GeriUğur MELEKE Bu bir Seleznyov hikâyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu bir Seleznyov hikâyesi

Akhisar’ın 3 ayda 2 kupa kazanmasının esas kahramanı kesinlikle Seleznyov. 33 yaşında, son derece ağır. Ama çok zeki. Doğru zamanda doğru yerde.

Geçen sezonun başında Seleznyov’u arayıp Galatasaray’a getirmek isteyen Tudor başarılı olsaydı; ligin de, Türkiye Kupası’nın da, Süper Kupa’nın da kaderi farklı olabilirdi! 33’lük Seleznyov, Türk futbolunun 2018’deki kader adamı oldu adeta.

Bu filmi son 12 ayda sanırım 6-7 kez izledik: Fenerbahçe, Kadıköy’de aynı Akhisar’a çare bulamadı. Manisa’ya gitti, orada da kazanan Akhisar’ın kontra düşüncesiydi. Nihayet, Türkiye Kupası finalini de kaybettiler. Galatasaray, Seyrantepe’de iki kez Akhisar’a karşı 2-0 geriye düştü. Birinde maçı çevirdi, diğerinde çeviremedi ve Galatasaray’ın kupa öyküsü orada bitti. Trabzon darmadağın oldu aynı Akhisar mantalitesine karşı. Geçen sezon Lopes-Muğdat-Larsson’la hızlı çıkıyorlardı; bu sezon Vrsajevic-Manu ile oynadılar aynı oyunu. Safet Susiç, Okan Buruk’un emanetini alıp korumuş net bir biçimde.   

Akhisar’ın 3 ayda iki başarılı final oynamasını Buruk, Susic, Lopes ya da Manu ile okumak mümkün. Ancak 13 aylık hikâyenin esas kahramanı kesinlikle Seleznyov. 33 yaşında, son derece ağır bir oyuncu. Ama çok zeki. Doğru zamanda doğru yerde. Ve soğukkanlı. O soğukkanlılığıyla geçen sezon G.Saray’ı Türkiye Kupası’ndan etmişti. Bu sezon da Süper Kupa’dan etti. Geçen sezonun başında Gomis’e alternatif arayan Tudor, Seleznyov’u G.Saray’a getirmek istediğinde kamuoyunda reaksiyonlar olmuştu ama Ukraynalı oyuncu, sarı-kırmızılı kulübe için hiç kötü bir alternatif olmadığını ispatladı sanırım defalarca. Elbette Gomis’le Seleznyov’un kalitesini kıyaslayamayız. Gomis 3 üst kalite oyuncu. Ama dün Terim’in elinde Seleznyov olsaydı; “içine Van Persie kaçmış Gomis”e bu kadar sabretmezdi herhalde!

VİDEO HAKEM UYGULAMASI HARİKAYDI

Rodrıgues-Dany pozisyonunda yaşananlar önemli. Çakır önce sarı kart kararını verdi, sonra VAR’a danışacağını mimikleriyle gösterdi. Çakır’la Yıldırım konuştu. Yıldırım, Çakır’a tekrar izlemesini önerdi. Çakır kararını korudu. Uygulama mükemmel. Kaybedilen zaman az.

Pozisyonla ilgili görüşler elbette muhtelif. Bana sorarsanız Rodrigues topa çok doğru açıyla dokunmuştu ve artık bariz gol şansına sahipti. Yani bence kırmızı verilebilirdi. Ama pozisyon, yüzde yüz siyah ya da beyaz denebilecek bir an değil. Gri bir pozisyon. Elbette hakeme saygı duymak gerek. Saygı duyamayacağım şeyse, canlı yayındaki yorumlar... Eğer yanlış duymadıysam, “Dany olsa yetişirdi, Mustafa yetişemezdi” gibi yorumlar oldu yayında (Ki oyuncu da Mustafa değil Vrsajevic’ti)... Bu bir skandal.

Futbolda kararlar, oyuncunun ismine/hızına göre verilmez. Tüm oyuncular eşit özellikte kabul edilir. Sporsever kesinlikle böyle algılamamalı konuyu.

 

ONYEKURU NEDEN GİRMEDİ?

G.saray’ın sezon başı itibariyle bence bir numaralı sorunu Feghouli-Belhanda toplam gamsızlığı. Her ikisi de kaliteli oyuncular ama zaman zaman gerçekçilikten uzaklaşıyorlar. Kolay top kayıplarıyla arkadaşlarını zor durumda bırakıyorlar. Feghouli ve Belhanda’nın bu gerçekçilikten uzak görüntülerini izlerken şunu düşünmeden edemiyor insan: Sahi Onyekuru dün neden dakika almadı?

EN İYİ ÇIKIŞ: YUNUS AKGÜN

Geçtiğimiz hafta da değinmiştim, bu sezon Eljif Elmas ve Yunus Akgün’ün bana çok heyecan verdiğini. Yunus, hazırlık maçlarında hızı, aklı ve kalitesiyle parmak ısırtmıştı. Dün de Feghouli’den formayı kısa sürede alabileceğini gösterdi.

EN BÜYÜK GELİŞİM: MANU

Enerjisini uzun süreye yayamadı. Bir saatlik bir futbol oynadı. Ama geçen sezon Gençlerbirliği’ne geldiğindeki havasının, ciddiyetsizliğinin yerini esaslı bir oyun almış. Dün bir devre boyunca Galatasaray’ın sağını felç etti. 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle