Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

“Stratejik serinlik” zamanı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bundan iki yıl önce yaptığı açıklamada şöyle bir öngörüde bulunmuştu:  “Mülteci sayısı 67 bine ulaştı. 100 bine çıkarsa barındıramayız.”

Davutoğlu’nun 19 Ağustos 2012 tarihli bu açıklaması, ertesi gün İsmet Berkan imzasıyla Hürriyet’e şu başlıkla manşet olmuştu: “Kritik eşik 100 bin kişi”

Bakan’ın bu sözlerinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti.

Suriye’de son birkaç yılda yaşanan karışıklıklar nedeniyle sınırlarımızdan içeriye yaklaşık 2 milyona yakın Suriyeli akın etti.

Resmi rakamlara göre bu insanların sadece dörtte biri, onlar için hazırlanan sınır bölgelerindeki kamplarda yaşıyor.

Büyük bölümü ise başta İstanbul olmak üzere metropollere gitti.

* * *

Biraz varlıklı olanları iş kurdu; yeni bir ülkede tutunmaya çalışıyor. Yoksul göçmenler ise büyük kentlerin alt geçitlerinde derme çatma kartondan bozma çadırlarda yaşıyor.

İstanbul’da neredeyse trafik sıkışıklığı yaşanan tüm kavşaklarda, arabaların camlarını tıklayıp Arapça dilenen çocuklar görüyoruz her gün.

Savaştan kaçanlara kapı açmak, insanlık göreviydi kuşkusuz…

Ama bu denli büyük göç dalgasının, planlama ya da denetim olmaksızın ülkenin dört bir yanına yayılması çok tatsız sonuçlara yol açabilir.

* * *

Göçmenler için hiçbir sosyal program yok, entegrasyonları için de belirlenmiş hiçbir politikaya tanık olmuyoruz. Bu büyüklükteki bir kitlenin, kendiliğinden yaşama adapte olmalarını, toplum ile kaynaşmalarını beklemek oldukça iyi niyetli bir yaklaşım.

Bu endişeyi haklı çıkaran bir gelişme dün Kahramanmaraş’ta yaşandı. Sosyal medyada örgütlenen yaklaşık bin kişilik grup, “Suriyelilerin suç işlediği” gerekçesiyle yürüyüş yaptı. (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26800668.asp)

Bir protesto eylemi olarak başlayan yürüyüş, sonuçları tehlikeli olabilecek görüntülere sahne oldu. İçinde Suriyeli göçmenleri taşıyan Şam plakalı araçlara taşlarla saldırıldı, Arapça iş yeri tabelaları söküldü. Polisin müdahale ettiği bu eylem, çok daha kötü görüntülere yol açmadan sona erdi.

(Video için tıklayın: http://webtv.hurriyet.com.tr/2/66162/0/kahramanmaras-ta-suriyelileri-istemiyoruz-mitinginden-olaylar-cikti) (Fotoğraflar için tıklayın: http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/84881/2/1/kahramanmarasta-suriyelileri-istemiyoruz-mitinginde-olay-cikti)

* * *

Kahramanmaraş’ta dün yaşananlar kuşkusuz çok tehlikeli. Ama Türkiye’nin birçok yerinden, özellikle Gaziantep, Hatay gibi sınıra yakın kentlerinde bu konuda gerginlikler yaşandığı haberleri geliyor. Özellikle ekonomik daralma dönemlerinde göçmenlere yönelik misafirperverlikte de ne yazık ki ciddi düşüş görülür. İki Almanya’nın birleşmesi sonrası ya da Avrupa’daki ekonomik durgunluk sonrasında yaşanan aşırı sağ-ırkçı hareketler tesadüf değildi.

* * *

Ünlü “Stratejik derinlik” kitabının yazarı olan dışişleri bakanımızın “100 binden sonrasını barındıramayız” öngörüsü haklı çıkmamış olabilir. Ama şimdi bize düşen, “stratejik serinlik”tir. Hem devletin ve sivil toplumun göç konusunda sosyal politikaları devreye sokması, hem de yurttaşların öfkelerini kontrol etmelerinin zamanıdır.

X