Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Stephane Garelli’den ‘rekabet taktikleri’

    Ayşe AYDIN
    04 Kasım 2001 - 14:24Son Güncelleme : 04 Kasım 2001 - 14:24

    Management Centre Türkiye ve DHL tarafından düzenlenen Export (İhracat) Zirvesi 7 Kasım 2001'de Swissotel'de gerçekleşiyor. Dünya genelinde resmi ve özel kuruluşlar tarafından kaynak olarak kullanılan Dünya Rekabet Yıllığı'nın direktörlüğünü yürüten Stephane Garelli konferansa konuşmacı olarak katılacak. Garelli izleyicilere 'Dünya Liginde Başarı İçin İhracatçılara Taktikler' konulu bir sunum yapacak.


    1988'den bu yana HP Avrupa Başdanışmanlığı'nı yapan Garelli, Uluslararası İşletme Okulu'nda (IMD) öğretim görevlisi ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor. Şirketlerin rekabet güçlerini artırmak için rakipleriyle belli konularda işbirliği içinde çalışmaları gerektiğini savunan Garelli'ye göre, 21'inci yüzyılda başarılı şirketlerin en çok sattıkları ürün; ‘‘Vizyon‘‘. Garelli, ihracat ve ekonominin değişen dengeleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

    Dünya Rekabet Yıllığı nasıl hazırlanıyor? Kıstaslar nedir?

    - Biz bu yıllıkta ülkelerin rekabet güçlerini araştırıyoruz. İlk yıllığı 15 yıl önce hazırladık. Uluslararası İşletme Okulu (IMD) bünyesinde 49 ülkede ve 30 ortakla çalışıyoruz. Ülkeler bizim tarafımızdan hazırlanan 287 kritere göre değerlendiriliyorlar. Ekonomik performans, hükümet politikaları, yönetim ve teknolojik altyapı başlıca kıstaslar. Son olarak 2000 kataloğunu hazırladık.

    2000 yılının en rekabetçi ülkeleri hangileriydi?

    - İlk 10 ülke ABD, Singapur, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda, Hong Kong, İrlanda, İsviçre, Kanada ve İsveç olarak sıralanıyor. Türkiye 44'üncü sırada yer alıyor.

    Seçim nasıl yapılıyor?

    - Dünya genelinde dört bin CEO'nun katıldığı bir anket çalışması yapıyoruz. Seçme kriterlerinin üçte birini bu oluşturuyor. Kalan bölüm Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, ihracat ve ithalat oranları ve diğer kıstasları içeren istatistiksel veriler.

    TL'nin dolar karşısındaki değer kaybının ihracatı artıracağı söyleniyor. Sizce bu görüş her durumda geçerli mi?

    - Dolara göre düşük değerdeki para birimi ihracatı artırır. Ancak bu değer kaybının oranı önemli. Burada bahsedilen yüzde 4-5'lik bir değer düşüklüğü olabilir. Fazlası ülke ekonomisini çökertir. Eğer para değeriniz haddinden fazla düşükse ithalat zorlaşır. Bu nedenle hammaddeyi yurtdışından sağlıyorsanız büyük zarara girersiniz. Önemli olan uygun oranları yakalayabilmek. TL, olması gereken noktada değil. İhracatın artması yalnızca fiyatla da olmaz. Ürünlerinizdeki kalite de çok önemli.

    Geleneksel şirketlerle yeni ekonomi şirketlerinin birlikte hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz. Sizce bu işbirliği nasıl sağlanmalı?

    Eski ekonomi zihniyeti son buldu. Bu fikrime karşı çıkanlar, eski ekonomi şirketlerinin varlığını kanıt olarak gösteriyorlar. Ancak şunu düşünmek lazım; bu şirketler hiç değişmedi mi? Değiştiler tabii. Onlar ancak yeni ekonominin nimetlerinden faydalanarak değişen piyasalarda tutunabileceklerini anlayıp değiştiler.

    Peki, yeni ekonomi şirketlerinin hataları olmadı mı?

    - Oldu tabii. Tecrübesizlikten kaynaklanan hatalar yaptılar. Yeterli sermaye olmadan çok fazla açıldılar. Dünyanın, düşündükleri sistemi henüz kaldıramayacağını anlamadılar. Önce fırtına gibi estiler. Ardından fırtına duruldu. Şimdi güçlü olanların başarılarına tanık oluyoruz. Bu şirketlerin iki önemli avantajı var. Birincisi çok çabuk değişme kabiliyetine sahipler, esnekler. İkincisi müşteri ilişkileri yönetimi konusunda bir numaralar. Teknolojik güçleri müşteriyi takip etmelerini sağlıyor.

    Şirketlerin ürünlerinden çok vizyonlarını sattıklarını düşünüyorsunuz. Hangi şirketler vizyonlarını başarılı bir şekilde satıyorlar? Başarılarının sırrı nedir?

    - General Electric, 3M ve Hewlett Packard aklıma ilk gelen şirketler. Bu şirketlerin ortak özellikleri müşterilerini önemsemeleri. Bunu müşterinin yakasını bırakmamak olarak algılamayın. Müşterinin ne zaman neyi istediğini biliyor bu şirketler. Örneğin bir havayolu şirketiyseniz 'müşterimize bileti satın almasından yolculuğunu tamamlayana kadar hizmet veriyoruz' demeniz yeterli değil artık. Müşteriye biletini iletmeli, son anda meydana gelen değişikliklerde ona yardımcı olmalı, müşteriyi kapısının önünden almalı ve aynı şekilde gittiği yere bırakmalısınız. Yolculuk bitince bağları koparmamalı hizmete ve bilgilendirmeye devam etmelisiniz.

    Değişen dünya düzeninde artık şirketlerin birbirlerine kapılarını açmak zorunda olduklarını düşünüyorsunuz. Ancak şirketler arasındaki rekabetin gün geçtikçe arttığını gözlemliyoruz. Bu birliktelik nasıl olacak sizce?

    - Evet rekabet her geçen gün artıyor ve zorlaşıyor. İşte tam da bu noktada şirketlerin işbirliği içinde hareket etmeleri gerekiyor. Artık her şirket her işi yapamaz hale geldi. Şirketler yaşamlarını sürdürebilmek için birleşecek, ortaklaşa projeler yürütecek ve bilgi alışverişinde bulunacaklar. Ancak diğer taraftan kıyasıya yarışacaklar. Bir şirketin üç odası olduğunu düşünün. Birinci odada geleceğe yönelik planlar yapılıyor. Aynı anda ikinci odada rakip şirketlerle ortak bir proje hazırlanıyor. Üçüncü odada ise aynı rakibi geride bırakmanın yolları tartışılıyor. Tüm bunları ayrı bölümler üstlenecek. Şirketler bu yapıya göre örgütlenecekler.

    İhracatın yıldızı diyebileceğiniz ürünler hangileri?

    - Eskiden olsa size birkaç somut ürün sayabilirdim. Ancak son yılların en gözde ihracat ürünü beyin gücü oldu. Artık bilgi ihracatı bir numara.

    PARA MOTİVE EDER Mİ?

    Motivasyon konusunda çalışmalarınız var. Sizce bir çalışanı motive eden en önemli faktör iş tatmini mi yoksa para mı?

    - Geleneksel kanı para diyor. Yani bir insanın karnı toksa keyfi yerinde olur zannediliyor. Ancak bu durum değişti. Bir çalışan mutsuzsa yaptığı işin ve bu işten kazandığı paranın bir anlamı kalmıyor. Çalışanlar şirketleriyle aynı hedefleri paylaşmak istiyorlar. Bu hedefler uyuşmadığında ise motivasyon tükeniyor. Kriz döneminde bu durum yoğun olarak yaşanıyor. Çalışanlar şirketlerinin kendilerinden kurtulmak istedikleri hissine kapılarak demoralize oluyorlar. Bu nedenle daha verimsiz çalışıyorlar.
    (Konferansla ilgili ayrıntılı bilgi için tel: 0 212 327 51 80)
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı