Gündem Haberleri

    Sportif markamızla yük taşımayacağız

    Hürriyet Haber
    04.10.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Sportif markamızla yük taşımayacağızTürkiye’de başarılarını Doğuş Grubu’yla yaptıkları işbirliğine bağlayan Weyler, ortaklarının Türkiye’de müşteri odaklı çalıştıklarını ve çok profesyonel olduğunu kaydetti. Türkiye lüks otomobil pazarının diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ne gibi benzerlikleri ve farklılıkları var?Türkiye’deki lüks araç pazar payına baktığımız zaman durum diğer Avrupa ülkelerine göre biraz daha farklı. Örneğin, Audi A6 ve A8’in pazar payına baktığımızda, Türkiye’de diğer ülkelerdeki kadar yüksek olmadığını görüyoruz. Bunun belki de en önemli nedenlerinden biri burada vergilerin çok yüksek olması. Eğer vergiler biraz daha az olsaydı, Türkiye’deki satışlarımız da daha yüksek olurdu.Audi, kısa sürede prestijli markalar arasında önemli bir satış başarısı yakaladı. Bu yolda Türkiye için özel bir strateji izlediniz mi? Audi için dünyada geçerli olan unsurlar burada da geçerli. Bizim ürünlerimiz bir benchmark oluşturacak nitelikte. Kalitemiz çok iyi. Araçlarımız olağanüstü bir ergonomiye sahip. Aynı zamanda kullanılan malzemeler ve bu malzemelerin ürünlerdeki işlenmiş hali de son derece kaliteli. Aynı zamanda Audi ürünlerinin uzun süreli kalitesi mükemmel. Bunlara bir de tasarıma gösterdiğimiz özeni eklemek gerekiyor. Bu söylediklerim hem basın hem bayilerimiz hem de müşterilerimiz tarafından da bize iletilen şeyler. KADINLAR YÜKSEKTE OTURMAYI SEVİYORÜrün portföyünüzü son olarak 4X4 sınıfında yer alan Q7 ile destekliyorsunuz. Q7 Audi için ne ifade ediyor? Bugün dünyaya baktığımız zaman 4X4 araçların, yüksek araçların, özellikle SUV denilen araç grubunun başta ABD’de olmak üzere büyük pazar paylarına sahip olduğunu görüyoruz. ABD’de satılan araçların yüzde 50’si bu kategoriye dahil. Bu trend de her şeyde olduğu gibi ABD’den Avrupa’ya da geçti. Şunu da söylemek gerekir ki, bu araçları alan herkes arazide, dağda, bayırda kullanmak için almıyor. Çünkü bunların bir önemli avantajı da oturma pozisyonlarının yüksek olması. Bu sayede sürücünün yola daha iyi hakim olma gibi bir durumu ortaya çıkıyor ve bu da özellikle kadınlarda önemli bir tercih nedeni oluyor. Şu ana kadar Audi’de böyle bir arazi aracı yoktu, ama Q7 ile birlikte biz de bu pazara giriyoruz. Bu segmentte de başarılı olacağımıza inanıyoruz. Biz Q7 ile pazara çok daha iyi hitap edebileceğimize inanıyoruz. Biz araçlarımızı nakliyatta kullanılmaktansa sportif olarak görmek istiyoruz. Audi için Türkiye’nin ve Doğuş Otomotiv’in nasıl bir önemi var?Doğuş Grubu hakkında çok yetkin bir ortakla çalıştığımızı söyleyebilirim. Doğuş Grubu burada yıllardan beri çok başarılı çalışmalarla araçları pazarlıyor. Bu hem toptan hem perakende satış için de geçerli. Çok müşteri odaklı ve profesyonel çalışıyorlar. TRAFİK SİSTEMLERİ GELİŞTİRİLMELİOtomotiv sektöründe geleceğin trendi ne olacak? Audi ne gibi konular üzerine eğilecek? 30 yıl veya 50 yıl sonrasına baktığımızda bir otomobil yine bir otomobil olmaya devam edecektir. Biz gelecekte de hareket kabiliyetimizin önemli bir kısmını otomobillerle sağlayacağız. Çünkü otomobillerin hareket etme aracı olarak çok verimli olabileceğini görüyoruz. Bir de büyüleyici bir tarafı var otomobillerin. Ancak gelecekte bizi büyük zorlukların beklediğini de şimdiden söyleyebiliriz. Bunlardan en önemlisi enerji açısından yaşayacağımız sıkıntılar. Bugün yakıt fiyatlarındaki artışı görüyorsunuz. Bu devam eden bir sorun olabilir. Bu nedenle daha iyi motor gücüne sahip otomobiller üretmeyi denerken, bunların daha tasarruflu çalışmalarına da çaba göstereceğiz. Gelecekte üreteceğimiz araçların yakıt tasarrufuna uygun araçlar olmasına dikkat edeceğiz. Otomotiv sektörüyle ilgili bir başka sorun da gereğinden fazla aracın yollarda olması. Bu sorun birçok büyük kentte olduğu gibi İstanbul’da da görülüyor. Bunun getirdiği sorunları ortadan kaldırmak için altyapı sistemlerinin iyileştirilmesine ihtiyaç var. Kentlerde trafik akışını daha iyi düzenleyecek sistemler geliştirmek lazım.Üretim doğuya kayıyor, batı farkını eğitimle gösteriyorBugün birçok otomotiv üreticisi zorlu rekabet koşullarında ayakta kalabilmek için üretimlerini Doğu Avrupa’ya ya da Asya ülkelerine kaydırıyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?Çok doğru. Ancak bu gelişmeler yalnızca otomobil sektörü için değil, tüm imalat sanayi için de geçerli. Bunun nedenlerinin en başında o ülkelerde işçi maliyetlerinin düşük olması geliyor. Ama tek neden bu değil. Oralardaki altyapının hızla iyileşerek iyi bir noktaya gelmesi de önemli bir etken. Bu da üretimin oralara kaymasını teşvik ediyor. Bir de iletişim artık öyle iyi noktalara geldi ki, bir işi yaparken bulunduğunuz yerin pek önemi kalmadı. Böylece, Doğu Avrupa’da ya da Asya’da yapılan üretim Batı’daki geleneksel merkezlere göre daha avantajlı olarak görülmeye başlandı. Ancak işin bir başka boyutu da var ki, bu geleneksel üretim merkezlerinde hala eğitimin çok köklü olması. Özellikle Almanya’da sanayi eğitiminde usta işçiden uzman işçilere kadar giden yolda çok iyi eğitimli bir işgücü bulunduğunu görüyoruz. Tüm bunlar Almanya’daki işverenlerin gelecekte bazı hususlarda biraz daha esnek davranmalarını, hatta bazı şeylerden feragat etmelerini gerektirebilir.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı