GeriUğur MELEKE Fikstür adaletsizliği 20 yaşında
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fikstür adaletsizliği 20 yaşında

Uğur Meleke yazdı.

Süper Lig’de 2000-2001 sezonuyla beraber fikstür otomatikleştirildi. 4 büyüklere önden hazır numaralar verildi ve bu yüzden bariz adaletsizlikler oluştu. Son 19 sezonda ilk 4 haftalarda yalnızca 1 kez İstanbul derbisi oynandı Süper Lig’de. Yine 21’inci yüzyılda (yani otomatik fikstür yüzyılında) tam 14’üncü kez 33’üncü haftada bir büyük maç oynanıyor! Fikstürün puan tablosu üzerindeki bir başka bariz etkisiyse “serbest fikstür” konusu. Eğer bu yıl da küme düşenlerden biri Göztepe olursa, son 10 yılda tam beşinci kez serbest fikstür sahibi ekip lige veda etmiş olacak.

ENTERESAN ETKİ

Fikstürün puan tablosu üzerindeki enteresan etkisini ilk kez 2010’da kaleme almıştım, zira sezonu serbest fikstürle oynayan Konyaspor (2009) ve Denizlispor (2010) peş peşe küme düşmüşlerdi. Sonra birkaç defa daha bu adaletsizlikten yakındım, durum değişmedi, hatta adaletsizlik derinleşti. Konya’yla Denizli’den sonra Mersin ve Sivas da serbest fikstür sezonlarında küme düştüler. Son 2 sezondur serbest fikstürle oynayan Göztepe de, şu sıralar kümede kalma savaşında. Serbest fikstürün bir başka garip sonucu da son 7 sezonda 5 kez, Beşiktaş’ın çift deplasmana gittiği takımlardan birinin küme düşmesi! Bu sütunu ilk kez okuyanlar için konuyu özetleyeyim: Fikstür çekimi dediğimiz şey, aslında 18 takıma birer numara verilmesinden ve onların zaten hazır olan tabloda yerlerini almalarından ibaret. Mesela bu sezon başında  Galatasaray’a 2, Beşiktaş’a 9, Fenerbahçe’ye 15 numaralar önden verildi. Bu numaralar, sezon boyunca fikstürde kimi takip edeceğinizi belirliyor. Bu sezon fikstürde Galatasaray Ankaragücü’nü, Beşiktaş Konya’yı, Fenerbahçe Malatya’yı izliyorlar. Yalnız tamamen matematiksel sebeplerle 1 takım, bu algoritmanın dışında kalıyor. Hiçbir takımı takip etmiyor, hiçbiri tarafından da takip edilmiyor. 17 numaralı topu çeken bu takımın fikstürü serbest.

ÖNEMLİ DEZAVANTAJ

Serbest fikstürü çekmeninse şöyle bir dezavantajı var: Ligin ikinci yarısında 6 ya da 7 kez, bir önceki maçını evinde oynamış takımın iç sahada ikinci rakibi oluyor. Morallenen ya da seri yakalayan takımla oynuyor genelde. Bu yılın serbest fikstür sahibi Göztepe, ligin ikinci yarısında F.Bahçe, Kayseri, Konya, Beşiktaş, Rize ve Başakşehir’in içeride ikinci maçını oynadığı rakip oldu. Bu 6 maçtan 4 puan çıkarabildi. Kümede kalma savaşı veriyorlar haliyle. Eğer serbest fikstür gerçekten inandırıcı bir kurayla her yıl rastgele bir takıma isabet etseydi, ben de bu yazıları yazmayacaktım muhtemelen. Ancak serbest fikstürün denk geldiği takımlar hiç öyle tesadüfi gibi gözükmüyor: 2014’te lige yeni çıkan Mersin’e, 2015’te bir önceki sezonun 15’incisi Sivas’a, 2016’da yine önceki sezonun 15’incisi Kayseri’ye, 2017’de ligin yeni ekibi Göztepe’ye denk geliyor(!) serbest fikstür. Bu yıl da, tarihte ilk defa 2 sezon üst üste serbest fikstürü oynayan Göztepe oluyor talihsiz ekip.

BİR GARİP TESADÜF DE AKHiSARSPOR’A 

Mevcut fikstür algoritmasına göre her takım sezonda bir kez 2 maç üst üste içeride, bir kez de peş peşe dışarıda maç oynuyor. Tamamen matematiksel sebeplerle... Okur dostumuz Barışmert Günal da bu konuda çok garip bir detay yakalamış: Bu sezon  Akhisar’ın da düşmesiyle, son 7 sezonda 5’inci kez Beşiktaş’ın çift deplasman oynadığı takımlardan biri küme düşüyor: Akhisar (2019), Rize (2017), Sivas (2016), Antalya (2014), Mersin (2013). Bu durumla ilgili bir bilimsel açıklamanız varsa bana yazın lütfen. 

HAFTANIN AYIBI

Roma-Juventus maçında Ronaldo’nun Florenzi’ye “boyun kısa, sesin gelmiyor” jesti... Bir ay önce de MLS’te Ibrahimovic, Onuoha’ya benzer bir saygısızlık yapmıştı. Sanırım en son 200 yıl önce insanlar fiziksel özellikleriyle sınıflandırılıyordu. MLS ve Serie A yönetimlerinin zayıf tepkileri endişe verici.

HAFTANIN RAKAMI

Premier Lig’de bu sezon oynanan 380 maçın sadece 71’i berabere bitmiş. Beraberlik oranı yalnızca yüzde 19... Bu da Premier Lig tarihinin en düşük oranı. Süper Lig’de ise bu oran %29 civarında (83/288)... Bizim hocalarımız hâlâ maalesef “berabere kalırsam kovulmam” duygusundan kurtulamadılar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle