu. Geçen yılın son iş gününde 675 bin lira olan Merkez Bankası dolar satış kuru, 21 Şubat'ta 688 bin lirayken, yılı 1 milyon 446 bin liradan kapattı. Yıl içinde 1 milyon 644 bin liraya kadar çıkan doların yatırımcıları yılın tümünde yüzde 114, 21 Şubat'tan yıl sonuna kadar olan dönemde yüzde 110 kazandı.İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yatırımcısı ise yıl içinde 7.159 puanla 13.900 puan arasında gezinen İMKB-100 Endeksi'nin stresini yaşadı. Yılı 13.782 puanlık endeksle kapatan borsanın getirisi yüzde 46'da kaldı. 2000 yılında 130 milyar dolara çıkan borsanın toplam değeri, bu yıl içinde 25 milyar dolara kadar çekildi.2000 yılını 37 katrilyon lira iç borçla kapatan Hazine Müsteşarlığı bu yılın sonuna ulaşıldığında 108 katrilyon liralık iç borca ulaştı. Piyasalarda yaşanan çalkantılı dönem, Hazine'nin borçlanma ihalelerinde de kendisini gösterdi. İç borçlanma ihalelerinde yıllık bileşik oranlar üzerinde Hazine yüzde 57.33 ile yüzde 193.71 arasında değişen oranlardan borç aldı. Yılın en düşük borçlanma oranı 23 Ocak'ta yapılan üç aylık bono ihalesinde gerçekleşti. En yüksek oran ise 20 Mart tarihindeki üç aylık bono ihalesindeydi.2000 yılında 200 milyar doların üzerinde olan GSMH, bu yıl 130 milyar dolar ve belki daha düşük düzeye çekildi. GSMH'de en az 70 milyar dolar kaybeden Türkiye'nın satın alma gücü de yaklaşık 150-200 milyar dolar arasında gerileme kaydetti.2001 yılı başladığında İMKB-100 Endeksi 9.437 puandaydı. 2 Ocak'ta Merkez Bankası dolar satış kuru 669 bin lira olarak açıklanmıştı. Türkiye 2000'in Kasım ayında yaşadığı rizden sonra IMF'den aldığı 4.2 milyar doların desteğiyle sakin piyasa koşullarına sahipti.Sarsılan ancak süren ‘kur çıpası’ programı, piyasalar üzerindeki tedirginliğe rağmen dağınıklığı önlemişti. Borsa 8 Ocak'ta 10 bini, 10 Ocak'ta 11 bini geçti. Gecelik faizler, Kasım ayındaki çılgınlığın çok uzağında yüzde 50'nin altında seyrediyordu.Ocak ayının ikinci yarısında piyasalar üzerinde o günlerdeki polisiye operasyonların etkisi oluşmaya başladı. Operasyonlar ile ilgili söylentilerin de baskısıyla borsada satışlar oldu.MGK KRİZİ19 Şubat'ta yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Başbakan Bülent Ecevit ile girdiği tartışma ve bu tartışmanın Ecevit tarafından açıklanması Türkiye'de herşeyi değiştirdi.Türkiye, 2000'de uygulanan kur çıpası programıyla önemli bir şans yakalamış Kasım ayında küçük hatalarla bu şansı kaybetmenin eşğine gelmişti. Şubat'ta MGK Krizi ile o eşik aşıldı. 19, 20 ve 21 Şubat'ta piyasalar çılgın üç gün yaşadı. Gecelik faizler, ekonomi açsından hiçbir anlam ifade etmeyen, iflasa neden olabilecek yüzde 7.500'lere kadar çıktı.Merkez Bankası'ndan 19 Şubat'ta 7.5 milyar dolar çekildi. 20 Şubat'ta bu paranın 6 milyar doları yeniden Merkez Bankası'na satıldı. 21 Şubat'ta ise bir yanda Türk Lirası (TL) sıkışıklığı, diğer tarafta ‘‘Bu iş bitti’’ psikolojisi, kur çıpası programının sonu oldu.IMF BASTIRDI KUR DALGALANDI21 Şubat'ı, 22 Şubat'a bağlayan gece IMF'nin de talebiyle Türkiye kur çıpasını terk edip, dalgalanan kur rejimi uygulamasına başladı. 22 Şubat sabahından itibaren dolar kuru yükselmeye başladı. İlk gün Merkez Bankası dolar kuru 688 bin liradarn, 962 bin liraya yükseldi. Türkiye bir günde yüzde 39.7 fakirleşti.Merkez Bankası dolar satış kuru 23 Şubat'ta 1 milyon 78 bin lira oldu. Türkiye iki günde yüzde 56.6 fakirleşti. Dolarda bu gelişme olurken borsada da kırılma yaşandı. 22 Şubat'ta borsa seans içinde 6.796 puana kadar düştü. Gecelik faizler repo ve interbank fiyasalarında yüzde 6.000-7.500 arasında seyretti. Ortalamalar bile yüzde 1.500-3.000 arasında değişti.KEMAL DERVİŞ GELDİDalgalı kur kararı alan hükümet, Dünya Bankası'nda görev yapmakta olan Kemal Derviş'i Türkiye'ye çağırdı. Derviş, bir umut olarak Türkiye'ye gelip, 2 Mart'ta Bakanlar Kurulu'da dahil oldu.Derviş'in hükümete germesiyle birlikte dolar 900 bin liranın altına indi. Borsa 9.513 puana çıktı. Faizler ise 10 puan düşüş kaydetti.Kemal Derviş, bir yandan IMF ve uluslararası piyasalarla Türkiye'nin yeniden yapılanması görüşmelerine başladı. Diğer yandan ise kabine içindeki tartışmalarla ve yeni yasaların oluşturulması sırasında çıkan sorunlarla uğraştı. İlk önemli sorun, Devlet Bakanı Derviş ile Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz arasında ortaya çıktı. Bu gerginlik sonucunda dolar kuru 3 ve 4 Nisan günlerinde 1.2 milyon liranın üzerine çıktı.IMF ZORLADITürk Telekom ile ilgili tartışmaların devam ettiği günlerde bir yandan da IMF ile yeni programın görüşmeleri sürdürülüyordu. 3 Mayıs tarihinde IMF'ye verilen yeni Niyet Mektubu Türkiye'nin çok zorlu bir döneme girdiğini ortaya koydu.Ancak IMF bu niyet mektubunun verilmesiyle yetinmedi. Türkiye'nin bütün taahhütlerini zamanında yerine getirmesinde ısrarcı oldu. Bu ısrarcılık 11 Eylül'deki terörist saldırılara kadar devam etti.Yaşanan sorunların Türkiye'ye yansıma şekliyse dolar kurunun zıplamaları ve borsanın düşmesiydi. Hazine, karşı karşıya kaldığı sorunlara göre çözümler üretti. Merkez Bankası ve Hazine'nin operasyonları, eleştirilse bile günün şartları gereği yapılması gereken operasyonlardı. Bu çerçevede Hazine, iç borçlarını çevirebilmek için takas işlemleri yaptı. Halka doğrudan kamu menkul kıymeti satışı ve tarihinde ilk defa dövizli iç borçlanmaya gitti.11 EYLÜL SONRASIYapısal reformlarda yaşanan tıkanıklıklar ve bütçeye dahil olmamasına rağmen gelen talepler, Merkez Bankası ve Hazine'nin yaz ayları boyunca gerçekleştirdiği başarılı operasyonlara gölge düşürdü. IMF, Türkiye'yi sıkıştırmaya başladı. Periyoduk gözden geçirmeler tıkandı ve Türkiye, IMF'den alacağı kredi dilimlerini alamaz oldu.ABD'de 11 Eylül günü gerçekleşen terörist saldırılar, Türkiye'nin içine girdiği ve çıkılamaz olarak görülen borç sarmalından çıkmasını sağladı. Afganistan'a yönelik operasyon yapmak isteyen ABD, Türkiye ekonomisinin darboğazdan çıkmasına yardımcı olma kararı verdi.Sonuçta Türkiye, IMF ile 2002-2004 yıllarını kapsayacak olan ve 16.4 milyar dolara ulaşan yeni bir stand-by'ın vizesini aldı.Gecelik faiz % 7500'ü gördüPiyasa, alınmaya çalışan tedbirlerle ilgilenmedi. Aşırı hale gelen Türk Lirası (TL) sıkıntısı, durmayan dolar talebi, piyasadaki bütün ayakları kilitledi. 21 Şubat 2001 tarihine kadar, borsadaki en yüksek oranlı düşüş, 11 Kasım 1998'de yaşanmıştı. O gün, Korkmaz Yiğit'in, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı Güneş Taner ve işadamı Kamuran Çörtük hakkındaki iddiaların yer aldığı kaset yayımlanmış ve borsa 2.510 puandan 2.141 puana inip, yüzde 14.70 gerilemişti. 21 Şubat'ta ise borsa 8.768 puandan 7.180 puana düştü ve yüzde 18.11 geriledi. Bu İMKB'nin rekoruydu.Faizler de geri kalmadı. İnterbank ve repo oranları kendi rekorlarını kırdı. Repoda oran yüzde 7.500'e interbank'ta yüzde 6.200'e çıktı.Daha önce interbankta 4 Kasım 2000'de yüzde 1.950 söz konsu olmuştu. Aynı gün repo piyasasında yüzde 2.000 görülmüştü. 1994 kirizi dönemindeyse bankalararası para piyasasında 25 Mart 1994'te yüzde 700'lük faiz oranına çıkılmıştı. Yine 1994'teki repo faiz oranı yüzde 960 seviyesine tırmanmıştı.Hazine iç borç takası yapmak zorunda kaldıKrizler sonrasında Hazine Müsteşarlığı'nın iç borcu çevirmekte zorlanacağı tahminleri yapılıyordu. Hazine, borç döngüsünden çıkabilmek için kısa vadeli borçlarını, uzun vadeli borçlanmaya yöneltmek için bankalarla takas işlemi gerçekleştirdi. 11 Haziran'daki takas işleminde ortalama beş ay olan borçlanma vadesi, 37 aya uzatıldı. Toplam 9.3 katrilyon liralık borçlanma böylelikle uzun vadeye yönlendirildi. Ancak, takasın piyasalar üzerinde olumlu etkisi görülmedi. Hem siyasi alanda üst üste sorunlar hem de bankacılık sektörünün içinde bulunduğu durum, takası gölgelemişti.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı