GeriUğur MELEKE Süper Lig'in rekabetçiliğini nasıl okumalı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Süper Lig'in rekabetçiliğini nasıl okumalı?

Uğur Meleke yazdı.

Bu sezon ligde daha 16 hafta tamamlanmış olmasına rağmen tam 9 takım, 2 farkla geride oldukları en az bir maçta oyunu çevirmeyi ve oradan puan çıkarmayı başardılar: Antalya, Beşiktaş, Bursa, Erzurum, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Malatya, Rize ve Trabzon...

Süper Lig, tarihinin en enteresan sezonlarından birini yaşıyor gerçekten. Ligin bir başka dikkat çekici tarafı da, son derece sıkı puan tablosu... UEFA ülke puanına göre kıtanın ilk 10 ligi incelendiğinde, 2018- 19’un açık ara en rekabetçi turnuvası Süper Lig. Şu anda Avrupa’nın top 10 liginin liderleriyle yedincileri arasındaki puan farkları, İtalya’da 22, Ukrayna’da 21, İngiltere’de 20, Fransa’da 18, Almanya’da 15, Portekiz’de 14, Belçika’da 12, İspanya’da ve Rusya’da 10’iken, Türkiye’de yalnızca 8...

LİG TARİHİNDE İLK

Süper Lig’in bu yıl sadece üst tarafı sıkı değil, alt taraf da oyundan hiç kopmadı. Lig ikincisi Malatya ile sonuncu Rize arasındaki puan farkı şu anda 16... Avrupa’nın top 10 ülkesi içinde, diple zirvenin puan farkı açısından da en rekabetçi turnuva yine Süper Lig olarak görünüyor. Peki ligin bu sezonki rekor rekabetçiliğini nasıl okumalı? Acaba ligin rekabetçi olmasının sebebi kalitenin düşmesi mi? Malum Süper Lig, 2015- 16 sezonunda 1 milyar 200 milyon Euro toplam değeriyle Avrupa’nın en pahalı altıncı turnuvası konumundayken, 3 yılda neredeyse yarı yarıya değer yitirdi ve 650 milyon Euro düzeyine geriledi. Yine bunun kadar önemli bir başka veri, Süper Lig’in 20 yıl sonra ilk kez bir transfer sezonunu artıda kapaması: 2018 yaz transfer döneminde Süper Lig kulüpleri toplam 290 oyuncu sattılar. Bu satışlardan 79,5 milyon Euro gelir elde ettiler ve bunun 47 milyonunu harcayarak transfer sezonunu toplam 32,5 milyon artıyla kapadılar.

DEVLER GERİLEDİ

Benim şahsi kanaatim, bu rekabetçiliğin toplam kalitenin düşmesiyle doğrudan ilintili olmadığı yönünde. Zira tüm takımlar aynı oranda kalitesizleşmişlerse, puan tablosunda radikal bir değişim yaşanmamalıydı. Anlaşılan o ki klasik büyükler, özellikle de İstanbullu üçlü gerilerken, ligin geri kalanında toparlanma söz konusu. Süper Lig’de ilk yarı performanslarına göre bir kare as yapsak, hemen hepimiz herhalde Visca, Trezeguet ve Diagne’yi podyuma çıkarırız. Ve belki de ligin 60 yıllık tarihinde ilk kez, turnuvanın kaderine direkt etki eden en iyi futbolcular 4 büyüklerin değil, diğer takımların formalarını giyiyorlar. Belki ligdeki aşırı faul sayısı canımızı sıkıyor. Belki VAR incelemeleri çok uzun sürüyor ve oyunu soğutuyor ama çocukluğumda hayalini kurduğum şey, sanırım böyle bir şeydi; herkesin herkesi yenebildiği, sonucunun Aralık’ta kestirilemediği bir lig. Bu enteresan sezon, rekabetçilik açısından gayet mutluluk verici doğrusu.

YİĞİTHAN VE KINGSLEY COMAN

22 yaşındaki Fransız futbolcu Coman’ın peş peşe gelen sakatlıklar sonrası, “Üçüncü kez ameliyat olmak istemiyorum. Belki de futbol bana göre değil” açıklamasını okumuşsunuzdur. Tabii ki bu çok duygusal bir açıklama. Tabii ki Coman dönecek. Ve bence Coman, Dembele’den daha zeki ve daha yetenekli bir futbolcu. Sağlıklı bir Kingsley Coman, Fransız Milli Takımı 11’inde de yer bulacaktır. Coman’ın açıklamasından kısa bir süre sonra Yiğithan’ın şanssız sakatlığı geldi. O da 20 yaşında. 2017’de bir çapraz bağ, 2018 başında bir yırtık derken, 2019’a da menisküs operasyonuyla giriyor genç adam. Hayat bazen genç omuzlara tahmin ettiklerinden daha fazla yük bindiriyor sanırım. Umarım Coman’la Yiğithan bu talihsiz günleri de çabuk atlatırlar ve bu iki
genç adamı 2022 Dünya Kupası’nda karşılıklı izleriz.

Haftanın şanssızı

Everton’ı her hafta 90 dakika izliyorum. Watford önünde Richarlison santrfor oynadı, City’ye karşı Calwert o roldeydi. Hiçbiri Cenk tipinde değil. Pivot oynayamazlar, duvar olamazlar. Cenk sakin olmalı. Eğer ‘boxing day’e hazır olursa formasını geri alacak, eminim.

Haftanın detayı

Güneş’in stoper için Medel’i istemediğini o günlerde bir Beşiktaş yöneticisinden duymuştum. Gerekçesi de Medel’in boyuydu. Bence de Medel ön liberoda ya da üçlü savunmada oyun kurmak için kullanılabilir ama dörtlüde santrforla göğüs göğüse çarpışırsa olmaz. Boy dezavantajı ortaya çıkar zira.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle