GeriÜnal Özüak Demedim mi!! Final4’dayız…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demedim mi!! Final4’dayız…

Demedim mi!! Final4’dayız…

Bu gecenin en mutlusu benim. Seri öncesi Spor Arena canlı sohbetinde bizim Fatih Sabovic’e söylediğim “Onlarda insan evladı bir avans veririz ev sahibine” tahminim doğru çıktı: Dördüncü kez bizi Final4’ a götüren Obradovic bambaşka oynattı.

Oyuncuların kontrol prangalarını  hafif gevşetti. Top kullanma sayımızı arttırdı…Saldırgan Baskon seyircisini maç sonuna kadar devreye sokmadan sessi sessiz aldı kaçtı maçı…Ve Belgrad Final4 vizesini 3_1’le aldık…Obra’nın formülü; Zor oyunu bozardı.Etkili rakip uzunlarını boyalı alan dışına iteleyerek işi bitirdi usta.Kopar zincirlerini Gülsarı…

Brad Wanamaker tek gard, Guduric atıcı gard olarak başladık maça. İstanbul’da muhteşem oynayarak katkı veren Brad Wanamaker Vitoria’yı hiç sevemedi.. Gene onunla başlamak elimizi biraz zayıflattı. Neyse ki Kostas Sloukas’ı iş işten geçmeden sahaya gönderdi Obradovic. Boyalıda Ahmet ve Vesely yan yanaydı. Skoru Datome ile kovaladık. Standardımıza yakın gereken sertliği sağladığımız pek söylenemez ama  maçı istediğimiz kontrollü tempoda tuttuk. Üçlüklerine BEAUBOIS’la başladılar. Vesely’nin  faulleri artınca görevi Thompson devraldı. Seyirciyi azdırmadan 25_19 önde geçtik ilk çeyreği.

Kalinic neredeydin kardeşim?

2.çeyrekte uzunlarını dışarı iteleyerek içerde etkisiz kılmayı başardık. Dış adamlarımızda kolay geçilmese maçı erken teslim alacaktık. Guduric’in eli açılınca skor liderliği bize geçti. El mi yaman biz mi yaman üçlük yarışmasında rakip sahada başarılı olmamız momentum ibresini bize çevirdi. Kenardan gelenlerimizde dinginliği sürdürünce hücum zenginliğimizi arttırırken rakip oyun aklını yitirdi. Kalinic’e hoş geldin derken zevkten dört köşe olmaya başlayan Fenerbahçe 11 asist 4 top kaybıyla atıp kaçmayı devre sonuna doğru kadar sürdürdü.

Hücum gecesindeydik…

16 sayı cepte girdiğimiz 3.çeyrekte Fenerbahçe, alışılmış biçimde fren filan yapmadan, hücum temposunu bozmadı. El sıcaklığımız  % 50 üçlük isabetle İstanbul’u aratmıyordu. Sloukas perdele devril vb. bütün Fenerbahçe doğruların uyguladı. Öte yandan rakibi azdırmamak için savunma kabuğumuzu da yumuşatmadık. Nunnally‘nin hiç oynamadığı gecede Guduric toplamda 20 sayıyla keskin nişancı rolünü iyice benimsedi. Geri dçnüş çaresini uzunları dışardan şutlarla devreye sokmakta aradı rakip. Alan savunmamıza atıp sokmaya başladılar. Vogitmann’la Toko Shengelia çembere gitmeye başladılar. İngilizce söyleyecek olursak “But it was too late”..

Son söz Dixon’dan

72_62 önde girdiğimiz son 10’dk da attık ribaunt alıp bir daha aldık. Takım bir kere dizginlerinden boşanmıştı. Sağlamcı Obradovic bile dizginleyemedi…Kalinic pota altında çakılı pivota bile girip oraları karıştırdı. Tek başına rakip uzunlarıyla boğuştu. Sokak çocuğumuz Dixon yağmur olup yağarken bildiği gibi coşkusunu yaşadı. Bu akşam Olimpiakos’u 3_1 eleyen Zalgiris tek maçlık yarı final için bizi bekliyor. Önden söyleyeyim bu geceki oyunla Zalgiris “ vız gelir  tırıs gider”.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle