« Hürriyet.com.tr
MENÜ

'Yenelim, küme düşeli abi'

Kenan Başaran, Bursaspor-Beşiktaş maçını ve karşılaşma öncesi ile sonrasında Bursa'daki havayı kaleme aldı...

Kenan BAŞARAN
SON GÜNCELLEME

Bursa'ya giden bir Beşiktaşlı, Fenerbahçeli veya Galasaraylı taraftar, şehrin eski merkezini gezdiğinde 'Bursasporlu' olmasa bile 'Bursalı' olur. Kadim şehrin, insanı hemen saran ve iyi gelen bir dokusu ve havası var. 

Sinirleri alan; tedavi edici...
Buna mukabil banklarda, kafelerde ve tarihi yapıların avlularında maç saati için zamanı çekiştiren yeşil beyaz formalı taraftarlar biraz gergin. Evet, şehir yatıştırıcı olsa da onlar stresli.
Rakip Beşiktaş çünkü...
Çünkü, 2004'ten beri bir husumet var. Ve daha da mühimi düşme hattının oralara kadar gerileyen kendi takımlarına olan güvenleri zayıf.

REÇETE
Ulu Cami'nin önündeki çaycıda soluklanırken bir taraftarla kafadan lafa giriyoruz. Uzun uğraştan sonra zar zor 20 liraya 'tek girişlik' bir Passo alabilmiş. Bu sezon kombine almamış. "Bir çok oyuncu satıldı, ama doğru düzgün transfer yapılmadı" diyerek, maruzatını açıklıyor.
Beşiktaş maçını futbolculara bir 'telafi sınavı' olarak gösteriyor: "Bugün yenersek Beşiktaş şampiyon olamayacak, Rize de düşecek."
Ona göre 2004'ün rövanş reçetesi. Ancak böyle iyi olacak...
Adını bile sormadığım taraftara "İyi olan kazansın" diyerek, veda ediyorum.

Yenelim, küme düşeli abi

SENARYO
Evdekilere çam sakızı çoban armağanı kabilinden bir kutu kestane şekerini almak için bir dükkana giriyor. Fiyatlar turistik! En küçük kutu 20 lira. Bu da birşey mi? Şehre iner inmez adet yerini bulsun diye gittiğim Cemil Usta'ya 1.5 porsiyon İskender+gazoz için 45 lira bırakıyorum.
Tatlıcıdan çıkıp yürüyorum ve 'tarihi' olduğunu iddia eden bir başka tatlıcının önünde Ankaragücü forması giymiş üç taraftarla karşılaşıyorum. Ayaküstü kelam ediyoruz. "Kardeş takımız" diyorlar. Ama kardeşlerinin kazanacağına inançları pek yok: "Beşiktaş 2-0 yaparsa, taraftar sahaya girer. Bak abi, tatlıcının önündeki Murat söylemişti dersiniz" diyor.
TFF 1. Lig'e çıkan Gecekondu çocuklarını kutlayıp, Şehreküstü istasyonundan metroyla gayrıresmi adı Timsah Arena olan stada yollanıyorum.

KIZIM YA?
15 dakikada stattayım. Yeşil beyazlı taraftarlarla yürüyorum kalan 5 dakikalık yolu. Bir kadın arkadaşına "Beşiktaşlılar da buradan mı gelecek" diyor. Delikanlı kızıyor: "Sen ne diyorsun kızım ya! Beşiktaşlılar buradan geçebilir mi, nasıl konuşuyorsun!"

DÜĞÜN
Yeni stat devasa... Çevresinde olduğu gibi içinde de geniş geniş alanlar var. Daha sonra gideceğim basın odasını isterseniz düğün salonu olarak da kullanabilirsiniz, o kadar büyük...
Timsah Arena'yı diğer yeni arenalardan ayıran en büyük fark elbette kale arkası tribünlerinin tek kat olması. Tam dolduğunda sahaya etkiyi epey yükselten bir mimari...

Yenelim, küme düşeli abi

SİMSİYAH
Saatler öncesinden stada alınmış olan Beşiktaşlılşar, kelimenin gerçek anlamıyla 'Kara Kartal' görünümündeler. Hepsi simsiyah giyinmiş. En ufak sessizliği fırsat bilip, tezahürat yapıyorlar.

Bursa DJ'yi Beşiktaşlıları kızdırmak için 'Kız sen İstanbul'un neresindensin' şarkısını çalıyor! Aklıma geçe cumartesi katıldığım 'Futbolda Cinsel Şiddet ve Cinsiyet Ayrımcılığı Sempozyumu' geliyor. Erkekler, yine birbirlerine sataşırken kadını aşağılama aracı olarak kullanıyor!
Isınmalar, seremoni ve ilk düdük...
Beşiktaş'ın rakibi hemen belli oluyor: Futbolcular değil, tribünler!
Müthiş bir uğultu, ıslık ve tezahürat... Bursalı futbolcunun da direniş membası oluyor tribün...
İki tribünde de 90 dakika boyunca maytap, ses bombaları ve havai fişek patlamalarının ardı arkası kesilmiyor. Sık sık dikkatimiz sahadan tribüne çekiliyor. Sahi bunlar içeri nasıl giriyor?

BLÖF
Quaresma, her korner atışını tribünlerin su atışı eşliğinde yapıyor. Bazen de yapamayıyor ve nihayet hakem Bülent Yıldırım, yardımcılarıyla orta sahaya çekilip 'içeri girerim' blöfünü çekiyor. Zira az önce yapılan anons da fayda etmemiş.
Takım gayretli ve Beşiktaş'a çelme takabilir duygusu da verdiği için taraftar biraz teskinleşiyor...
Dakikalar ilerledikçe Kartal, Timsah'ı bunaltıyor, ama ilk kırılma anına Kubilay imza atıyor. Mutlak pozisyonda Fabri'yi geçemiyor. İspanyol eldiven, derbideki yarayı sarıyor...
Oğuzhan, dakikasında cevap veriyor, lakin bu kez da Harun'un elleri işin içine giriyor. Bu gol kaçsa da psikolojik olarak Beşiktaş'a güç veriyor. Zira maç da istatistik değil, psiko-gerilim maçı. Matematik olsa sadece son 3 maçta 16 gol yemiş Timsah'ın Beşiktaş'a diş göstermesi mümkün müydü?

Yenelim, küme düşeli abi

TOSUN
Güneş, Atiba'yı oyundan alıyor. Şaşırtıcı gibi gelse de Kanadalı sahada "O eski halimden eser yok şimdi" şarkısını söylüyor. Düşünün, Atiba en çok hatalı pas yapanlardan. İnanılmaz ama gerçek!
Tosun oyuna girerken ben de birçokları gibi "Demba Ba girmeliydi" diyorum. Ancak Tosun, ilk girdiği pozisyonda benim gibi düşünenlere cevabını golü atarak veriyor. Fakat bu golün üç eşit ortağı var: Tolgay, Aboubakar ve Tosun. Çok marifetli bir gol...

HAYALET
1-0'dan sonra Bursaspor'un kolu kanadı boşalıyor, Beşiktaş maçı Ümraniye'de idman kıvamına sokuyor. Tribündeyse artık Kara Kartalların sesi daha çok duyuluyor.
Ancak, derbi hayaleti de kafalarda uçuyor. Marcelo ve Fabri her hava topuna yükseldiklerinde siyah beyazlı taraftarlar da adeta birlikte yükselip tehlikeyi bertaraf ediyorlar...

YAKIŞIKLI
Ve Aboubakar... Gomez'e göre az ama daha takışıklı gollerin adamı yine mükemmel bir iş çıkarıyor. Harun'u da yere yatırıp, klas ve taraftarı kendinden geçiren finali yapıyor.
Abou, Grizman sevincini yaparken hakem santraya bile lüzum görmeden son düdüğü üflüyor.

FİLM
90 dakikalık maç, atmosferiyle Beşiktaşlılar için 'Zafere Kaçış' filmini andırıyordu. Kazanmış Başakşehir'in ardından Bursa gibi kendisine özel olarak bilenen rakibi yenip koltuğu geri almak kolay değildi.
Başakşehir-Fenerbahçe-Bursa üçgeninden epey yara bere alsa da son üç haftaya da lider girmeyi başardı.
Gelecek hafta ligin kırılma haftası olmaya aday. Beşiktaş, Kasımpaşa'yı yenerse kulaklar Trabzon'da; yani Güneş'in memletinde olacak...

DÜŞELİM
Ulu Cami'nin avlusundaki Bursalı şunu da demişti: "Beşiktaş'ı yenelim istersek küme düşelim."
Bursa'nın önce bu kafayı değiştirmesi lazım. Gerilimden kazanamadıklarını daha kaç yenilgiyle anlayacaklar?
Aynı psikolojiyle Fenerbahçe maçlarına çıkan Trabzonspor, 6 yıldır rakibine gol bile atamıyor. Bursa da Beşiktaş'ı yenemiyor... Çare kendine odaklanmaktır...


Bunları da Beğenebilirsiniz