GeriYazarlar Statların ‘Has’ı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    8
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Statların ‘Has’ı

Geçtiğimiz Pazar günü işi gücü Gaziantep’te bırakıp, 5 saatlik zor bir yolu da göze alarak, sucuk ve pastırma almak için Kayseri’ye gittik...

Hazır Kayseri’ye kadar gitmişken şu meşhur Kadir Has Stadı’nı da bir görelim istedik ve “Eh, stada kadar da geldik madem, biraz daha kalalım da, Kayseri-Gaziantep maçını da izleyiverelim” dedik. İzledik de...

Gülşah Erkaya yazıyor


Ben konuya stattan başlamak isterim. Eğer bir Anadolu şehrine insana ve spora saygının, sevginin bir anıtı dikilecek olsa, ancak Kadir Has Stadı gibi bir eser yapılırdı. Maçtan 15 dakika önce bomboş olan stada, 15 dakikada 10 binden fazla taraftar, üstelik de sorunsuz girdi. Maç bittikten 5 dakika sonra ise stat boşalmıştı bile. Ses düzenine kadar her şey mükemmeldi. Kadroları okuyan sunucudan mikrofonu al, Sezen Aksu’ya ver konser versin. O kadar güzel bir ses düzeni... Yapanın eline, yüreğine emeğine sağlık. Stadın tek kusuru Basın Tribünü’nün bence yanlış konuşlandırılmış olması. Belki bir kat daha aşağıya yapılabilirdi. O yükseklikten futbolcuların yüzünü gözünü bırakın, numaralarını bile zor seçebildik...

Maç öncesi gittiğimiz yerlerde konuştuğumuz Kayserili vatandaşlarda takımlarına karşı müthiş bir güvensizlik gözlemledim. Hemen herkes “Gaziantep bugün bizi farklı yener” modundaydı. Kayserili meslektaşlarımız bile “Üç puan Gaziantep’in” diyorlardı.


Bu olumsuz hava Kayseri tribünlerine de yansımıştı. Kayseri seyircisi maçın başından sonuna kadar Tolunay Kafkas’dan istifa mektubu almak için uğraştı durdu. Daha ligin ikinci maçın başlamadan, hem de ilk hafta deplasmandan puan alınmışken, Kayseri taraftarlarının bu kelle alma gayretkeşliğine anlam veremedim doğrusu. En önemli silahlarını kaybeden, yeni oyuncularına ısınmaya çalışan bir takımın ligin ilk maçından itibaren gelen beş, gidene beş taktiği ile oynamasını bekleyemezsiniz.


Tolunay Hoca sahaya bir anlamda kelle koltukta çıkmıştı anlayacağınız. Üstelik rakibi geçen hafta Galatasaray’a kök söktüren Gaziantep’ti. Yerel basınından taraftarına, top toplayan çocuklardan kent halkına kadar kimseyi yanında hissedemiyordu. Yalnızca yönetiminin verdiği cılız “Hocamızın arkasındayız” demeçleri...


Bu psikoloji ile maça çıkan bir takımından ve hocadan çok fazla şeyler beklemek de elbette hayalcilik olurdu. Yine de Kayseri evinde Gaziantep’i oldukça sıkıştırdı diyebiliriz. Hatta öne de geçtiler. Ancak malum nedenlerden dolayı Kayseri ve hocasının yaşadığı konsantrasyon sıkıntısı, Gaziantep’e 1 puan hediye etmelerine neden oldu. O kadar ki, devre arasına 1-0 önde giren Kayseri basını hala “Gaziantep 2-1 alır bu maçı” diyordu ki, bu inançsızlığa anlam veremedim.


Kayseri yitirdiği yıldızlarına rağmen bence hala ligin her takımı için zorlu bir rakip. Saidou, Aydın, Cangele ve Toledo çok iyi mücadele etti. Takıma yeni katılan Makukula bu sezonun gözdelerinden olmaya aday. Bence Kayseri halkı takımına ve Hocasına sahip çıkmalı. Kafkas’ın yeteneklerini hepimiz biliyoruz. Böyle bir takım için biçilmiş kaftan. Hem Kayserililerin “Hocasını gönderen ilk takım” olmak isteyeceklerini de hiç sanmıyorum...


Gaziantep cephesine gelince... Geçen haftadan daha iyi oynadılar. İlk puanlarını aldılar ve aslına bakarsanız üç puanları da son dakikada üst direkten döndü. Couceiro ilginç bir teknik adam. Maçı Basketbol koçu gibi izliyor ve yönetiyor. Uzun süredir saha içiyle bu kadar oynayan bir teknik adam görmemiştim. Hele ikinci yarı yaptığı değişiklikler resmen “Pes” dedirtti. Sol kanadı çok iyi çalışan, sağı aksayan takımında ilk değişiklik olarak, sağdan adam çıkardı. Biz “Sağın aksadığını gördü. Müdahale ediyor” derken, sola adam aldı. Gaziantep’in sağ kanadı tehlikeli bir şekilde bomboş kaldı. Ancak bu değişikliğe bizim kadar şaşıran Kayseri takımı daha “ne oluyoruz” diyemeden, oyun sola yıkıldı. Kayseri sola tedbir aldı.


Couceiro 10 dakika kadar rakibini sola angaje ettikten sonra, aynı anda sağa ve ortanın sağına iki adam alarak bu kanattan beraberliği yakaladı. Galibiyeti de Beto’nun formsuzluğu (kaçırdıklarını ve ezdiklerini görmenizi isterdim) ve beceriksizliği engelledi...


Couceiro tek bir beyin gibi düşünen, düşündüğünü uygulayan, saha içi dizilişi hızla ve şaşırtacak şekilde değiştirebilen ilginç bir sistem kurmaya uğraşıyor. Belki yıllardır kafasında kurduğu bir şeyi hayata geçinmeye çalışıyor. Eğer oyucuları bu sistemi anlayabilir ve başarıyla da uygularsa Gaziantep seyrine doyum olmayan bir takım olur. Hedeflerine de ulaşır. Ancak bunun için hocaya inanan, sonuna kadar destekleyen bir yönetim ve taraftara ihtiyaç var. Şimdilik de bu taraftar ve yönetim mevcut gibi görünüyor. Alınabilecek bir iki olumsuz sonuçla rüzgarlar tersine dönmezse bu sezon ligin yıldızı Gaziantep olur... Sonuçta Gaziantep ligin ilk puanını aldı. İyi ki de aldı yoksa Gaziantep’e dönüş yolu çekilmezdi...


Kayseri ise hem kentin hem de takımın iyiliği için Tolunay’a sahip çıkmalı. Kayseri her zaman Kayseri’dir çünkü.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle