"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Su hiçbir şeyden ucuz değildir

İSTANBUL’un su gereksiniminde kurtarıcı sayılan Melen Projesi’nin tamamlanmasına sayılı günler kaldığı ’hikaye’ gibi anlatılıyor.

Peki ’su’ nerede?

Yağmur yağıyor mu, kar mı var?

Yağmur duası da fayda etmiyor.

Bilim, global ısınma olduğunu bildiriyor.

’Sonbahar’ın başladığı şu günlerde İstanbul semalarında görünen bulutlar kente yağış bırakmıyor.

Barajlardaki doluluk oranının %13’ün de altına inmesiyle, ’Mega kentin’ (Ankara daha Mega kent)

sadece 50 günlük suyu kaldı. İSKİ’ye göre, son yağmurla birlikte barajlara gelen su miktarı yılın ilk 7 ayında 178 milyon metreküp oldu.

Bu miktar son 10 yılın en düşük yağış oranına karşılık geliyor.

İstanbul’daki barajlarda 2001 yılında 1 milyar 286 milyon metreküp su toplanmıştı.

Ankara daha felaket...

Barajlarında bir haftalık su kalmadığı söyleniyor.

Rakamları hiç telaffuz etmeyelim.

Bugünkü manzara daha iyi anlaşılıyor.

Ankaralılar şöyle çevrelerine bir bakmalı; o dağlar bugüne kadar niye ağaçlandırılmadı?

GÖKÇEK KRİZİ ANLATAMADI

Doğruyu söylemek gerekirse Melik Gökçek’in yaz ortasında yaptığı ’su alarmı’ doğruydu.

Ankara’da tasarruf yapmak için suyu ’korumak ve kollamak’ gerekiyordu.

Bunu kimse anlayamadı; çünkü Gökçek bu konudaki krizi yönetemedi, Ankaralılara vahim geleceği anlatamadı.

Esas soru şu.

Ankara için ’kurtarıcı’ sayılan Kızılırmak projesi ne oluyor?

İstanbul’da Kadir Topbaş Melen için hiç olmazsa ’umut’ veriyor; Melih Gökçek’ten ise ses yok.

Aslında Gökçek çok sıkıntılı...

Ama hükümet başka havalarda... Anayasa değişikliği, referandumu daha önemli sayıyor.

Başbakan referandum için ’evet’ propagandası yapıyor.

Referandum mu, su mu?

VEYSEL EROĞLU RAHAT!

Çevre ve Orman Bakanı Prof. Veysel Eroğlu açıklamalarında "Merak etmeyin, suyumuz var" demek istiyor. Yatırımlar devam ediyor, gönül ferahlatıcı beyanlarda bulunuyor.

Eroğlu, İTÜ’deki öğretim üyeliğinden sonra İSKİ ve DSİ Genel Müdürlüklerine bulunmuş, 2004’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı olmuştu.

Başbakan Erdoğan, Kadir Topbaş’ı tercih etti İstanbul’da, kendisini de parlamentoya taşıdı ve bakan yaptı.

Bu konularda en tecrübeli bürokrat ve ve siyaset adamı kabul ediliyor Eroğlu.

’Su’yu, barajı biliyor.

Bakan umut veriyor ama su yok. Geçen yıl gerektiği ölçüde kar yağmadı, yağmur da düşmedi.

GÖKÇEK’İN SIKINTISI

Gökçek, ASKİ’
deki kadrosunu dağıttı.

Bürokratlar beceriksiz miydi?

Yoksa, kuraklık nedeniyle üzerine gelen eleştirileri püskürtmek için Gökçek’in bir manevrası mıydı?

Ankara 1800’li yıllardaki kuraklıktan çok acılar çekti.

Gökçek bunları biliyor ama bu doğa felaketini kamuoyu ile paylaşmıyor.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bütün bunların tartışılması ve bu ciddi sorunu Ankaralılarla paylaşması gerekiyor Gökçek’in...

TEMA’nın herşeyi sayılan Nihat Gökyiğit, aşırı tüketim, kirlenme ve israftan kaçınalım diyor.

Eko sistem mi, imar rantı mı?

Gökyüzü; beton, kiremit ve asfaltla ısınıyor.

Ankara’da ozon tabakası zorlanıyor.

Yağmur bulutları Ankara’ya küskün.

İlk önce bunun nedenini düşünelim.

Gökçek, ’su’yu önce ’su dostu’ Süleyman Demirel’den dinlenemelidir.

Son söz: Su varsa hayat vardır!

Cennete randevu

STAR televizyonunda Nihat Hatipoğlu’nun programında Kadir Topbaş konuk... Bu arada evli ve iki çocukluğu olduğunu söyleyen bir kadın canlı yayına bağlanıyor.

Konuşuyor:

"Hocam, namaz surelerini abdestsiz okuduğumda kabul olur mu?" (...)

"Hocam size komşu olmak isterdim, hatta Ankara’ya taşınmak isteriz. Siz cennete gidersiniz; biz de size komşu oluruz."

(...)

"Hocam benim üç rüyam var, onu size anlatmak isterim."

Hatipoğlu hoca "Daha sonra konuşalım" demek zorunda kalıyor... Bayan rüyasının açıklanması için hocayı bırakmak istemiyor. Hatipoğlu sonunda "Peki, arkadaşlara telefonunuzu bırakın" diyerek kurtuluyor.

Ramazanda Türkiye’den bir kesit. Yoruma gerek yok.

Referandum sonucuna herkes uyacak!

11. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi için anayasa değişikliği yapıldı, Resmi Gazete’de yayınlandı, 21 Ekim’de halk oyuna sunulacak.

Buna göre, ben bir yurttaş olarak, oy kullanmaya davet ediliyorum.

Neden?

"11. Cumhurbaşkanını halk seçsin." Evet mi, hayır mı!

Ben bu oylamaya katılıp "11. Cumhurbaşkanını halk seçsin"e ’evet’ dersem, ve halkoylamasında ’evet’ diyenler çoğunluk olursa... 11. Cumhurbaşkanını halk seçecek mi, seçmeyecek mi?

Kusura bakmayın, seçecek.

Şu anda Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Sn. Abdullah Gül seçilmeden önce, "11. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi" için anayasa değişikliği yapıldığını biliyordu.

Hem bu değişiklikte milletvekili sıfatıyla ’evet’ oyu kullandığı için biliyordu,

Hem de kendisi seçilmeden önce bu husus Resmi Gazete’de ilan olunduğu için biliyordu.

Öyleyse, 11. Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye bize, halka soracağınız ve sonucuna göre hareket edeceğiniz önceden belli olduğuna göre, halk oylamasından sonra kaytarmak yok.

Ben, yurttaş olarak, 21 Ekim’de "11. Cumhurbaşkanını halk seçsin mi" sorusuna yanıt vereceksem, kusura bakmayın, sizler de vereceğim yanıtın sonucuna katlanacaksınız.

Ya da 21 Ekim’de bana soracağınız soruyu değiştireceksiniz.

Değilse, göz göre göre aldatılmaktan dolayı ilgili herkesi tazminat istemiyle mahkemeye vereceğim ve de AİHM’ye kadar gideceğim.

K. IŞIK-ANKARA

GÜNÜN SÖZÜ

"Doğal varlıklarımız sermayeden yiyor, iflasa gidiyoruz. İlerde su sancısı çekeceğiz."

Nihat Gökyiğit
X